2 5 yaş ağlama krizleri

46 Yaş: DTPa – Polyo – Menenjit ve Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak Aşısı: Not: Menenjit (HIB) aşılarına ilk 6 ay hiç başlanmamışsa 6 ay ile 1 yaş arasında 2 doz HİB yapılıp, 1,5 yaşında da tekrar edilmesi tavsiye edilir. Menenjit (HIB) aşıları 1 yaşa kadar 618 yaş arasında obsesif kompülsif bozuklukları tedavisinde işe yarar. Depresyonun yarattığı kendini mutsuz hissetme, uykusuzluk, eskisi gibi hayattan zevk almama, ağlama krizleri gibi çeşitli belirtilere yol açan bir hastalıktır. Depresyonun geçmesini sağlayıp kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar. AcıbademDr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Mine Şahbaz, çocuklarda ‘2 yaş sendromu’nun ebeveynler tarafından dikkatle yönetilmesi gereken önemli bir süreç olduğunu belirterek, “Sendrom adıyla duyduğumuz bu süreç aslında bebeklikten çocukluğa geçişin yansımasıdır ve özerkleşme çabasıyla çok sağlıklı bir gelişimin parçasıdır. Yenidoğandöneminde en çok sorulan sorulardan biri kolik bebek nedir, sorusudur. Cevabı ve çözüm yolları yazımızda 18Aylık Bebek Psikolojisi (1 Buçuk Yaş Bebek Psikolojisi) döneminde bebeğin duygusal tepkileri ağır basmaya başlar mutlu ve sinirli olduğunu belli eder. Anasayfa; ağlama krizleri, uyumsuzluk baş gösterir. O sebeple 1 yaş sendromu dahil, bebeğin büyüme sürecinde bu düşünceyi aklınızdan çıkarın. Merkeze bebeğinizi Site De Rencontre Totalement Gratuit Et Sérieux. 2 Yaş Sendromu Nedir?2 Yaş Sendromu BelirtileriBebeğiniz 2 Yaş Sendromundaysa Bunları Yaşayabilirsiniz2 Yaş Sendromu ve Ağlama Krizleri Ebeveyn olmak mükemmel bir duygu olsa da biliriz kolay değildir. “Ergenlik dönemi belki biraz zorlu geçer, ancak onun dışındaki her an muhteşem olacak.” diye düşünüyor, ergenlik dönemi gelinceye kadar yavrunuzu tıpkı kitaplarda anlatıldığı gibi, tam da istediğiniz mükemmellikte büyüteceğinizi sanıyorsanız, demek ki 2 yaş sendromu diye bilinen o evlere şenlik dönemden haberiniz yok. “Yok ben duydum, haberim var.” diyorsanız o zaman bizden söylemesi; bazı şeyleri yaşamadan anlayamazsınız. Önceden bir dediğinizi iki etmeyen, bütün kurallara mutlu bir şekilde kabullenerek uyan ve halinden hiç şikayetçi olmayan bebeğiniz artık değişmeye mi başladı? O zaman 2 yaş sendromu nedir sorusunu sormanın zamanı geldi demektir. Bebeğiniz şu anda 2 yaş sendromu içerisindeyse “2 yaş sendromu ne kadar sürer?” diye sormakta da oldukça haklısınız… Miniklerin bebeklikten çocukluğa geçtiği ve oldukça sancılı olan bu sendrom, 1,5 ile 3,5 yaş arasındaki dönemdir. Yürümeyi, hatta koşmayı öğrenen, dilediği yere ulaşabilen bebekler artık özgür olmak ister ve bu uğurda adeta savaş verirler. “Hadi ayakkabılarını giy de dışarı çıkalım”, “Hadi yemek zamanı” ya da “Uyku vakti geldi” dediğinizde onun kocaman bir “HAYIIIIIIR!” demesi; siz onu giydirmeye çalıştıkça soyunması ya da üzerini çıkarmaya çalıştıkça ısrarla üst üste giyinmeye çalışması bu savaşın en güçlü hücumlarıdır. 2 yaş sendromu gibi 3 yaş sendromu da hem bebeklerin hem de ebeveynlerin derinden hissettikleri bir dönemdir. 3 Yaş Sendromu konulu makalemize ulaşmak için tıklayın 2 Yaş Sendromu Belirtileri Çocuk büyütmek sevgi, sabır, özveri ve şefkat ister. Bebeğinizi sonsuza kadar kontrol edemezsiniz. Elbette bir gün kendi kararlarını vermeye başlayacak ve özgür bir birey olacaktır. İlk özgürlük denemelerinin yapıldığı 1,5-3 yaş döneminde bebeğinize “HAYIR” demek ya da davranışlarına ket vurmak yerine onlara özgürlüğü deneyimleyebilecekleri güvenli ortamlar hazırlamalısınız. Bunun için ilk yapmanız gereken şey, çocuğunuzu iyi tanımak ve 2 yaş sendromu belirtileri hakkında bilgi edinmektir. Bu dönemde en çok karşılaşılan 2 yaş sendromu belirtileri şunlardır Anne ve babasının yardımını reddederek her işini kendisi yapmak ister. Her ne kadar yardımı reddetse de birçok şeyi tek başına yapamayacağının farkındadır. Bu gerçeklik ise onu hırçınlaştırır. Özellikle istekleri ertelendiğinde ya da engellendiğinde çok çabuk sinirlenir. Her söylenene ilk cevabı “Hayır” olacaktır. Vurma, ısırma, itme, eşya fırlatma gibi davranışları sergileyebilir. İnatçılardır, isteklerini yaptırmak için ağlamak, kendisini yerlere atmak, sinir krizleri geçirmekte sakınca görmezler… Dolayısıyla bu dönemde ağlama krizleri yaşayabilir, sakin olan çocuğunuzun bir anda vurmaya kırmaya başladığını görebilirsiniz. Sevgili ebeveynler; siz bebek yetiştirirken başta anne, baba, kayınvalide ve kayınpederiniz olmak üzere konuya hâkim ya da alanında uzman olup olmadığı çok da önemli olmayan birçok kişi size çocuk yetiştirmeyle ilgili fikir verecektir. Üstelik bazıları haklı olsalar da inanın bazıları daha önce hiç çocuklarla uzun süre zaman bile geçirmemiş olacaktır. Bazı şeyleri yaşamadan anlamak zordur. 2 yaş çocuk sahibi olmak da tam anlamıyla böyle bir durumdur. İnatlaşan Çocuğa Nasıl Davranmak Gerekiyor? konulu videomuzu izleyebilirsiniz.  Bebeğiniz 2 Yaş Sendromundaysa Bunları Yaşayabilirsiniz Evden 2 yaş çocuk ile zamanında çıkmak ve gideceğiniz yere yetişmek mümkün değildir. İşe gitmek, arkadaşlarınızla buluşmak, alışveriş yapmak her ne için evden çıkacaksanız çıkın, 2 yaş çocuk ile zamanında çıkmak mümkün değildir. Tam kapıdan çıkacakken yanına oyuncak almak ister, alacağı oyuncağa karar veremez ya da resim yapmaya karar verir ve odasına koşar, bazen ayakkabı giymek istemez veya dışarıda kar varsa şort giymek, çok sıcaksa mont giymek ister. Böyle zamanlarda derin bir nefes alın, geç de olsa evden çıkmayı başaracaksınız size güveniyoruz. Onu giydirmek için harcadığınız efor ile tüm evin temizliğini yapabilirsiniz. Bu dönemin en belirgin özelliği bebeğinizin özgürleşme çabasıdır. Özgürleşme isteği o kadar önemlidir ki, sadece davranışları konusunda değil kıyafetleri konusunda da tam bağımsızlık isterler. Kıyafetlerin bile esaretinde olmak istemeyen minikleri en çok mutlu eden şeylerden biri de çıplak olmaktır. Bu nedenle onu giydirebilmek pek kolay değildir. Siz bir çorabını giydirip ötekisine geçmeden onun ilkini çıkarmış olması, pijamalarını giydirmek amacıyla kıyafetlerini çıkarmanız ve başaramayınca uyumasını beklemeniz, montunu giymek istemediğinden yol boyunca çığlıklar atması ya da dış kapıyı açık gördüğü gibi çıplak ayaklarla sokağa koşmaya çalışması onlar için normal davranışlardır. İstediği yapılmadığında, hatta yapıldığında bile kıyameti koparır. 2 Yaş Sendromu ve Ağlama Krizleri Ağlamak, bebeklerin doğdukları andan itibaren kullandıkları en güçlü iletişim aracıdır. 2 yaş sendromu döneminde ise ağlamak, araç olmaktan çıkıp amaç haline gelir. Yani minikler ağlamaya bahane ararlar ve yanlışlıkla yerden kaldırdığınız bir oyuncak, dokunduğunuz bir eşya, odadan dışarı çıkmanız, televizyonun kanalını değiştirmeniz hatta telefonunuzun çalması bile onun çığlıklar atması için bir sebep olabilir. 2 yaş bebekler İnatçılıkta sınır tanımazlar! O kadar inatçı olurlar ki, sırf inatlarından en sevdikleri şeylerden bile vazgeçebilirler. Artık iradeyi ele almak lazım deyip “Oyuncaklarını toplamazsan onları çöpe atacağım!” gibi çıkışlarda bulunduğunuzda inanın zararlı çıkarsınız. Çünkü 2 yaşında bebekler, atmakla tehdit ettiğiniz şeyden inadı uğruna vazgeçecek ve bu onun çok da umrunda olmayacaktır. Üstelik atmakla kendi paranızı ziyan etmiş olacaksınız. “Giyinmezsen dışarı çıkmayacağız!” cümlesini kurmanızla birlikte giyinmeyecek ve dışarı çıkamayan siz olacaksınız. Size tavsiyemiz, alıkoymakla tehdit etmek yerine anlaşma yoluna gidin. Sofra adabını ne kadar küçük yaştan itibaren öğretmeye çalışırsanız çalışın o istediği zaman, istediği şekilde ve istediği yerde yemeğini yer. Bebeği 2 yaş sendromunda olan ebeveynler, “Hayatta etrafta gezdirerek yedirmem!” “Küçük yaşta çatal kaşık kullanmayı öğrenmeli!” gibi çabalara girmez. Çünkü onlar bilirler ki, kontrol kendilerinde değil, minik afacandadır. Hele ki mevzu annelerin en hassas olduğu konu olan yemekse, o zaman tüm tabular yıkılacaktır. Bebek yesin de nerde, nasıl, ne zaman yerse yesin diyen anneler ipleri iyice bebeklere kaptırabilirler. Benim bebeğim asla … yapmaz!” dememek gerekir. Bu sendromu yaşayan ya da daha önce yaşamış olan bir ebeveyn asla benim çocuğum asla … yapmaz şeklinde çok net cümleler kurmaz. Çünkü bilir ki bebekler kontrolü ellerine almak uğruna her şeyi yapabilirler. “Hayır” demek asla çözüm değildir. Tecrübeli anne ve babalar 2 yaş sendromu yaşayan bir bebeğe hayır demenin sorunu çözmeyeceğini çok iyi bilir, onun yerine seçenekler üretirler. Uyumak istemeyen bebeğe hayır, uyku vaktin geçti demek yerine “Uyumadan önce kitap mı okumak istersin, ninni mi dinlemek?” gibi seçenekler sunarlar. Böylece çocuk kendi fikri sorulduğu ve karar kendisine ait olduğu için uyumamaya değil de uyku öncesi ne yapacağına odaklanır. Böylece tercihi yerine getirildikten sonra kolayca sürece uyum sağlayarak yatağına gider. Ebeveynlerin özgür çocuk yetiştireyim derken şımarık çocuklar ya da akıllı saygılı olsun şımarık olmasın derken çocuğu kısıtlayıp özgüvensiz çocuklar yetiştirmemesi için bebeklerini bilinçli yetiştirmeleri gerekir. 2 yaş sendromunu öğrenmek, bu dönemden neler yapılacağını bilmek ve bu dönemin belirtilerinin farkına vararak ne yapacağına karar vermek çok ama çok önemlidir. “2-3 yaş sendromlarıyla nasıl baş edilir?” sorusunun cevabının peşine düşen ebeveynler özgüveni yüksek, kendi kararlarını verebilen, potansiyelini ortaya çıkaran ve gerektiğinde kurallara uymayı bilen çocuklar yetiştirebilirler. Çevrenizde çocuğu 2-3 yaşlarına gelmiş ve benzer problemler yaşamaya başlamış ebeveynler varsa makalemizi onlarla da paylaşmayı unutmayın olur mu? Sağlıklı, huzurlu ve mutlu günler dileriz. 2 yaş sendromunun en belirgin özelliği; ebeveynlere göre anlamsız sebeplerden çıkan ve bitmek bilmeyen ağlama krizleri. Genellikle 1-3 yaş arasında yoğun olarak görülür. Bu davranışa sebep olan etken temelde; bu dönemde çocukların sosyal ve duygusal becerilerinin yeni gelişiyor olması ve çocukların duygularıyla baş etmeyi ya da ifade edebilmeyi bilmiyor olması. 2 yaş sendromu ağlama krizleri, çocukların bu büyüme döneminde gösterdikleri doğal bir tepkidir. Çocuklar bu sendrom döneminde birey olmaya başlarlar, istediklerinin olmadığı durumda yoğun hayal kırıklığı hissiyle baş başa kalırlar. Bu yoğun duyguya karşılık ise ağlamaktan başka bir baş etme mekanizmasına henüz sahip değildirler. Ne kadar sürer? 2 yaş sendromu ağlama krizleri ortalama olarak 15 dakikadan az sürer ve günde en fazla 5 kez olması beklenir. İki kriz arasındaki ruh halinin de pozitif olarak tanımladığımız, mutsuz olmadığı şekilde sürmesi önemlidir. Kendisine ya da yakınındakilere zarar vermemesi gerekir. Bu durumların üzerindeki davranışlarda profesyonel destek almayı öneririz. Neden olur? İstedikleri şey olmadığında genelde engellenmiş hissi yaşarlar. Keşfettikleri ve çevrelerindeki tüm bilgiyi emdikleri dönemde bu engellenmişlik hissi hayal kırıklıklarına sebep olur. Çocuğun isteklerine “hayır” demeyi en aza indirmek için çevre düzenlemesini öneririz. Örneğin çevrede almak isteyebileceği ama tehlikeli olabilecekleri göremeyeceği yerlere kaldırmak, B planı olarak dikkatini dağıtacak şeyler bulundurmak faydalı olacaktır. Çocuk dikkat çekmek için bu davranışı sergiliyor olabilir. Ebeveynleri onunla ihtiyacı kadar ilgilenmediği durumda çocuk eksiklik hissi yaşar ve bunu ağlayarak gösterir. Bu durumları yaşamamak için çocukla geçirilen keyifli zaman yaratılmasına dikkat edilmelidir. Çocuğun pozitif zamanlarda ailesi ile zaman geçirmesi, daha sonra ağlayarak bunu talep etmesini engeller. Ayrıca çocuk ağladıkça onunla ilgilenmek; bir süre sonra öğrenilmiş davranışa dönüşebilir. Çocuk ağlamadığı durumlarda ilgilenmeyip, çocuk ağladığında onunla ilgilenirseniz çocukta bu “ağlarsam annem benimle ilgilenir” kodalamasını oluşturur. Henüz kendilerini tam olarak anlatamadıkları, çevreleri tarafından da anlaşılmadıkları bir dönemdir. Kendilerini ifade etmekte yaşadıkları zorluk, çocukları bu sürece itebilir. Ayrıca düzen çocukların daha sakin olmaları konusunda önemli bir faktördür. Çocuklar doğduklarından itibaren düzene duyarlıdır. Düzenli beslenme saatleri, uyku saatleri, çevrenin düzenli olması ve genel olarak eşyalarının aynı yerlerde olması oyuncaklarının yerlerinin belli olması, kıyafetlerine her zaman aynı yerden ulaşabiliyor olması gibi… Ağlama Krizinde Neler Yapılmalı? Sakinliğinizi koruyun Ebeveynin sakin kalması en önemli konudur. Eğer ebeveyn telaşlanır, kızar, üzülür ise bu durum çocuğa direkt geçer ve ağlama krizini tetikler. Bu nedenle ilk adım sakin kalmak olacaktır. Anlamaya çalışın Sakinliğinizi korurken çocuğunuzun ağlama sebebini bulmaya çalışabilirsiniz. Fiziksel bir sorunu olabilir mi aç olması, düşmüş ya da bir yerini acıtmış olması, yorgun ya da uykusuz olması gibi. Böyle bir durum varsa çocuğunuzun sakinleşmesini bekleyip ona sevginizi gösterdikten sonra öneri sunabilirsiniz hadi birlikte şunu yapalım ne dersin gibi. Ancak öneri sunmak için biraz sakinleşmesini beklemelisiniz. Tabii sonraki süreç için de fiziksel ihtiyaçlarını düzenli olarak karşılamaya özen göstermelisiniz. Çocukların uyku saatleri kaçtığında huzursuzlukları artabilir ve ağlama krizini tetikleyebilir. Eğer fiziksel bir sorunu yoksa, istediği bir şeye olmaz dediğiniz için ağlıyorsa sakinleşmesini bekleyin. Ağladıktan sonra kabul edip istediğini yaparsanız bunu yanlış kodlayacak ve her istediği için ağlamaya başlayacaktır. Sonraki süreç için çocuğunuz bir şey istediğinde mantıklı ise yapabilirsiniz, çocuğun keşfetmesi için esnek bir çevreye sahip olmasını destekleyebilirsiniz. Tehlikeli ya da yapmaması gereken bir şey ise dikkatini farklı yönlere çekebilirsiniz. Anladığınızı gösterin İstediği şeyi onaylasanız da onaylamasanız da onu anladığınızı cümlelerle ifade edebilirsiniz. Çocuğunuzun isteğini farklı cümlelerle ve hatta aynı cümlelerle tekrarlayın. Onu anladığınızı görmesini sağlayın. Yanında sessizce bekleyebilirsiniz Sebepsiz bir ağlama krizi sırasında çocuğunuzun yanından ayrılıp onu daha çok yalnızlaşmış hissettirmemelisiniz. Ne yaparsa yapsın çocuğunuzun yanında olduğunuzu bilmeli. Sevginizi gösterin Ağlama krizi esnasında sakinleştirmeye çalışmak çok ie yaramayacaktır. İyi gözlemleyip sizin müdahale etmenize izin verdiği anı bulmalısınız. Bu anda çocuğunuza sarıldığınızda, sevginizi gösterdiğinizde sakinleşmesini destekleyebilirsiniz. Yer değiştirin Ağlamaya başladığı anda, ve krizin büyüyeceğini düşündüğünüz anda hızlıca yer değiştirip dikkatini dağıtabilirsiniz. “Sen bunu görmüş müydün” gibi şaşkın bir ifadeyle konuştuğunuzda dikkati size kayabilir. Olay yerinen uzaklaşıp farklı şeylerden konuşmaya başlayabilirsiniz. İçeriklerÇocuklar Neden Öfkelenir?Çocuklarda Öfke Krizi Ne Zaman Biter?Çocuklarda Öfke Krizi İçin Ne Yapılabilir? Çocuklarda Öfke Krizlerini Sakince Karşılamak Anne babalar olarak kendimizi en çaresiz hissettiğimiz anlardan biri de çocuklarımızın zaman zaman yaşadıkları öfke krizleridir. Özellikle de 2-4 yaş arasında görülen öfke krizlerini çoğu zaman anlamakta ve yönetmekte zorlanırız. Çocuklar Neden Öfkelenir? Bu yaş döneminde çocuklar, kendi kimliklerini oluşturmak için kontrolün kendilerinde olduğu bir ortam yaratmaya çalışırlar. Bu yüzden de devamlı kendi istedikleri şeylerin olmasını isterler. Dil becerileri ve duygu kontrolleri henüz tam gelişmediği için yaşadıkları hayal kırıklığı, üzüntü, kızgınlık gibi duyguları söze dökmekte ve tepkilerini yönetmekte zorlanırlar. Hastalık, açlık, yorgunluk gibi durumlarda, hissettikleri şeyin ne olduğunu bilmedikleri ve kendi ihtiyaçlarını karşılama konusunda yetersiz oldukları için öfke krizleri daha kolay ortaya çıkabilir. Ayrıca, bu krizlerin altında, ilgi çekme ihtiyacı olumsuz ilgi de aslında bir tür ilgidir, geçmiş deneyimler önceki kriz anında ağlayıp bağırıp sonunda isteğini elde edebildiğini öğrenmiş olabilir, ebeveynlik tutumları anne babanın kendi öfke yönetim biçimi, dönemsel olaylar aile içinde problemler, yeni kardeş, okul başlangıç / değişiklik da yatabilir. Çocuklarda Öfke Krizi Ne Zaman Biter? Çocukların kendini ifade etme becerisi ve duygu kontrolü arttıkça bu tepki ve inatlaşmaları zamanla azalarak biter. Ancak bu süreçte, biz ebeveynlerin yaklaşımı çok büyük önem taşır. Çünkü çocuklar, kendilerini sıkıntılı anlarında sakinleştirmeyi ve doğru şekilde ifade etmeyi biz ebeveynlerin yardımıyla öğrenirler. Çocuklarda Öfke Krizi İçin Ne Yapılabilir? ● Öncelikle kendinizi sakinleştirin. Çocuğunuza bağırmayın, kızmayın. “Neden ağlıyorsun?”, “Ne var canım ağlayacak?” gibi onu anlaşılmaz hissettirecek, duygularını hafife alacak ifadeler kullanmayın. ● Böyle anlarda bir şey öğretmekten ya da mantıklı açıklamalar yapmaktan kaçının zira çocuğunuzun o anda sizi anlaması genellikle mümkün olamaz ve bu yaklaşımınız krizin daha da büyümesi ile sonuçlanabilir. ● Ev dışındaysanız, kriz ortamından uzaklaşmaya, mümkün olduğunca uyaransız bir ortama gitmeye çalışın. Evin içindeyseniz kendi odası gibi rahatlayabileceği bir alana geçin. ● Çocukların en üzgün, sıkıntılı oldukları anların aslında bize en çok ihtiyaç duydukları anlar olduğunu unutmayın. Kendilerini reddedilmiş, anlaşılmamış ve değersiz hissetmelerine sebep olabilecek ceza paspası, düşünme sandalyesi gibi yöntemleri kullanmayın. ● Çocuğunuza fiziksel olarak yaklaşın, dokunun, okşayın, mümkünse kucağınıza alın. Kendine dokundurtmuyorsa yakınında durun ve güvende olduğunu kontrol edin. Kendini yere atıyor, zarar veriyorsa yavaşça ellerinden tutun, kendine veya çevresine zarar vermesini engelleyin. ● Yumuşak ve sevecen bir ses tonuyla “Üzgün olduğunu biliyorum. Senin yanındayım. Sakinleşmene yardımcı olacağım” gibi onu rahatlatacak kısa ifadeler kullanın. ● Çocuğunuzun davranışını anlamak ve etkili şekilde destek olabilmek için “Çocuğum neden böyle davrandı? Altında ne yatıyor olabilir? Şu an ona ne öğretmek istiyorum? Bunu nasıl yapabilirim?” diye içinizden bir değerlendirme yapın. ● Çocuğunuz sakinleştikten sonra Siz de sakinseniz onunla konuşun. Konuşurken; Duygularını isimlendirin İstediğin şey olmayınca sinirlendin! Onu anladığınızı ifade edin Bazen istediğimiz şey olmayınca kızarız… Yaşadığı duygunun kabul edilebilir olduğunu ancak sergilediği davranışın kabul edilebilir olmadığını anlatın Kızabilirsin ama kızdığın zaman etrafa vurman doğru değil… Ona sorular sorarak, benzer bir durumla tekrar karşılaşırsa farklı ne yöntemler kullanabilir diye çözüm önerilerini kendisinin bulmasına yardımcı olun. ● Çocuğunuzun yaşadığı her öfke krizinde sabırla, bu sakin yaklaşımı tekrar etmeye çalışın. Farklı zamanlarda olumlu bir şekilde kendini ifade ettiğinde, muhakkak davranışını yakalayın ve memnuniyetinizi paylaşın. Aniden oluşan öfke patlamaları, kendi dediğini yaptırma konusunda inatlaşmalar, her şeye hayır’ demeler, kendini yerden yere atmalar, durdurulamayan ağlama krizleri, çok hızlı değişen duygu geçişleri… Oyuncak için ağlama krizleri yaşarken bir anda başka bir şeye yönelerek susmak… Hiç beklenmedik bir şeye yoğun öfke krizleriyle karşılık vermek… Ebeveynleri oldukça yoran ve kaygıya sürükleyebilen bu davranışlar, çocukların bebeklikten çıkıp kendilerini birey olarak kabul ettirmeye çalıştıkları 2 yaş sendromu’nun tipik belirtilerini oluşturuyor. Bu dönemde kişiliklerini ispat etmek isteyen çocuklar inatçı ve saldırgan tavırlar sergileyebiliyor, ebeveynleriyle zıtlaşabiliyorlar. Gelişimsel olarak 18 ayda başlayan ve 36 aya kadar devam eden 2 yaş sendromu’ her çocukta görülse de aynı şiddette seyretmiyor. Bunun nedeni ise her çocuğun mizaç olarak farklı olmalarının yanı sıra ebeveynlerinin da farklı tutumlar sergilemeleri. Acıbadem Dr. Şinasi Can Kadıköy Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Mine Şahbaz, çocuklarda 2 yaş sendromu’nun ebeveynler tarafından dikkatle yönetilmesi gereken önemli bir süreç olduğunu belirterek, “Sendrom adıyla duyduğumuz bu süreç aslında bebeklikten çocukluğa geçişin yansımasıdır ve özerkleşme çabasıyla çok sağlıklı bir gelişimin parçasıdır. 2 yaş sendromu’nu ergenlikten önceki ilk bireyselleşme süreci olarak da nitelendirebiliriz. Ebeveynlere itiraz etmeden de onlardan ayrışmak, bireyselleşmek mümkün değildir. Çocuğun ağlaması, öfkelenmesi veya inatlaşması değil anne ile babanın verdiği davranışsal tepkiler süreci daha zorlayıcı hale getirebiliyor. Çocuklardaki bu süreci rekabet ve güç savaşına dönüştürmemek gerekiyor. Aksi halde çocuğun bireyselleşme süreci sekteye uğrayabiliyor ve çocuk ebeveynlerinin sevgisini kaybetmemek için bebeksi pozisyonda kalma çabasına girebiliyor.” diyor. Öfke patlamalarını yarıda kesmeyin! Çocuklarda 2 yaş sendromu’nda ağlama krizlerine ve öfke patlamalarına alan açmak, bir başka deyişle içinden gelen yoğun duyguyu dışarı yansıtabilmesine gerek ağlama gerek bedensel tepkilerle izin vermek ve bu duyguları kesmemek çok önemli. Zira, dışarı yansıtılamayan duygular kaybolmuyor, aksine bastırıldıkları için psikosomatik olarak beden üzerinden ifade yolu buluyorlar. Bu duyguları yaşadığında sakinleşinceye dek yanında beklemeniz, ona iyi geliyorsa sarılmanız, tıpkı bebeklik dönemlerinde yaptığınız gibi hımm hımm’ gibi yumuşak bir ses tonu ile sürecine eşlik etmeniz, hiçbirini istemiyorsa sessizce beklemeniz sağlıklı olacaktır. Küsmeyin, odasına yollamayın “Ağlama krizlerinde çocuğa küsmek, onu odaya yollamak ve bağırmak kesinlikle olmasını istemediğimiz tepkilerdir” uyarısında bulunan Uzman Klinik Psikolog Mine Şahbaz, bunun nedenini şöyle açıklıyor “Çocuğu yalnızlaştırarak sakinleşmeye zorlamak ileride güvensiz hisseden ve zor zamanlarında yardım isteyemeyen birey olmasına sebep olabiliyor. Dolayısıyla sakinleşinceye dek yanında kalmanız bu anlamda önemli olacaktır.” İnat ediyorsa, seçenek sunun Bu dönemde çocuğunuzun tepkilerinin arkasındaki duyguyu yakalayabilmeniz büyük önem taşıyor. Uzman Klinik Psikolog Mine Şahbaz, 2 yaş sürecinin çocukların sınır algısının oluşmaya başladığı bir dönem olduğunu belirterek, şöyle devam ediyor “Anne ve baba olarak ne çok serbest olmalı ne de çok katı durmalısınız. Çocuğunuza seçenek sunarak, kararı o veriyormuş gibi hissettirmeniz kişilik gelişimine fayda sağlayacaktır. Bunun yanında seçenek sunulamayacak bir durum ise yaşadığı hayal kırıklığına eşlik etmeniz yeterli olacaktır. Çocuğunuz yediği yemeye itiraz edebilir ya da sizin seçtiğiniz pijamayı giymek istemiyor olabilir. Böylesi anlarda onun sınırlarına bir adım geri çekilerek alan açmanız gerekiyor. Bunu şimdi yemek istemiyorsun, ben yanlış anlamışım’ diyerek birkaç saat sonra yemek teklif edebilirsiniz. Giymek istemediği pijama yerine makul bir şeyler giymesi için seçenek sunabilirsiniz” “Beni üzüyorsun, canımı acıttın” demeyin! Çocuğunuzun vurma davranışı varsa, canımı acıttın’, bak beni üzüyorsun’ gibi cümleleri kesinlikle sarf etmeyin. Zira, bu tür söylemlerin çocukta suçluluk hissinin artmasına neden olacağına işaret eden Uzman Klinik Psikolog Mine Şahbaz, “Suçlanan çocuk da bu davranış döngüsünü devam ettirme eğiliminde olacaktır. Bunların aksine çocuğunuz size vurduğunda durdurmalı ve bana vuramazsın, birbirimize vuramayız’ cümleleriyle bunu size yapmaması gerektiğini hatırlatmalısınız. Sizin yıkılmadan, ona suçluluk hissettirmeden olumsuz tepkilerini göğüslüyor oluşunuz, bu süreci daha sağlıklı geçirmesine büyük katkı sağlayacaktır. Bana değil yastığa vurabilirsin, topa vurabilirsin’ gibi sonrasında yönlendirmeler yapabilirsiniz. Onun size kızdığını ve bu sebeple böyle davrandığını, bunu gördüğünüzü ama çözümün vurarak olmaması gerektiğini kriz anlarından sonra çocuğunuza söyleyebilirsiniz.” bilgisini veriyor. Birlikte oyun oynayın Evinizde duyusal oyunları ve oyuncakları arttırmanız, çocuğunuzun sakinleşmesini kolaylaştıracaktır. Hamurlar, su oyunları, yumuşak toplar ve sesli müzik aletleri gibi bedenden gelen zorlayıcı duyguları boşaltabileceği bir alan yaratmanız, gün içinde yaşadığı stresi oyuncaklar aracılığıyla bırakmasını sağlayacaktır. Bedensel hareketli oyunları ev içinde çocuğunuzla birlikte oynayarak onun işbirliğine daha açık hale gelmesini sağlayabilirsiniz. BHA - Beyaz Haber Ajansı Güncelleme Tarihi Temmuz 08, 2020 1826Oluşturulma Tarihi Şubat 26, 2019 1700Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Uzmanı Dr. Memnune Aladağ, sık ağlayan çocuklara doğru yaklaşım konusunda önemli bilgiler küçük çocuklarda uzun süren ve sık görülen ağlama krizleri, onun yaramazlığına değil çeşitli hastalıklarla karşı karşıya kaldığına işaret edebilir. Sürekli ağlayan çocuklarda altta yatan bir hastalığın olup olmadığı mutlaka belirlenmeli, kişisel çareler aramak yerine ilk olarak mutlaka uzman yardımı alınmalıdır. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Uzmanı Dr. Memnune Aladağ, sık ağlayan çocuklara doğru yaklaşım konusunda önemli bilgiler Ingimage2/5Çocuğunuz nefesi kesilene kadar ağlıyorsa...Çocukların nefesleri kesilinceye kadar ağlamaları, çoğu annenin büyük bir telaş ve merakla karşıladıkları bir durumdur. Oysa çocuğun aç olması, altının ıslak olması, sevgi ve ilgi gereksinimi duyması ve ağrı hissediyor olması gibi tüm duygu ve ihtiyaçlar bebekler ve küçük çocuklar tarafından ağlama yolu ile ifade edilir. Ancak çocuklarda ciddi rahatsızlıklar da onların hiç durmadan ağlamalarına neden olabilir. Nedenin belirlenerek doğru tedavi uygulanması için doktorun önerileri dışına çıkılmamalı, düzenli takipler aksatılmamalıdır. 3/5İlk hafta daha sık emzirmek ağlamasını azaltabilirAğlama krizlerinin nedenleri çocuğun yaşına göre değişiklik gösterir. İlk bir haftada bebekler kriz şeklinde ağlıyor ise bu durumun sebebi açlık olabilir. Bu dönemde genellikle gazı var zannedilir ve sürekli gaz çıkarma için masajlar uygulanır. Halbuki anne sütü ilk 3 gün az üretildiği için bebek çoğunlukla açlıktan ya da annesini istediği için ağlar. Sık sık emzirmek hem süt üretimini artırır hem de huzursuz olan bebeğin ağlama krizinin sonlanmasını sağlar. Bazen bebekler aç olmasa da ağlar ve annesinin kucağına gittiğinde susarlar. Anne karnında alışmış olduğu ve ona kendini güvende hissettiren anne kokusu onlara huzur verir. Her zaman olduğu gibi bu dönemde bebeğiniz ağladığında onu kucağınıza alıp emzirmeniz, onunla sakin bir ses tonu ile sevgi dolu konuşmanız kesinlikle işe ağlayan bebek kolik olabilirİlk üç ay ağlama krizlerinin en önemli nedeni, gaz sancısıdır. Her üç bebekten birinde görülen haftada üç gün, üç saatten fazla süren ağlama olarak tarif edilen kolik sancısı, fizyolojik bir durumdur ve çoğunlukla 3. ya da 4. ayda kendiliğinden sonlanır. Koliğin nedeni bilinmediğinden tedavisi de yoktur, ilaçlar bu sancıları sonlandırmaz. Ebeveynlerin sakin olması, bebeğin termal konforunun sağlanması gerekir. Bebeğe düzenli kolik masajı yapılması, gaz yapan besinlerden annenin uzak durmasının sağlanması, karnına ılık havlu koyulması bebeği rahatlatır. Gevşek bir battaniye ile kalça eklemi rahat hareket edecek şekilde sarıp sarmalanması, baş ve boyun desteklenerek küçük ritmik hareketlerle bebeği sarsmadan sallanması işe yarayan diğer davranışlardır. Bebek ağrısından dolayı anneyi sık emmek ister, çok emzirmenin sakıncası yoktur, elini veya emziği de emebilir, bunlar da bebeği rahatlatır. 5/5Çocuğunuzu isteklerini konuşarak anlatması için cesaretlendirin0-2 yaş döneminde ağlamasına hemen ilgi gösterilmesi ve yanına gidilmesi gerekir. Bu davranış kalıcı güven duygusunun gelişmesine alt yapı sağlar. 2 yaştan sonra ise her ağladığında istediklerini yapmak yerine, bu davranışı sonlandırdığında yanına gidip ilgilenilmeli, istediğini ağlayarak değil, konuşarak anlatması için çocuk cesaretlendirilmelidir. Sürekli ağlayan çocukların altta yatan bir hastalığının olup olmadığının belirlenmesi için mutlaka çocuk doktoruna başvurulmalı, gerekli muayene ve tetkikleri yapılmalıdır.

2 5 yaş ağlama krizleri