2 aylik bebek oksuruk surubu

2Aylık Bebekte Öksürük Ve Burun Akıntısı Çoğu öksürüğe antibiyotiklere cevap vermeyen virüs enfeksiyonları neden olur. Bu nedenle öksürük tedavisi için antibiyotikler 2 aydan küçük bebeklere tavsiye edilmez. Eğer öksürüğün nedeni virüs ise belli bir süre sonra öksürük kendiliğinden geçer. Bu süre de genelde 2 hafta civarıdır. Atesıcalpol ıle bır gunde dustu de oksuruk ıkımızı de bıtırdı. Uyuyacak oksurukten uyuyamıyor, uyuyamayınca surklı mızlıyor. Sonunda 1 ml prospan bıtkısel oksuruk surubu vermek zorunda kaldık. Normalde oglumla ıkımız yalnız hıc dısarı cıkamadık. Cunku otomobılı de Bebeklerdeöksürük, enfeksiyona bağlı ve enfeksiyon dışı nedenler olmak üzere 2’ye ayrılıyor:. 1. Enfeksiyona bağlı öksürük nedenleri • Üst solunum yolu enfeksiyonları: Nezle Antalya’nın Serik ilçesinde kahreden bir olay yaşandı. Cinnet getirdiği iddia edilen O.M., evde bulunan av tüfeği ile eşini ve iki çocuğunu vurarak intihar etmeye çalıştı. 3 yaşındaki kız ve yedi aylık erkek çocuğu olay yerinde hayatını kaybederken, anne ise hastane yolunda vefat etti. Katil baba ise hastanede tedavi 13aylik bebek de oksuruk. 0 oy . 36 göst. 7 Nisan 2021 Diğer kategorisinde Eylulada (205 puan) tarafından soruldu. Bebegim grip di burun akintisi vardi simdi öksürüyor ne yapabilirim oksuruk ve grip icin lutfen yardim edin. 4 Cevaplar. 0 oy . 7 Nisan 2021 ️Baloğlanınanası ️ Site De Rencontre Totalement Gratuit Et Sérieux. SAYIN DOKTOR AYLIK BIR KIZIM ORTALAMA GECE DAHIL 6 SAAT HALINDEYKEN KENDISINI COK UYKU BOLUNMELERI KOTU BIR RUYA GOREN INSAN GIBI TITREK BIR SESLE UYANIYOR. SEBEBI VE TEDAVISI NEDIR?ARKADASLARIM BANA UYKUSUZLUK CEKEN BEBEKLER ICIN BEBEK OKSURUK SURUBU ICRIN İlk 2 ayı devirdiniz, bebeğinizle birbirinizi artık daha yakından tanıyorsunuz. Bebeğiniz büyüdükçe elbette uyku ihtiyaçları da değişecek ve 2-3 ay arası olan süreç de bu anlamda önemli bir süreç. Özellikle 6-8 haftalar civarı bebeğinizin yavaş yavaş gülücükler dağıtmaya ve tepkileriyle daha sosyalleşmeye başladığı bir dönem. Bu sinyaller bebeğin beyninin daha olgunlaştığının ve bu noktadan sonra uykularının daha organize olmaya başlayabileceğinin işaretleri. Özellikle gülücüklerin başladığı bu haftalardan itibaren aşağıdaki ipuçlarını uygulamaya almak daha da önem kazanacaktır. Pek çok anne bana “İlk 2 aya kadar çok güzel uyuyordu, şimdi son haftalarda ne oldu anlamadım, çok zor uykuya geçiyor ve sık sık uyanıyor, kolaylaşacağına zorlaşıyor” şeklinde e-postalar gönderiyor, çünkü genelde aşağıda yazdığım bazı altyapılar kurulmamış oluyor. Dolayısıyla bu bilgilerin size yardımı olacağını umuyorum. Not Eğer bebeğiniz daha erken doğduysa, yazıda bahsi geçen zamanlamaları bebeğinizin beklenen tahmini doğum tarihine göre düşünmeniz gerekecek. Örneğin, bebeğiniz şu an 10 haftalıksa ama 2 hafta erken doğduysa, bu yazıyı okurken bebeğinizi 8 haftalık yani ortalama 2 aylık gibi kabul edebilirsiniz. Bebeğiniz daha da erken doğduysa tıklayıp 0 – 2 Ay Arası Bebeğiniz ve Uyku Düzeni yazısına ulaşabilirsiniz. Bu yazıda 2-3 ay dönemi uyku detaylarına geçmeden önce, sizin için hazırladığım 0-4 ay bebeklerin en zorlu üç uyku sorununa önerdiğim ipuçlarına ulaşmanızı öneririm. Bu hediye uyku serimize buraya basarak hemen kaydolabilirsiniz. Bir hafta boyunca her gün size detaylı bilgiler paylaştığımız bir e-posta ulaşacak. Sayısız aile faydalandı ve umarım sizin için de faydalı olur. 2 - 3 ay dönemindeki bebeklerin uyku düzeni konusuna geri dönersek, aşağıdaki önemli ipuçlarını da faydalı bulacağınızı umuyorum. Uyku Miktarı 2-3 ay arası, 24 saatte ortalama toplam 14-16 saat civarı uyku ihtiyaçları oluyor, bunun 8-9 saatini gece ve sabah arası gibi blok şekilde düşünebilirsiniz. 2-3 ay arası dönemde bebeğinizin aşırı yorgun hale gelmeden uyanık kalabileceği süre ortalama 75-90 dakika civarında. Dolayısıyla gündüz uykularını yine bu uyanık kalabilme sürelerine göre düzenleyebilirsiniz. Gece Uykusu Bu 2-3 aylık dönemde bir uzun blok uykunun 5-6 saate kadar uzaması beklenen bir durum. Pek çok kaynak bu dönemden itibaren, gece uykusuna başlangıç saatinin arasına doğru geriye kaydırılmasını öneriyor, bazı kaynaklar da daha bu dönemde halen gece uykusuna başlangıç saatinin yine civarı olduğunu ama önümüzdeki haftalar içinde yavaş yavaş geriye alınması gerektiğini söylüyorlar. Ben kızlarımı hep civarı yatırdım her gece başından beri aslında. Ama bunu yaparken civarı süt vermek için uyandırdığımda 1 saat civarı uyanık kaldılar sonra uyumaları civarını buldu. Sonra sabah kadar tek beslenme ile uyuyorlardı. Bu yöntemi de Gina Ford’dan öğrenmiştim yani bu aylarda hala bebeklerin akşam 19’dan sonra sabaha kadar yine belli bir süre uyanık kalma ihtiyaçlarının olabileceğini söylüyordu ve 22-23 civarı beslenme için uyandıklarında bu sürede 1 saat civarı en azından uyanık kalmalarının sonra sabaha kadar daha kesintisiz uyumalarına faydası olacağından bahsediyordu ki hakikaten de öyle oldu iki kızım için de bu dönemde. Şimdi hem yazılan farklı görüşlere hem de tecrübelerime baktığımda hakikaten bu dönemde yine civarını gece uykusu başlangıcı olarak kabul etmenin daha avantajlı olduğunu düşünüyorum, tabii çok yorgun hale gelmelerine müsade etmemek kaydıyla. Yani banyo, besleme, uyku öncesi rutini ve bu saatlerde gece uykusu için yatırma. Çünkü yine bu gece uykusuna geçmeden önce belli bir süre uyanık kalmış oldukları için sabaha kadar olan uykunun daha az kesintili olma ihtimali daha yüksek. Ne zaman ki gece ve sabah arası olan bu blok dönem oturur, yani 1 veya çok gerekiyorsa en fazla 2 besleme dışında hiç uyanık kalmadan sürekli uyurlar, o noktada işte bence artık gece uykusu başlangıç saatini gibi veya ortalama arası gibi düşünebilirsiniz ama bu henüz olmadıysa 2-3 ay arası sorun yok normal, siz şu an gece ve sabah arası dönemi oturtmaya odaklanın derim ben. Aşağıdaki ipuçları da yine buna destek olacaktır. 9 FAYDALI ÖNERİ Bu 2-3 ay arası dönem için vereceğim ipuçları, 0-2 ay arası dönemdekilerle çok benzer. Ama bu ipuçları bebeğinizin algısının iyice açılmaya başladığı bu dönemde daha da önem kazanıyor. 1. Beslenme saatlerinin mümkün olduğunca verimli olmasına gayret etmek İlk 2 aylık süreç için de bahsettiğim gibi, bu dönemde de bebeğin beslenme düzeni ve uyku düzeni birbiriyle bağlantılı. Bir besleme saatinde bebeğin karnının mümkün olduğunca tam doyması sonrasında daha uzun ve kaliteli uyuyabilmesini destekler ki kaliteli uyku da bebeğinizin gelişimi için en az beslenme kadar önemli, dolayısıyla beslenme ve uykuyu ayrı ayrı düşünmek mümkün değil. Beslenme ve uykuyu birbirini destekler şekilde hareket etmek bana göre bebeğinizin hem beslenme hem de uyku düzeninde ideal sonucu verecektir. Her ağladığında, huysuzlandığında aç veya tok olduğu gözetilmeden direkt emzirilen ve bu şekilde karnı genelde çok sık ve azar azar doyurulan bebek, karnı çabuk acıkarak sık sık uyanabilir. Bu şekilde çok sık uyanması uykusundan verim alamayıp yorulmasına, yorulması da yine beslenme saatlerindeki beslenme veriminin düşmesine sebep olarak bir kısır döngü oluşabilir çok kısa emip karnı doymadan uyuyakalabilir veya yorgunluktan ağlayarak emmeyi reddedebilir. Tam tersi uzun ve kaliteli uykular, uyanık olduğu saatlerde bebeğin hem daha aç hem de daha enerjik olmasına destek olacağı için, beslenme verimi de buna bağlı olarak artar, yaşa bağlı olarak beslenme sıklığı zaman içinde azalır, aralıklar uzar. Bir diğer bana göre önemli bilgi de şu; bebekler sadece karınları aç olduğu için ağlamazlar, başka ihtiyaçları da var. Bizim her ağladığında aç diye düşünüp besleme yaptığımız zamanların birçoğunda bebek aslında uykusu geldiği için yorgunluktan ağlıyor oluyor ama biz bunu kaçırıyoruz. Veya bazen kucaktan kucağa çok fazla gezdiği aşırı stimüle olduğu için de ağlayabilir. Bu gibi durumları gözardı edip sürekli her ağladığında onu besleyerek sakinleştirmeye çalışmak aslında onun gerçek ihtiyacını karşılamak olmuyor. Önerim bebeğinizi, ağlamasını susturmak için değil gerçekten ihtiyacı olduğunda “besleme amaçlı” beslemeyi alışkanlık haline getirmeye çalışın. Elbette istisna durumlar olabilir sonuçta küçük bir bebek var elinizde, özel ve gerekli olduğuna inandığınız durumlarda sakinleştirmek için de beslemek mümkün sadece altını çizmek istediğim şey şu; gerçekten aç olmadığı halde her ağlamaya ve her huysuzlanmaya besleme ile cevap vermek hem bebeğinizin o anki gerçek ihtiyacını kaçırmanıza ki bunların en yaygını yorgunluk ve de farketmeden çok sık ve azar azar besleme kısır döngüsüne girmenize sebep olabilir. Doktorunuzun yönlendirmeleri ve sizin gözlemleriniz doğrultusunda mümkün olduğunca bir beslenme zamanında elden gelen en verimli şekilde beslemek uykularına da olumlu şekilde yansıyacaktır. Not Besleme, özellikle emzirme sıklığı konusunda çok farklı ekoller ve görüşler mevcut. Bebeğiniz her ağladığında ve ne zaman isterse emzirin diyen ekol de var, belli bir saat aralığında veya gerçekten acıktığında emzirin diyen ekol de var. Burada sizin kişisel araştırmalarınız, gözlemleriniz, yaşadıklarınız ve ebeveyn olarak içgüdüleriniz devreye giriyor. Belki öncelikle siz de bebeğiniz her ağladığında veya saat başı emzirerek bu yolculuğa başladınız ve mutlusunuz, bebeğiniz de mutlu, kaliteli uzun uykular da uyuyor, uyanık olduğu saatlerde de mutlu. O zaman herkesin keyfi iyiyse siz de bebeğiniz için bunun en doğru olduğuna inandıysanız ne güzel, aynen devam. Ama bundan farklı bir durum yaşıyorsanız o zaman yukarıdaki ipuçlarını denemenizi öneririm. Çünkü uyku konusunda sıkıntı halinde olan ve bana danışan ailelerin hemen hemen tamamında tüm gün ve gece bebeğin saat başı sık sık ve azar azar beslenme durumu söz konusu oluyor. Ne zaman ki beslenme öğünlerini verimli hale getirecek düzenlemeler yapıyoruz, bir besleme saatinde bebeğin karnı daha iyi doyduğu için uyku verimi de artmaya başlıyor. Not Elbette reflü veya başka fiziksel sıkıntılar söz konusu ise bebeğinizi daha sık ve azar azar beslemeniz gerekebilir. Mutlaka doktorunuzun önerdiği beslenme düzenini takip etmek gerekir. Not Doktorunuzun uygun gördüğü noktada sütünüzü sağarak babanın veya bebeğinizle ilgilenen başka kişilerin de günde 1 kere biberon ile besleme yapması herkes için harika bir fırsat olabilir. Hem bebeğiniz biberona da alışır geç kalınca çok zor olabiliyor ve ihtiyaç halinde siz olmadığınızda da beslenebilir, hem özellikle babası ile özel bir zaman dilimi olur, hem de sizin o esnada biraz dinlenme fırsatınız olur. Genelde ilk biberon ile tanıştırmayı, 1. ay itibariyle emzirmenin oturmuş olduğu noktada uygun görebiliyor doktorlar, yine de danışmak en doğrusu. ­ 2. Bebeğinizin uyurken güvende olmasını sağlamak Mutlaka sırt üstü yatırmak Kendi bebek yatağında yatırmak ilk 6 ay ebeveynin odası öneriliyor ancak 3. aydan itibaren doktorunuzun onayı ile kendi odasına almak mümkün Şiltenin bebeğin içine gömülebileceği şekilde yumuşak olmaması, güvenli bir sertlikte olması Şilteyi kaplayacağınız çarşafın şilteyi tam saracağından ve çıkmayacağından emin olmak Yatağında örtü, yastık, battaniye, tülbent, uyku arkadaşı, yatak koruyucusu vb hiçbir şeyin bulunmaması, yatakta sadece bebek olmalı Oda çok sıcak olmamalı, bebeğiniz kesinlikle çok sıcak olmamalı ve terlememeli 3. Uyku saatlerinde kundak kullanmak Bu dönemde yavaş yavaş kolları serbest kalacak şekilde yarım kundağa kalça ve bacakları çok sıkmadan ve en geç 4 aylıkken de bol elbise tarzı uyku tulumuna geçirmenizi öneririm. Bebeğiniz dönme teşebbüslerine başladığı noktada artık kundak kullanmak güvenli değil, piyasada satılan altı elbise tarzı bol uyku tulumlarına geçme zamanı gelmiş demektir. 4. Kaliteli uyku ortamı sağlamak Kaliteli uyku ortamından kastettiğim bebeğin gündüz ve gece uyku saatinde kendi yatağında, sessiz ve karanlık bir ortamda uyuması. Bebeğinizin algılarının açıldığı ve çevreye karşı ilgisinin arttığı bu dönemden itibaren kaliteli uyku ortamı daha da önem kazanıyor olacak. Gece sizin odanızda kendi yatağında uyuyorsa bile gündüzleri kendi odasındaki bir yatakta ve yine karanlıkta, gündüz uykularını uyumaya başlamasının çok faydasını görürsünüz. İki yatak almak yerine bir tane oyun parkı alıp kendi odasına koyup gündüzleri orada uyutabilirsiniz. Nasıl olsa kısa bir süre sonra geceleri de kendi odasına geçiriyor olacaksınız, o zaman da sizin odadaki yatağı kendi odasına geçirip, park yatağı da seyahat, aile büyüklerinin evi vs gibi farklı şekillerde kullanmaya devam edersiniz. Burada elbette yine çok katı bir düzenden bahsetmiyorum, elbette dışarı çıktığınızda arabada da uyuyakalacak, pusetinde de uyuyacak. Veya elbette arada sırada göğsünüzde uyuyacak özellikle ilk haftalarda gündüz uykularında gece güvenli değil. Sadece bilmek lazım ki bu uykuların kalitesi yatağında karanlık ve sessiz bir ortamdaki gibi olmayabiliyor. Özellikle evde olduğunuz zamanlarda salonda, aydınlıkta, gürültüde uyutmak yerine uyku ihtiyacına saygı gösterip daha kaliteli uyku ortamlarını kullanmak bana göre önemli ve faydalı. Çoğu zaman bu kaliteyi sağlayabilirseniz, bazı diğer zamanlar daha esnek olmak sorun olmayacaktır. Not Beyaz gürültü şeklinde tabir edilen sesleri, bebeğinizin uyku saatinde özellikle gündüz uykuları saatinde çalmanız da yine faydalı. Güvenli kullanım kurallarına dikkat bebeğin yatağından uzakta, kısık ses ayarında. Not Bazı uzmanlar gündüz aydınlıkta uyutmayı öneriyor, ben tam tersi zifiri karanlıkta uyutmayı öneriyorum başından itibaren. Düzenli olarak belli bir süre denediğinizde aradaki farkı siz de göreceksiniz zaten. Karanlık gece veya gündüz farketmez, bebeğe uyku sinyali verir. Gündüz uykusundan da maksimum verimi almak için yine karanlık ortam yaratmanın büyük avantajları var. Ama uyanık olduğu saatlerde mutlaka günışığıyla iç içe olması önemli. Bir de evet uyku ortamı sessiz sakin olsun diyorum ama siz evin içindeki diğer odalardaki normal ev hali seslerini engellemeyin, onlara da alışsın. Zaten odasında beyaz gürültü sesi varsa, pek de etkilenmez. Not Biraz masraflı biliyorum ama görüntülü monitör bebeğiniz uyurken onu takip edebilmek için yapabileceğiniz en iyi yatırımlardan biri. Uzun aylar, yıllar kullanacaksınız büyük ihtimalle. Eğer hala almadıysanız mutlaka öneririm. 5. Bebeğiniz çok yorgun ve uyarılmış hale gelmeden uyku sürecini başlatmak Dediğim gibi, artık bebeğiniz büyüyor, algıları açılıyor, çevreye karşı olan ilgisi artıyor, dolayısıyla uyku sinyallerini yakalamak eskisinden daha zor olabilir veya yakaladığınızda geç kalmış olabilirsiniz. Belki ilk 2 ay herhangi bir yerde ve zamanda uykusu geldiğinde kolayca uyuyakalıyordu ama artık uykusu geldiği noktada ilgisini çeken bir anlık birşeyle uyku penceresini kaçırıp çok yorgun hale gelmeden uyku sinyalleri vermesi her zaman mümkün olmayabilir. Dolayısıyla, evet yine uyku sinyallerini takip etmek lazım ama bir gözümüzün de saatte olması faydalı. 2-3 ay arası dönemde bebeğinizin aşırı yorgun hale gelmeden uyanık kalabileceği süre ortalama 75-90 dakika civarı. Bu sürelerden daha fazla uyanık kalan bebekler genelde uyku penceresi diye tabir ettiğimiz o verimli uyku dalgasını kaçırıp aşırı yorgun hale gelmeye ve ağlamaya başlıyorlar. Onlar ağlayınca biz de sakinleştirmek için aslında aç olmadığı halde tekrar beslemeye başlıyoruz ve yukarıda bahsettiğim kısır döngü başlıyor besleme konusunda. Veya yine susması sakinleşmesi için sallamaya, kucakta gezdirmeye, aklımıza ne gelirse yapmaya başlıyoruz çaresizlikten. Yeri geliyor bir derdi mi var diye endişe ediyoruz. Halbuki uyandıktan sonra altını değiştirip, besleyip, gazını çıkartıp, biraz beraber takıldıktan sonra zaten ortalama 75-90 dakika göz açıp kapayıncaya kadar geçmiş oluyor ve o noktada bazı bebekler zaten uyku sinyalleri vermeye başlıyor. Tabii bu sinyalleri saklayanlar da olabiliyor. O yüzden hem bebeğimize hem de saatimize bakarak “tamam artık tekrar yatma vakti” kararını gecikmeden verip, bebek yorgun hale gelmeden kaliteli uyku ortamına götürüp uyku öncesi kısa bir sakinleştirici rutin uygulayıp yatırmak gerekiyor. Aksi takdirde çok yorgun hale gelen bebeği sakinleştirmek ve uyutmak için sonradan bebeğimize ve bize pek çok sıkıntı getirebilecek kalitesiz uyku alışkanlıklarını gereksiz yere başlatmış oluyoruz hiç farkında olmadan. Odaya erken gitmek geç gitmekten daha iyi çünkü rutin noktasında da odada uyku sinyalleri gösterebilir ve tam kıvamında uykuya geçmeye hazır olur. Ama geç kalınca bir kere işte sonra uyuması çok zor oluyor veya hemen tekrar kısa sürede uyanıyor. O yüzden illa esneme vs gibi uyku sinyali göstermesini beklemeyin, bahsettiğimiz süreler geçmişse alıp odaya götürün derim ben. Bir de lütfen aile büyükleri veya misafirler bebeğinizi sevecek diye uyku zamanı geldiğinde onu alıp odaya götürüp yatırmaktan çekinmeyin. Başkalarına “ayıp olmasın” derken, siz ve en önemlisi bebeğiniz sonradan bu yorgunluğun bedelini ödemeyin. Not Bu dönemdeki bebeklerin düzeni konusunda yine farklı görüşler mevcut. Bebeği bırakın istediği zaman uyusun diyenler var ki bu yaklaşım işte bebeğin uyku sinyallerini kaçırdığımız noktada veya bebek bu sinyalleri vaktinde göstermediği noktada ki büyüdükçe böyle olabiliyor, sinyal geldi mi çok geç oluyor pekçok soruna yol açıyor. Veya doğumdan itibaren saatlik düzen takip edilmesini öneren ekoller var ki ben ikiz kızlarımda bu ekolü takip ettim başından itibaren Gina Ford ve inanılmaz güzel bir uyku düzenleri ve keyifleri oldu. Ancak bu düzeni kurabilmek de özellikle başta çok emek istiyor ve saatlik takipler pek çok anneyi haklı olarak strese sokabiliyor, her aile yapısına uymayabiliyor. Bu nedenle benim önerim size biraz bu iki ekolün ortası olan yukarıda yazdığım gibi bu ilk aylarda bebeğin uyanık kalabilme süresine odaklanarak bir düzen oluşturmak. Tek yapmanız gereken hem bebeğinizi hem de saati takip edip, aşırı yorgun hale gelmeden uyku ortamına götürüp uyku öncesi rutinini uygulamaya başlamak. 6. Uyku öncesi rutini uygulamak Uyku öncesi rutini, bebeğinizi karanlık ve sakin uyku ortamına götürdüğünüz zaman 10-15 dk civarı altını değiştirmek, ninni söylemek, beyaz gürültü açmak, kucağınızda sırtını sıvazlamak, kundak vs gibi mümkünse hep aynı sırada uygulayacağınız bir düzen. Burada amaç bebeğinizi uyutmak değil, sadece sakinleşmesine, gevşemesine destek olmak ve de en önemlisi bebeğe uyku zamanı sinyalleri vermek. Eğer rutin esnasında ağlıyorsa özel farklı bir derdi olmadığı sürece bunu yorgunluk olarak yorumlayabilirsiniz, bir daha ki sefere daha erken odaya gelirsiniz. Zaten yukarıda bahsettiğim maksimum uyanık kalabilme sürelerinden 10-15 dakika önce mutlaka odaya gelip rutin sürecini başlatmak iyi olur, böylece yorgun hale gelmeden ortalama bu süreler dahilinde tekrar uykuya dalmış olur. Gece uykusu öncesi rutininize banyo da ekleyebilirsiniz. Not Eğer çok zorlanıyorsanız 1. aydan itibaren rutin esnasında emzik kullanmanın bu noktada faydasını görebilirsiniz. Henüz yatağa yatırmadan rutin uygularken emzikle gerekiyorsa sakinleşmesine destek olup sonra yatağa yatırmadan veya yatağa koyduktan sonra uyumadan emziği ağzından alabilirsiniz. Böylece emziği uyumak değil, sakinleşmek, emme refleksini tatmin etmek için kullanır ama uyku ile direkt olarak ilişkilendirmez ve uyandığında tekrar emziği aramaz. 1. aydan sonra dememin sebebi genelde emzik vermeden önce anneden emmeye iyice alışmış olmasını öneriyor uzmanlar. Yatağında kolaylıkla uyumaya başladığı noktada emziği yavaş yavaş rutininizden de çıkarmanızı ve en geç 3-4 ay civarı bırakmış olmanızı öneririm. Sonrasında rutinde bile olsa alışkanlık haline gelmesi bazı zorluklar yaratabilir. 7. Yatağa uyanık koymak Pekçok aile bebeklerin önce uyutulması sonra yatağa konulması gerektiğini zannettiği için sonradan oldukça sıkıntı çekiyor uyku konusunda. Kendinize ve bebeğinize yapacağınız en büyük iyilik bebeğinizi yorgun hale gelmeden odaya götürdükten ve uyku öncesi rutini uyguladıktan sonra sakin ama hala uyanıkken yatağına bırakmak ve kendi kendine uyuma fırsatı tanımak. En başından itibaren buna alıştırırsanız bebeğiniz doğal uyuma şekli olarak bunu benimser ki zaten normali de bu. Ama hep emerek ve sallanarak uyutulup sonra yatağa konan bebek uykuya dalabilmesinin tek yolunun bunlar olduğunu zanneder ve her uyku döngüsünde uyandığında tekrar uykuya dalmak için aynı şartları arar. Bulamadığında da ağlar, biz gideriz tekrar besleriz veya sallarız ve uykuya geçirmeye çalışırız. Sonra şansımız varsa tekrar uyur, sonra kısa bir süre sonra tekrar uyanır ve bu böyle devam eder. Halbuki kendi kendine uykuya geçme başından itibaren onun normali olursa, aralarda uyandığında özel bir sorunu olmadığı veya karnı aç olmadığı sürece uykuya kısa sürede kendisi geri döner ve böylece gece ve gündüz daha uzun uykular oluşmaya başlar. Eğer tüm bunları uyguladınız yani zamanlamaya dikkat ettiniz, rutininizi yaptınız, oda karanlık ve sakin, beyaz gürültü açık, kundağı var vs ve yine de yatağa koyduğunuzda ağlıyorsa mümkünse yataktan almadan önce sesinizle kuvvetli şşşş sesi ve dokunuşlarınızla eliniz karnında destekleyebilirsiniz, çok ağlıyorsa kucağınıza alıp sakinleştirip tekrar yatırabilirsiniz. Burada tabii yazarak kapsayamayacağım kadar çok hassas nokta ve detay var bu konuda. Bu yaştaki bebeğe klasik anlamda bilinen uyku eğitimi vermiyoruz ama ayına uygun destek ve yöntemlerle daha başından itibaren sağlıklı uyku alışkanlıkları edinmeye başlaması için minik minik altyapılar oluşturmaya başlıyoruz. 8. Geceleri “gece” gibi davranmak Bebeğiniz gece uyandığında sadece “gece” gibi davranmak gece/gündüz karışması diye tabir edilen durumu daha çabuk atlatmasını sağlar. Gece uyandığında önünüzü görebileceğiniz kadar loş bir gece lambası ile alt değiştirme gerçekten gerekiyorsa ve yine loş veya karanlık ortamda beslemeyi bitirip, fazla konuşmadan, pek göz teması kurmadan, onu heyecanlandırıp fazla stimüle etmeden ihtiyaçlarını karşılayıp geri yatırmanızı öneririm. Başka odaya götürüp tv, müzik vs açmak veya beslerken elinizde cep telefonunun ışığına maruz kalması uykusunun açılmasına ve tekrar uykuya geçmekte zorlanmasına sebep olabilir. Not Diyelim ki gece bebeğinizi beslediniz ve uyudu ama 30-60 dakika içinde yatağında kıpırdanmaya ve ses vermeye başladı. Her sesini duyar duymaz hemen beklemeden sesinizle veya dokunarak müdahale etmek yerine en azından birkaç dakika beklemenizi öneririm. Çünkü bebeklerin hafif uyku döngülerinde biraz uyanması sesler çıkarması hatta çok kısa ağlamalar bile normal, birçoğu müdahale edilmediğinde birkaç dakika içinde tekrar uykuya geri dönebiliyor. Ama bir ihtiyacı olmadığı halde ilk duyduğumuz seste hiç beklemeden, onu dinleyip ihtiyacını anlamaya çalışmadan hemen müdahale ettiğimizde aslında genelde farkında olmadan uykusunu açıyor oluyoruz. Elbette besleneli birkaç saat olmuşsa ve ses verdiği zaman acıkmasının normal olduğunu düşündüğünüz bir zamansa yine 1-2 dakika fırsat verip gidip beslemek normal, ama aç olması muhtemel bir zaman dilimi değilse en az 5 dakika beklemek iyi bir fikir olacaktır. 9. Esnek bir düzen oluşturmaya başlamak Aslında yukarıdaki noktaları takip ettiğinizde bu düzen kendiliğinden yavaş yavaş oluşmaya başlayacaktır. Bunlara ek olarak düzen oluşturmada bana göre 3 faydalı nokta var Gündüz uykularından en geç 2 saat sonra uyandırmak ve mümkün olduğunca beslemek için 3-4 saati geçirmemek. Örneğin, sabah saat 7’de uyandıysa ve beslemeye başladıysanız ortalama saat civarı tekrar uyku zamanı olacak, 2 saat sonra hala uyuyorsa uyandırıp saat civarı tekrar besleme yapabilirsiniz ve gününüz bu mantıkla devam eder. Bu şekilde hem gündüz ihtiyacı olan kaloriyi daha verimli alacağı için, hem de gündüz daha fazla bu şekilde uyanık kalıyor olacağı için, gece daha uzun süreler uyuyabilmesi yavaş yavaş mümkün olmaya başlayacaktır. Halen opsiyonel gibi düşünebilirsiniz ama her sabah hala uyuyorsa saat 7’de uyandırıp güne başlatmak da doğal bir şekilde yavaş yavaş bir düzen oluşmasına çok katkıda bulunabiliyor. Bu sizi çok zorlarsa şu an kasmayın derim ama yapabilirseniz çok güzel bir altyapı kurmaya başlamış olursunuz şimdiden. Bir de gündüz uykularında eğer 40-45 dakikada veya daha erken uyanıyorsa elinizden geldiğince odadan çıkarmadan tekrar uyutmak ve uykusunu uzatmak için çaba gösterin. Özellikle de öğlen arası başlayan uykuları için. 15-20 dk denemenize rağmen uyumamışsa elbette kaldırıp güne devam edebilirsiniz, ama kısa uyuduğu için yine kısa bir süre sonra tekrar uyuma ihtiyacı olacaktır, çok yorulmasına fırsat vermemek iyi olur. Bu yazıdaki bilgiler umarım faydalı olur. Hala kayıt olmadıysanız, 0-4 aylık bebeğinizin en zorlu 3 uyku sorunu için hazırladığım ÜCRETSİZ uyku serisine de kaydolmanızı öneririm. Faydalı olması dileğiyle. ­ Sevgilerimle Ahu Tükel Pediatrik Uyku ve Ebeveyn koçu Çiçek Ailem Kurucusu Yüksek ateş, bebek ve çocuklarda sık görülen bir sorundur. Ancak belli limitlerde olduğu sürece ciddi bir sorun değilken bazı durumlarda hayati decede riskler ve kalıcı hasarlar yaratabilir. Bu nedenle ateşin nasıl düşürüleceğinin bilinmesi ve gerekli durumlarda vakit kaybetmeden doktora gidilmesi çok önemlidir. Her ateş yükselmesinde paniklemek doğru değildir. Ama 39 °C dereceyi geçen ateşe dikkat etmek gerekir. Yüksek ateşli çocuğun yaşı çok önemlidir, 3 ayın altındaki bebeklerde hiç zaman kaybetmeden mutlaka doktor gitmek gerekir. Bu durma yol açan nedenin araştırma ve tedavisi mutlaka hastane şartlarında olmalıdır. Ateş için kritik süre 3 gündür! Üç gün geçmesine rağmen ateş düşmüyorsa mutlaka doktora gidilmelidir. 3 aydan büyük çocuklarda ise ateşin derecesi ve süresi, bebeğin durumu göz önünde bulundurularak hareket edilmelidir. Yüksek ateş nedir?Yüksek ateşe karşı yapılması gereken ilk 5 önlemYüksek ateş durumunda yapılmaması gereken 5 hareketYüksek ateş belirtileriBebek ve Çocuklarda yüksek ateş tedavisiÇocuklarda yüksek ateşin ilaçla tedavisi3 ayın altındaki bebeklerde yüksek ateşe dikkatÇocuklarda ateşe yol açan 15 nedenVücudun verdiği sinyalleri dikkate alınBebeklerde ve çocuklarda ateş kaç derece olmalı?Ateş ölçümünde dikkat edilecek noktalarNeden ateşimiz çıkar? Yüksek ateş nedir? Yüksek ateş, vücut sıcaklığının normalin üzerinde yükselerek kişinin sağlığını tehdit eder hale gelmesi durumudur. Normal koşullarda bağışıklık sistemi yüksek ateşi enfeksiyonlara ve hastalıklara karşı bir savunma yöntemi olarak kullanır. Ancak, belli durumlarda özellikle bebeklerde ateşin mutlaka kontrol atına alınması gerekir. Aksi halde kalıcı hasarlara neden olabilir. Bebek ve çocuklarda yüksek ateş değerleri ölçüm yerlerine göre şöyledir Rektal ya da kulaktan ölçüm 38 °C ve üzeri, ağızdan ölçümde, 37,6 °C ve üzeri, koltuk altından ölçümde 37,4 °C ve üzeri yüksek ateş olarak kabul edilir. Genel durumu iyi, beslenmesi bozulmamış, ateşi °C derecenin altındaki bebek ve çocuklar evde semptomatik ateş tedavisi ile 3 güne kadar izlenebilir. Ateşin süresi 3 günü geçiyorsa mutlaka doktor başvurmak gerekir. 6 aydan büyük bebeklerde ateş 39 °C derecenin üzerine çıkmadığı ve bebeğin durumu iyi olduğu sürece ateşi düşürmek gerekmeyebilir. Ateşli bir çocuğun tedavisi sırasında üzerinde durulması gereken noktalardan biri de altta yatan hastalığın etkenine yönelik özgül tedavinin uygun zamanda başlanmasıdır. Ancak çoğu kez antibiyotikler ateş düşürücü gibi kullanılmaktadır. Antibiyotiklerin ateş düşürücü gibi kullanılması yanlıştır ve doktor önerisi olmadan kullanılmamalıdır. Yüksek ateşe karşı yapılması gereken ilk 5 önlem Kıyafetlerine dikkat edin °C derece civarındaki hafif ateşte çocuğunuzun üzerindeki fazla giysileri çıkartın, ince ve bol bir pijama giydirin. Sıvı almasına özen gösterin Bol miktarda su ve sulu gıdalar içirin Ortamın sıcaklığını kontrol edin, bulunduğu ortamın sıcaklığını 21-22 °C derece arasında tutmaya dikkat edin Ilık duş aldırın 29-32 °C derece sıcaklıktaki ılık suyla duş aldırın veya ılık-ıslak bezlerle pansuman yapın. Hemen ateş düşürücüye sarılmayın Ateşin 39 °C dereceye çıkması durumunda doktorunuza danışarak çocuğa ateş düşürücü verebilirsiniz. Yüksek ateş durumunda yapılmaması gereken 5 hareket Üşüyen ve titreyen ateşli çocuğunuzun üzerini örtmeyin Kalın kıyafetler giydirmeyin Asla soğuk suyla banyo yaptırmayın Alkol ve sirkeli suyla kompres uygulamayın kolonya dahil Sık aralıklarla ateş düşürücü ilaç kullanmayın. Bu uygulamalar ateşin daha da yükselmesine, ilaç ve alkol zehirlenmesi gibi sonuçlara yol açabilmektedir. Yüksek ateş belirtileri Ateş 39 °C derecenin üzerinde ise, yada Ateş 38,5 °C derecenin üstünde ve 72 saatten beri varsa Bebekte ateşle birlikte ağlama, inleme ve huzursuzluk hali varsa Titreme ve üşüme benzeri bir hal varsa Ateş düşmesine rağmen huzursuzluğu devam ediyorsa, Sürekli uyuklama hali, bilinç bulanıklığı ve sayıklama varsa, Bebeğin cildinde mor döküntüler oluşuyorsa, Ağzında kuruluk, gözyaşının olmaması Zor ve sık nefes alıyorsa, öksürük, hırıltı, göğüs ağrısı, kulak ağrısı Bebek ve Çocuklarda yüksek ateş tedavisi Yüksek ateşte genel tedavi Ateş, vücudun enfeksiyona karşı geliştirdiği bir savunma yöntemidir. 39 °C derecenin altındaki düzeylerde bağışıksal sistemin güçlenmesini sağlar ve mikroorganizmanın yok edilmesini kolaylaştırır. Yüksek ateşi tedavi etmenin amacı çocuğun rahat etmesini sağlamaktır. Tek başına ateşin varlığı her zaman tedavi gerektirmez. Genelde bütün ateşleri tedavi etmek veya vücut ısısını normale indirmek için bir fikir birliği yoktur. Ateş çok yüksek olmadıkça 40 °C derecenin üzerinde hastaya özel bir zarar vermez. Ateş vücudun enfeksiyonlarla savaşma yöntemlerinden biridir. O nedenle ateşi düşürmek her hastaya özgü olmalıdır. Günümüzde, özellikle 6 aydan büyük bebeklerde ateş 39 derecenin üzerine çıkmadığı ve bebeğin durumu iyi olduğu sürece ateşi düşürmek gerekmeyebilir. Her ateş enfeksiyon değildir, özellikle sık tekrarlıyorsa! Bebeğin ateşi yükselmeye başladığında, ateş düşürücü vermeden önce bir süre beklemenin bağışıksal yanıtın güçlenmesi açısından faydalı olacağı bildirilmektedir. Ancak daha düşük ısılarda bile bebeğin ağrılarını gidermek, rahatlamak ve uyku düzenini sağlamak amacıyla ateş düşürücü tedavi uygulanabilir. Bunun yanında kimi zaman yalnızca telaşlı bir anneyi rahatlatmak amacıyla da bebeğe ateş düşürücü verilebilir. Yüksek ateş sırasında üzerinde durulması gereken noktalardan biri de altta yatan hastalığın tespit edilerek tedavisine zamanında başlanmasıdır. Ancak çoğu kez antibiyotikler ateş düşürücü gibi kullanılmak, bu çok sakıncalıdır. Doktor, önerisi olmadan antibiyotik kullanmayınız. Yüksek ateşte destek tedavisi Yüksek ateşi olan çocuğun bulunduğu ortamın ısısı nasıl olmalı? Ateşli bebeğin bulunduğu odanın ısısı 21 -22 °C derece arasında tutulmalıdır. Bu düzeylerdeki ısı, çocuğun ısı kaybının en üst düzeyde olmasını sağlar. Oda ısısını ayarlayabilmek için havalandırma cihazları ve vantilatör kullanılabilir. Ancak bebeğin direk olarak hava akımının karşısında bırakılmamasına dikkat edilmelidir. Yüksek ateşi olan çocuğun giysileri nasıl olmalı? Ateşli çocuğun aşırı giydirilmesi, sarılması ve üzerinin örtülmesi yanlıştır. Az ve gevşek giysiler çocuğun ısısını düşürme mekanizmalan yardımcı olur. Gerekirse bebeğin yalnızca ara bezi ile kalması uygun olabilir. Çocuk üşüyor ve titriyorsa üzerine ince örtü örtülebilir. Yüksek ateşi olan çocuklarda beslenme nasıl olmalı? Ateş çocuğun kalori gereksinimini arttınr. Bu nedenle ateşlenen çocuğun aç bırakılmaması ve beslenmesinin desteklenmesi gerekir. Ancak beslenme için aşırı zorlamamalıdır. Ateş, terlemeyi ve solunum sayısını artırarak sıvı kaybının da artışına yol açar. Çocuğa bol miktarda sıvı verilmelidir. Bu amaçla beslenmede özellikle su, meyve suyu, ayran, çorba ve sulu meyveler kullanılabilir. Yüksek ateşli çocuk için uygulanabilecek destek tedavi Çocuğun bulunduğu ortamın ısısını 21-22 °C derece olacak şekilde ayarlayın Çocuğa ince, hafif, gevşek giysiler giydirin, üzerine kalın örtüler örtmeyin Bol sıvı, sulu gıda verin, aç kalmamasını sağlayın, yağlı yiyecekler vermeyin Ateş, çok yüksekse 40 °C derecenin üzerindeyse ılık su 29-32 °C derece ile pansuman veya nadir olarak banyo yaptırabilirsiniz, ancak çocuğu soğuk ıslak havlu veya çarşafa sarmayın. Fizik Aktivite Ateşli çocuğun fizik aktivitesi vücut ısısının daha da artmasına yol açar. Bu nedenle aşırı fizik aktiviteden kaçınmalıdır. Ancak çocuk oyun oynamak istiyorsa evde basit oyunlar oynaması engellenmemelidir. Bebeklerde ateşin tedavisinde ılık su ile pansumanı ve banyo Su sıcaklığı 29-32 derece ılık olmalıdır 3 adet el havlusu, pansuman peti veya sünger ılık su kabının içine konur Bebek kuru havlu üzerine yatırılır Elbiseleri çıkarılır, üzerine ince bir çarşaf örtülür Islak havlulardan biri alına konur, diğeri ile vücudun boyun, yüz, kann, diz, el bileklerinin iç yüzü, koltuk altı ve kasık bölgeleri silinir. Havlulardan biri I kuruyunca diğeri ile devam edilir Bu işlem 20-30 dakika boyunca sürdürülebilir Eğer küvet veya kap içerisindeki su soğursa ılık su eklenir Küvet vücut ısısına yakın sıcaklıkta ılık su ile doldurulur ve bebek içine konur Bebek küvetin içinde 20-30 dakika boyunca bekletilir Bu uygulama, havale geçirmekte olan bebek için asla yapılmamalıdır Soğuk Su, Buz ve Alkol Kullanmayın. Antibiyotikler ateş düşürücü değildir Ateşin tedavisi yalnızca ateş düşürücü ilaçlarla değil, aynı zamanda uygun yaklaşımlarla desteklenmelidir. Evde uygulanabilecek bu destek yaklaşımlar ateş düşürücülerin kullanılması kadar önemlidir. Çocuklarda yüksek ateşin ilaçla tedavisi Etki mekanizmaları benzer olan parasetamol, ibuprofen, salisilat gibi ilaçlar içinde en yaygın kullanılan ilaç parasetamoldür. İbuprofen nedir? Nasıl ve ne için kullanılır? Yan etkileri nelerdir? Çocuklarda ateş düşürücü Parasetamol Parasetamol yan etkileri oldukça az ve güvenilir bir ilaçtır. Dozu ise 4-6 saatte bir kilogram başına 10-15 Günlük doz kilogram başına 60 geçmemelidir. Piyasada çeşitli firmaların çıkardığı, çok sayıda parasetamol vardır Calpol, Tylol, Termalgine, Paranox, Paracetamol, Tamol, Vermidon, Minoset Çocuklarda zatürreden korunma yöntemleri ve hastalık belirtileri Burada önemli olan ilacın içindeki parasetamolün kaç miligram olduğudur. Genelde 1 ölçeği 120 mg’dır. Ancak Minoset şurupta 150 mg; Vermidon şurupta ise 160 mg’dır. Bu nedenle ilacın kaç miligram olduğunu mutlaka okuyunuz. Çocuğa vereceğimiz ilaç miktarı = çocuğun kilosu x 10. Bu doz her 4-6 saatte verebileceğimiz parasetamol dozudur. Ör. 10 kg. olan bir çocuğa 6 saatte bir vereceğimiz miktar = 10×10= 100mg’dır. Şuruptaki ilaç miktarı 120 mg ise 4/5 ölçek ya da enjektörle veriliyorsa Bir günde 24 saat boyunca verebileceğimiz en çok parasetamol miktarı ise şöyle hesaplanır Çocuğun kilosu x 60 mg. Yukarıda belirttiğimiz örneği alırsak 10 kiloluk çocuk için 10x 60= 600 Şuruptaki ilaç miktarı 120 mg ise, 600 / 120= 5. 10 kilo olan çocuk için 24 saat içinde verdiğimiz parasetamol miktarı toplam 5 ölçeği geçmemelidir. Ateş düşmüyor ise 4 saatte bir verilebilir. Uyarı Çocuklar için piyasada bulunan ve gripal durumlarda kullanılan A-ferin, Corsal, Peditus, Babyrhinol gibi ilaçların içinde de parasetamol bulunmaktadır. Bu nedenle bu ilaçları kullanırken, içindeki parasetamol dozu da hesaplanmalı ve günlük doz aşılmadan diğer ateş düşürücü şuruplar ona göre verilmelidir. Ateş düşürücü ibuprofen Kısa süreli kullanımlarda yan etkisi düşük olan bir ilaçtır. Dozu her 6-8 saatte bir kilogram başına 5-10 miligramdır. Piyasada, Dolven, İbufen, Pedifen isimlerinde bulunmaktadır ve 1 ölçeği 100 Yani kilosu 10 olan bir çocuğa 50 mg ile 100 mg arası verilebilir. 1 ölçeği 100 mg olduğuna göre yarım ölçek ya da çok yüksek ateş varsa 1 ölçek verilebilir. Günde en çok 4 kez , belirtilen dozlarda verilebilir. Nurofen ibuprofen nedir? Nasıl kullanılır? Yan etkileri nelerdir? Ateş düşürücü Salisilatlar Aspirin Karın ağrısı, mide-barsak kanamaları, allerjik reaksiyonlar, böbrek ve karaciğere zararlı etkileri ve salisilat zehirlenmelerine yol açtığı için çocuklarda tercih etmediğimiz bir ilaçtır. 3 aydan küçük bebeklerde ateş, çok ciddi enfeksiyon belirtisi olabilir. Bu nedenle ilk ateş düşürücü ilacı verdikten hemen sonra en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz. 3 ayın altındaki bebeklerde yüksek ateşe dikkat Ateşli çocuğun yaşı çok önemli. Özellikle 3 ayın altındaki ateşli her çocuk hiç zaman kaybetmeden mutlaka doktor tarafından değerlendirilmelidir. Ateşe yol açan durumun araştırma ve tedavisi hastane şartlarında olmalıdır. Çocuklarda yüksek ateş için kritik süre 3 gündür 3 aydan büyük çocuklarda ateşin derecesi ve süresi yanında hastanın genel durumu göz önünde bulundurularak hareket edilmeli. Genel durumu iyi, beslenmesi bozulmamış, ateşi derecenin altındaki çocuklar evde semptomatik ateş tedavisi ile 3 güne kadar izlenebiliyor. Şayet ateşin süresi 3 günü geçiyorsa doktor muayenesi mutlaka gerekiyor. 2 yaş altı çocuklarda ateşle birlikte bu belirtiler varsa doktora gidilmeli Ateşli çocuklarda ve özellikle bebeklerde aşağıdaki bulgulardan bir kaçı ateşe eşlik ediyorsa hayatı tehdit eden ciddi bakteriyel enfeksiyon olasılığı nedeniyle zaman kaybetmeden bir doktora başvurulmalıdır. Ateş 40 derecenin üzerine çıkıyor ve 72 saatten daha uzun sürüyorsa Ateşle birlikte sürekli ağlama, inleme ve huzursuzluk hali varsa, Ateş düşmesine rağmen huzursuzluğu devam ediyorsa, Sürekli uyuklama hali, bilinç bulanıklığı ve sayıklama varsa, Bıngıldağında atma ve kabarıklık durumu varsa, Ateşle beraber cildinde mor döküntüler oluşuyorsa, Daha önce havale geçirmişse, Ağız mukozasında kuruluk, gözyaşının olmaması, göz küresinde ve bıngıldakta çöküklük gibi sıvı kaybı bulguları varsa, Zor ve sık nefes alıyorsa, öksürük, hırıltı, göğüs ağrısı, kulak ağrısı, karın ağrısı, boğaz ağrısı, ense sertliği, devamlı kusma, sık ishal, idrar yaparken yanma, idrar renginde değişme gibi bulguların varlığı durumunda mutlaka doktora başvurmak gerekir. Çocuğunuzun ateşi düşmüyorsa… Çocuklarda ateşe yol açan 15 neden Enfeksiyonlar Grip, üst solunum yolu enfeksiyonları, kızamık, kızamıkçık, suçiçeği, 5. ve 6. hastalık, kabakulak, tonsillofarenjit, sinüzit, ortakulak enfeksiyonları, laringotrekeobronşit, zatürre, idrar yolu enfeksiyonları, gastroenterit, menenjit, ensefalit, myokardit, endokardit, perikardit, artrit, bakteriyemi, sepsis gibi. Aşılar Bebeklik döneminde gerçekleştirilen özellikle karma aşılar sonrasında. Doku Hasarı Travma, adale içi enjeksiyonlar, diş çıkarma, yanık gibi. Su kaybı İshal, kusma, yanık vb. Habis olaylar Lösemi, lenfoma, metastatik hastalıklar. İlaçlar Antibiyotikler, atropin, amfetamin, amfoterisin gibi. Kan transfüzyonları Kafa travmaları Biyolojik ajanlar ilaçlar İmmünolojik hastalıklar Romatoid artrit, sistemik lupus eritomatozus, kawazaki hastalığı İnflamatuar hastalıklar İnflamatuar bağırsak hastalığı Endokrin hastalıklar Metabolik hastalıklar Gut ve üremi gibi Zehirlenmeler Nedeni bilinmeyen veya araştırılmayan hastalıklar. Boğaz ağrısı neden olur, ne iyi gelir? Belirtileri ve tedavisi Çocuklarda yüksek ateşin farklı nedenleri de olabilir 3-5 gün süren kısa süreli ateşin nedenleri arasında üst ve alt solunum yolu enfeksiyonları, mide- bağırsak sisteminde ishal ve kusma ile görülen enfeksiyonlar, özellikle kız çocuklarda görülen idrar yolu enfeksiyonları sayılabilir. Zatürre, menenjit eklem ve kas iltihapları da ateşin daha ağır nedenleridir. Yüksek ateşin nedeni, yapılan ilk tetkiklerle ortaya konamadıysa ve bu durum 7-15 günden uzun sürdüyse; tüberküloz, malta humması ve tifo gibi hastalıklar, eklem iltihapları, kalbin iç kısmındaki zarın iltihapları ve birtakım kanser tiplerine dair ihtimaller göz önünde bulundurulmalıdır. Ateş en uyarıcı bulgudur! Çocuklarda yüksek ateş, çocuk sağlığında bir problem olduğunu ortaya çıkaran, aileyi hekime gidilmesi konusunda uyaran en gürültülü bulgudur. Ateş aslında, vücudun bağışıklık cevabıdır yani vücudun ateşi yükseltmesindeki amaç vücuda girmiş olan mikroorganizmaların çoğalmasını sınırlamaktır. İltihap neden olur? Belirtileri, tedavisi ve kurutan diyetler Vücudun verdiği sinyalleri dikkate alın Ateş 39-40 derecenin üzerine çıktığında vücut aşırı enerji harcamaya başlar, kalp ve solunum sistemi daha hızlı çalışır. Vücut, kol ve bacaklardaki damarları büzüp bu bölgelere daha az kan gönderirken; beyin, kalp, karaciğer gibi organlara daha fazla kan gönderir. Vücut alacalı, mermerimsi bir görüntü alır, el- kol ve bacaklarda soğukluk olmasına rağmen gövdede yüksek sıcaklık görülür. Her ateş yükselmesinde paniklemek doğru değildir ancak 40 dereceyi geçen ateşte dikkat etmek gerekir. Bebeklerde ve çocuklarda ateş kaç derece olmalı? Ateş, vücut ısısının normal sınırların üzerine çıkması olarak tanımlanır. Vücut ısısı, ölçümün yapıldığı zamana ve ısının alındığı vücut bölgesine göre değişir. Ortalama vücut ısısının 37 dereceye kadar düşerken akşam 38 dereceye kadar yükselebilir. 6 aylıktan ufak bebeklerde günlük ateş oynamaları çok azdır. 6 ay-2 yaş arası günlük değişim 1 derecedir. 6 yaşta günlük değişim 2 derece olabilir Vücut ısısının en yüksek olduğu zaman akşam saatleridir. Kullanılan ısı ölçüm bölgeleri içinde en yüksek ısı popodan alınan ısıdır. Ağızdan alınan ısı popodan alınandan daha düşüktür. Koltuk altı ısısı ise en düşük ısıdır ve vücut öz ısısından bir derece daha düşüktür. Egzersiz, aşın giyinme, sıcak banyo, aşın sıcak hava, sıcak yiyecek ve içecekler sağlıklı bir çocuğun vücuti ısısını 38 – dereceye kadar yükseltebilir. Ateş olarak kabul edilen en düşük vücut ısısı, ölçümün yapıldığı vücut bölgesine, ölçüldüğü saate ve çevre ısısına bağlı olarak değişebilir. Her ölçüm bölgesi için tek bir ısı değeri vermek olası değildir. Bir çocukta popodan alınan ısının 38 – derece, ağızdan alınan ısının – derece, koltuk altı ısının 37 – derece ve kulak yolundan ölçülen ısının – 38 derece üzerinde olması halinde ateş söz konusudur. Ateşin ölçülmesi ve değerlendirilmesi konusu çok önemlidir. Çocuklann ateşini gereksiz sıklıkta ölçmekten kaçınmalıdır. Ateşin izlenmesi sırasında çocuk kendini çok sıcak hissediyorsa veya kötü görünüyorsa ateşinin ölçülmesi uygun olur. Üşüme ve titreme ateşin yükselmekte olduğunu, çocuğun pembe görünümü ateşin en yüksek düzeye çıktığını ve terleme ateşin düşmekte olduğunu gösterir. Ateş bir hastalık değil, yalnızca bir belirtidir. Ateşin beyin hasarı gibi zararlı etkileri popodan alınan ısının 41 derece üzerine çıkmadan görülmez. Beynin ısı ayarlayıcı merkezi enfeksiyon sonucu yükselen ateşi derecenin altında ayarlar. Sağlıklı olan bir çocukta yüksek ateşin zararlı etkileri daha çok sıcak çarpması ve nadiren de ateşe bağımlı birbiri arkasına devam eden havale nöbetlerinde görülür. Ateşli bir çocuğun çok fazla giydirilmesi, radyatörün veya ısıtıcının yanında kalması veya arabada direk güneş ışığına maruz kalması ateşin çok yükselerek zararlı etkilerinin ortaya çıkışını kolaylaştınr. Ateş ölçümünde dikkat edilecek noktalar Rektal ateş ölçümünün makattan termometrenin kırılması, enfeksiyon taşıyıcılığı ve rektal travma gibi komplikasyonları vardır. Rektal perforasyon riski yaklaşık iki milyon ölçümde bir olarak saptanmıştır. Aksiller ölçümde koltuk altı yalancı negatiflik riski yüksektir. Altı ayın altındaki 937 çocuk üzerinde yapılan bir çalışmada aksiller ölçümde yalancı negatiflik evde yapılan ölçümlerde %79, hastanede yapılan ölçümlerde %27 olarak saptanmıştır. Kresch’in çalışmasında klasik aksiller termometrenin 8 dakika bekletilmesi ile güvenilir sıcaklık ölçümünün hassasiyeti %33 olarak bulunmuştur. ABD’de yapılan bir çalışmada ateşi normal olan erişkinlerde klasik cam civalı termometre kullanıldığında, kullanılan termometrelerin %90’ının vücut sıcaklığının en üst düzeyine çıkması için gerekli olan süre rektal ölçümde 2 dakika, oral ölçümde 7 dakika, aksiller ölçümde ise 9 dakika bulunmuştur. Rektal termometrelerin dörtte üçünün optimal sıcaklığa 1 dakikada eriştiği saptanmıştır. Neden ateşimiz çıkar? Kimi bakteri ya da virusların salgıladığı maddeler ya da kendileri, vücudumuzu uyararak endojen pirojen dediğimiz maddelerin artışına yol açar. Bu pirojenler de beyinde hipotalamusta etki ederek önceden ayarlanmış termostat derecesini yükseltirler. Bu da ateşe neden olur. Vücut Isısının Kontrolü Vücut ısısı beyinde hipotalamusta bulunan ısı ayarlayıcı merkez tarafından düzenlenir. Vücut ısısı çevre ısısındaki değişimlere rağmen normal sınırlarda sürdürülür. Isının bu düzeyde tutulması ısı oluşumu ve ısı kaybı arasındaki dengeye bağlıdır. Ateş oluşturan herhangi bir madde için pirojen terimi kullanılmaktadır. Pirojenler vücut içi endojen ve vücut dışında eksojen olabilir. Eksojen pirojenler, mikroonganizmalar, toksinler ve mikrobiyal ürünlerdir. Organizmada endojen pirojenler olarak bilinen pirojenik sitokinlerin oluşumuna yol açarak ateşe neden olurlar. Enfeksiyon hastalıklarında çocuklardaki en yüksek ateş düzeyi kaç derece olmalı Hiperpireksi ateşin aşırı yükselmesi genel olarak “vücut sıcaklığının 41 derece ve üzerinde olması” olarak tanımlanan ender bir durumdur. Ateş nedeniyle polikliniklere başvuran her 2100 çocuktan yalnızca birinde hiperpireksiye rastlanmakta, ancak hastaneye yatan hastalarda bu oran daha yüksek olabilmektedir. Çocuklarda ve bebeklerde yüksek ateş yararlı mı, zararlı mı? Ateş, enfeksiyonla savaş mekanizmalarından biridir. Soğuk kanlı hayvanlarda bile mikroorganizmaların vücut sıcaklığını yükselttiği gösterilmiştir. Kertenkelelere, canlı ya da ısıyla öldürülmüş bakteri verildiğinde daha sıcak ortamlara gittikleri, antipiretik sodyum salisilat verildiğinde ise mortalitenin arttığı gösterilmiştir. Başka hayvan modellerinde de ateşin yaşam olasılığını artırdığı saptanmıştır. Vücut sıcaklığındaki artışın yararlı etkileri şöyle özetlenebilir Nötrofil göçü artar, Nötrofillerde antibakteriyel madde üretimi artar süperoksid anyonu gibi, interferon üretimi artar, İnterferonun antiviral ve antitümör aktivitesi artar, T hücre proliferasyonu artar, Demirden fakir ortamda mikroorganizmaların büyümesi azalır. Geçici zararlı etkiler Hafif dehidratasyon, Huzursuzluk, Febril deliryum, Basit febril konvulziyon, Kalıcı zararlı etkiler Isı şoku, beyin hasarı, Febril status epileptikus zincirleme nöbet. Ateşe bağlı huzursuzluk genellikle -40 C’ye kadar görülmez. Bilimsel çalışmalar, 3 km’lik koşu sonrası ateşin akut olarak 41 C’ye yükseldiğini, ancak zararlı bir etkisinin olmadığını göstermiştir. Sonuçta, tüm çalışmalar göz önüne alındığında ateşin 41 C’nin altında zararsız olduğu düşünülmektedir. Çoğu insan C ateşi tolere edebilmektedir. Ateş 42 C’nin üzerine çıktığında zararlı etkileri görülmeye başlar. Konjestif kalp yetmezliği, solunum yetmezliği, akut nörolojik hastalıklar ve endotoksik şokta ateş daha fazla zarar verebilir. Bu nedenle bu hastalıkların varlığında orta derecede ateşte bile daha agresif antipiretik tedavi yapılmalıdır. Isı şoku Genellikle ateşin 42 C’nin üzerinde olduğu durumlarda deliryum, koma ve anhidrozla karakterize tehlikeli bir durumdur. Isı şoku hipotalamustaki ısı regülasyon merkezindeki hasar sonucu gelişir. Tedavi edilmediğinde mortalite %80’lerin ölüm oranı üzerindedir. Sağ kalanlarda serebral ataksi, ağır dizartri gibi nörolojik defisitler kalabilir. Rutin çocukluk çağı hastalıklarında çocuk aşırı giydirilmedikçe, MSS enfeksiyonu olmadıkça ya da ektodermal displazi gibi terlemeyi engelleyen bir hastalık olmadıkça ısı şoku gelişmesi beklenmez. Febril konvulziyon Yüksek ateşin en iyi bilinen komplikasyonudur. Görülme sıklığı yaklaşık %4’tür. Ateşli konvulziyon geçiren çocuklarda epilepsi gelişme sıklığı %2’dir. Bu sıklık genel epilepsi sıklığına göre daha fazladır. Febril konvulziyonlu çocukların %1-2’sinde febril status epileptikus gelişir. Febril konvulziyon meydana geldiği sırada ailelerin %30 kadarı çocuklarının ateşli olduğunun farkında değillerdir. Febril konvulziyonlu olgularda ateşin başladıktan sonra geçen süre %61 çocukta 12 saatten, %81 çocukta ise 24 saatten daha kısadır. Yapılan bir çalışmada febril konvulziyon geçiren çocuklarda yüksek ateşin > 40 C daha düşük febril konvulziyon riski taşıdığı gösterilmiştir z3yc3 &4326;&9829;...&4326;&9829;...&4326;&9829;.. Konu Sahibi z3yc3 1 arkadaşlar 10 aylık kızım var çok kötü öksürüyor ve burun akıntısı var öksürüğü balgamlı odasında buhar makinası çalıştırıyorum ama yeterli olmadı siz ne önerirsiniz doktorumuz öksürük şurubu verdi ama 2 gündür kullanıyorum ama faydasını daha göremedik lütfen yardımcı olun öksürükten doğru düzgün uyuyamıyorda...... Son düzenleme 27 Şubat 2011 Hamilelik günlüğü Doğumdan bu güne 3239 gün geçti. Konu Sahibi z3yc3 2 buguseptıl kullanıyorunm ben canım kaynak suyun ıcıne bır kapak koyuyoum ozellıkle mentollu oluyor ve kızınm rahat uyuyor henuz 3 genelde balgam sokuyorsa oksuruk surubu oksurugu gecırdıgı ıcın balgamı sokturemıyormus derler Konu Sahibi z3yc3 3 bence balgam için doktoruna ilaç için tercihim bitkisel ilaçlar ama bazen yeterli olmuyor rahatlatması için ılık ıhlamur verebilrsin tabi az miktarda. Konu Sahibi z3yc3 4 cnm. geçmiş balgam olduğunu belirtmişsin bence kesinlikle öksürük şurubu balgamı atamaz ve balgam ciğerlere doğru ilerler ve anibi hırıltı hissedersin sonuda Allah korusun bronşit...biliyorum çünü benim başıma hafif bi balgamı olmasına rağmen dr. bize öksürük şurubu vermişti kullanmamın ani bi hırıltı çıktı başka bi geç kalmıştık yanlış ilaç yüzündeen bebeğim bronşit da çekiyoruz grip falan olduğu gibi bronşite yönelik oluyor artık alıştık ona göre hemen tedavi kesinlikle çocuğa öksürük şurubu verilmez verilse bile günde 1 defa ise 2 defa balgam sökücü verilir en azından...muconex ve sekrol en etkili balgam sökücüler aklında spreyide sinomarin mini tavsiye diğerlerine göre daha fazla tuz mix diye bi damla var kıyafete yada yastığına damlatıyorsun çok güzel nefes olarak sorarsan ben gündüz 1 çay bardağı suya 2 çiçek ve yapraklarını atıp ağzı kapalı demlenirkende 1 portakalın suyunu sıkıp demlenmiş ada çayı ile karıştırıp bebeğime çayı portakalın gazını aldığı için rahatsız edeceğini zannetmiyorum benimki bir tutam ıhlamur 2 boynuzu ve 2-3 ad zencefili kaynadıktan sonra keçi boynuzu yumuşayana dek kısık ateşte kapayıncada 1 tarçın ve 1 tatlı kaşığı kadar hatmi çiçeği ekleyip demlendirip süzüp balla karıştırarak bebeğe 2 tarifide gün içinde yaparsan daha iyi sonuç elde hatmi çiçeği konduğu için ben süzerken bezden tortusu kıcık gibi yardımı ile güzelce süz faydasını mutlaka görürsün grip bronşit öksürük balgam sürü şeye iyi bünyeye farkedermi bilmiyorum ama bize ailece çok iyi geliyor artık en azından antibiyotik kullanmadan en fazla 1 haftada geçmiş olsun... Konu Sahibi z3yc3 5 merhaba arkadaşlar 10 aylık bebeğim var birkaç gündür özellikle geceleri öksürüyor balgam söktürücü şurup ve antibiyotik verdi doktor ama 3 gün oldu geçmedi ara ara öksürük tutuyo gene ben sigara içmiyorum ama evde bebeğin olmadığı odada içiliyor bununda etkisi varmıdır? Konu Sahibi z3yc3 6 endişelenmene gerek yok ilaçlar yavaş yavaş etkisini göstermeye 5 ve 7 günlktür biraz sabırlı dikkat etmen gereken ilacı kullandığın halde öksürk artıyorsa doktora sağlıkla günler. Konu Sahibi z3yc3 7 merhaba arkadaşlar 10 aylık bebeğim var birkaç gündür özellikle geceleri öksürüyor balgam söktürücü şurup ve antibiyotik verdi doktor ama 3 gün oldu geçmedi ara ara öksürük tutuyo gene ben sigara içmiyorum ama evde bebeğin olmadığı odada içiliyor bununda etkisi varmıdır? Evde hiç içirtme sigarayı başka odadada içilse çocuğun odasına bir şekilde gider birde balgam söktürücü öksürük şurupları zaten öksürüğü kesmez tersine çoğaltır ayrıcada öksürüğü kesmek iyi değildir zaten Konu Sahibi z3yc3 8 Hamilelik günlüğü Doğumdan bu güne 3324 gün geçti. Konu Sahibi z3yc3 9 arkadaşlar oğlum 1,5 yaşında aksürüğü hiç geçmiyor 2 aydır durmaksızın öksürüyor 7 çeşit şurup kullandım geçmedi evde sigara zaten içilmiyor battaniyeleri kaldırdım alerjik olabilir diye geçmedi astım bronşitten şüphelendim yok dediler alerjik havalardan dedim bahar bitti hala geçmedi 2 gün öncede soğuk alğınlığı başladı şimdi balgamlı öksürük ve burun tıkanıklığı başladı dünyayı bize dar ediyor bir fikri olan yada başına gelen varsa lütfen yazın, çaresiz durumdayım Hamilelik günlüğü Doğumdan bu güne 2662 gün geçti. Konu Sahibi z3yc3 10 valla çocukların hepside var demekki Allah yardım etsin . ben bir ölçü pekmez-bir ölçü bal- bir ölçü zencefil - birkaç damla limon karıştırıp veriyorum çok şkür 1 haftada ilerlemeden yavaş yavaş da olsa rahatlatıyor. gece öksürerek uyandığında hemen veriyorum rahatlıyor. benim sıkıntımda geniz akıntısı. akıntıyı kesebilirsem öksürüğü çok daha azalacak biliyorum ama deniz suyu - burun spreyi fayda vermedi Konu Sahibi z3yc3 11 Konu Sahibi z3yc3 12 buguseptıl kullanıyorunm ben canım kaynak suyun ıcıne bır kapak koyuyoum ozellıkle mentollu oluyor ve kızınm rahat uyuyor henuz 3 genelde balgam sokuyorsa oksuruk surubu oksurugu gecırdıgı ıcın balgamı sokturemıyormus derler Merhaba ben onu doktora yazdırmayı düşünüyorum .zarari var mi bizde üçuncu ayımizdayız öksürük var Konu Sahibi z3yc3 13 valla çocukların hepside var demekki Allah yardım etsin . ben bir ölçü pekmez-bir ölçü bal- bir ölçü zencefil - birkaç damla limon karıştırıp veriyorum çok şkür 1 haftada ilerlemeden yavaş yavaş da olsa rahatlatıyor. gece öksürerek uyandığında hemen veriyorum rahatlıyor. benim sıkıntımda geniz akıntısı. akıntıyı kesebilirsem öksürüğü çok daha azalacak biliyorum ama deniz suyu - burun spreyi fayda vermedi valla çocukların hepside var demekki Allah yardım etsin . ben bir ölçü pekmez-bir ölçü bal- bir ölçü zencefil - birkaç damla limon karıştırıp veriyorum çok şkür 1 haftada ilerlemeden yavaş yavaş da olsa rahatlatıyor. gece öksürerek uyandığında hemen veriyorum rahatlıyor. benim sıkıntımda geniz akıntısı. akıntıyı kesebilirsem öksürüğü çok daha azalacak biliyorum ama deniz suyu - burun spreyi fayda vermedi Konu Sahibi z3yc3 14 merhaba arkadaşlar benim kızımda 6 aylık çok öksürüyor vebebekleiçin de en iyi antibiyotik anne sütüdur fakat kızım emmyor bu durumda napmam gerek yardımcı olusursaniz sevinirim Konu Sahibi z3yc3 15 merhaba arkadaşlar benim kızımda 6 aylık çok öksürüyor vebebekleiçin de en iyi antibiyotik anne sütüdur fakat kızım emmyor bu durumda napmam gerek yardımcı olusursaniz sevinirim Canim benim kizim 11 aylik biz de hastalandik oksurmekten uyuyamiyordu bi tarif buldum şıp diye kesiyor balgam cikarmasina da engel degil tadida cok guzel 1 tatli kasigi dut pekmezi 1 tatli kasigi tereyag. Ve 1 tatli kasigi suyu koy bir cezveye tereyag eriyinceye kadar isit ilikken bebegine icir 1 - 2 tatli kasigi kadar. 1 yasini gectikten sonra da şunu deneyebilirsin aklinda bulunsun cok iyi balgam söküyor. SiyAh turbu yika bas kismini kes icini oy ve oydugun kisma bal doldur bas kismini tekrar kapat ve o turbu bir bardaga otuttur 1 gece beklet turpun suyu birikir icirirsin tadi biraz kötü ama cok memnun kalirsin... Gecmis olsun. Bal yasak oldugu icin 1 yasindan sonra yapabilirsin bu tarifi Öncelikle emziren annelere ufacık bi tavsiye Bağışıklık sisteminizi arttırın! Herhangi bir hastalıkta olduğu gibi, kış aylarında virüslerin... Öncelikle emziren annelere ufacık bi tavsiyeBağışıklık sisteminizi arttırın!Herhangi bir hastalıkta olduğu gibi, kış aylarında virüslerin ve enfeksiyonların yakalanmasının duyarlılığını en aza indirgemek için bağışıklık sistemini güçlendirmek önemlidir. Diyetin dengeli, besleyici maddeler açısından zengin, taze meyve ve sebzelerle dolu ve C vitamini açısından zengin olduğundan, vücudunuzun istila eden mikroplara karşı savaşmaya yardımcı olan beyaz kan hücrelerini oluşturmasına yardımcı olun. Ki Tedavideki en büyük şurup anne sütünün olduğu öksürük şurubu isimleri, 2 grupta toplanmıştır. Birincisi, kuru öksürük şurupları, ikincisi ise ıslak öksürük şurupları. Islak öksürük, soğuk algınlığı, grip ve alerjiler sırasında temizleme ihtiyacı sırasında görülen öksürüktür. Islak öksürük ise, salgılarla meydana gelen öksürüktür ve bakteriler ve mikropları barındırır. Balgamlar, bebeğin havadan mikrop kapmasıyla oluşur. Öksürme ihtiyacı hissederler. 4 ayın altındaki bebeklerde öksürük, önemli bir hastalığın habercisi olabilir ve tehlikelidir. Bebek öksürük şurubu isimleri nelerdir?Benical şurup Öksürük tedavisinde, üst solunum yolu hastalıklarında ve alerjik öksürükte kullanılır. Prospan şurup 0-5 yaş arası bebek ve çocuklarda günde 3 doz verilebilir. Enfeksiyona bağlı olarak gelişen balgamı sökmekte kullanılır. Bitkisel bir ilaçtır. Bebeklere de şurup Üst solunum yolu açmada, mukoza temizlemede ve sinüsleri temizlemede kullanılan şuruptur. 3 yaş altı çocuklarda mutlaka kullanılması gerekiyorsa, doktorun izini şurup İki aydan on iki yaşına kadar kullanılması önerilen bir şuruptur. Bademciklerin iltihaplanmasıyla ortaya çıkan öksürüğün giderilmesi için kullanılan bir antibiyotik şuruptur. Çocuğun ya da bebeğin yaşına, ayına göre doz ayarlanarak 4 saatte bir şurup Yetişkinlerin ve çocukların da kullandığı bir öksürük şurubudur. Biraz koyu, kıvamlı ve meyvemsi tadıyla severek şurup Öksürük ve soğuk algınlığı, balgam olan genelde çocuklara verilen bir şuruptur. Bronşlardaki yoğun ve yapışkan özelliklerini önemli ölçüde şurup Bileşen maddesi ketotifendir. Mevsime bağlı nezle, nefes darlığı, alerjik nezle olan hastaların tedavisinde kullanılan bir şuruptur. Altı ay bebeklerden 3 yaşa kadar günde 2 doz, vücut ağırlığına göre şurup Üst solunum yolu ve faranjit, sinüzit, nezle, grip gibi rahatsızlıkların giderilmesinde kullanılır.

2 aylik bebek oksuruk surubu