16 yüzyılda tiyatro alanında eser veren yazarlar
Budönemde eser veren değerli yazarların listesi bir hayli uzun olsa da en ünlüleri ve kitapları en çok tanınanları Dostoyevski, Lev Tolstoy, Ivan Turgenyev, Nikolay Vasilyeviç Gogol, Maksim Gorki ve Anton Çehov olarak gösterilir. Sözü geçen yazarlar çoğunlukla roman, hikaye ve tiyatro alanında eserlere sahiptir.
Bununen temel nedeni eğitim sistemindeki olgunlaşma evreleridir ve bu evreler klasik modernitenin Batı’daki 18 ve 19’uncu yüzyılda
Batıedebiyatındaki ünlü anı yazarları ve eserleri şunlardır: Sain-Simon : "Hatıralar" Rousseau : "İtiraflar" HATIRA (ANI) ÇEŞİTLERİ. a. Siyasî ve Askerî İçerikli Anılar Tanzimat döneminden itibaren anı yazma geleneği devlet yönetiminde bulunmuş önemli kişiler arasında da yaygınlaştı. Siyasî ve askerî olayların
12 yy. Doğum Yeri Tarihi Ölüm Yeri Tarihi; Rey: 25Ramazan543: Herat: 606/1210: Râzî en çok kelâm alanında eser vermiştir. Senevîlik, Sâbiîlik gibi İslâm dışı din ve mezheplere dair bilgi veren eser ilk defa Ali Sâmî en-Neşşâr'ın tahkikiyle yayımlanmıştır [66].
16 Yüzyılda Veba Üzerine Yazılmış Bir Tıp Eseri konusu ile yazarı hakkında bilgi almak ve kitap hakkında yapılan yorumlara göz atmak için hemen tıklayın, indirim fırsatları ile kolayca satın alın.
Site De Rencontre Totalement Gratuit Et Sérieux.
1. Herhangi bir olay, durum veya tasarının sahnede canlandiniması amacı ile yazılmış eserlere dramatik metin, bu metinlerin sahnede canlandırılması ile ortaya çıkan sanata ise ……….. boşluğa uygun olanı Tiyatro2. Hangisi röportaj türünde eser veren sanatçılardan Halit Ziya Uşaklıgil3. Hangisinin Cumhuriyet Dönemi’nde çağdaş Türk tiyatrosunun Batı tiyatrosu düzeyine getirilmesine önemli katkıları olmuştur?Cevap Muhsin Ertuğrul4. Şiirlerinde insanın evrendeki yerini araştıran, madde ve ruh problemini, iç dünyanın gizli duygu ve tutkularını eserlerine yansıtan sanatçı, eserlerini sağlam bir teknikle yazmıştır. Bazı gazetelere fıkralar da yazmış, Ağaç ve Büyük Doğu dergilerini çıkartmıştır. Çile adlı eserinde “Mutlak hakikat Allah’tır. Şiir, Allah’ı sır ve güzellik yolunda arama i işidir.” demiştir. Tohum, Para, Reis Bey eserlerinden parçada sözü edilen sanatçı verilenlerden hangisidir?Cevap Necip Fazıl Kısakürek5. Çok istediği sınıf başkanlığını 12 ye karşı 15 oyla kaybettiBu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni verilenlerden hangisidir?Cevap Mantık ve sırlama yanlışlığı6. Duruluk, anlatımda gereksiz kelimelere, sözlere yer vermemektir. Bir söz, cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamında daralma veya bozulma olmuyorsa o söz göre verilenlerden hangisi duru bir cümle değildir?Cevap Dilin söylediği güzel söz su gibidir, nereye akama orada çiçek Verilen eser yazar eşleşmelerinden hangisi yanlıştır?Cevap Yılkı atı Ece Ayhan8. İlk şiirlerini Yeni Mecmua’da yayımladı. Milli Mecmua, Hayat, Varlık dergilerinde çıkan şiirlerinde, halk şiirimizin öz ve biçim yapısından yararlandı. Bunlara Batılı, çağdaş bir özellik kazandırdı…Bu parçada sözü edilen sanatçı, verilenlerden hangisidir?Cevap Necip Fazıl Kısakürek9. Yazar çocuksu, sade bir anlatımı tercih etmiş. Büyük bir ustalık ve yoğunluk gerektiren bu çocuksu anlatımla gerçeklerin pek de alışkın olmadığımız yanlarına dikkat çekip onları görünür hale getirmiş. Daha önce yayımladığı öykülerinde olduğu gibi, bu eserinde de gerçeküstü imgeleri başarılı şekilde kullanmış. En az sözle çok şey anlatmak parça verilen metin türlerinin hangisine örnektir?Cevap Eleştiri10. Kalıplaştıklan için deyimlerin hiçbir sözcüğü cümlelerin hangisinde bu kurala uyulmamasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?Cevap Bu korkunç manzara karşısında saçlarımiz diken diken Verilen cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu yoktur?Cevap Bu durumun düzeleceğine inanıyorum12. Hikâye, roman, ani, mensur şiir, deneme, makale, tiyatro, monografi türlerinde eserler verdi. Eserlerinde, Türk toplumunun Tanzimat’tan sonra geçirdiği aşamaları anlattı…Bu parçada sözü edilen sanatçı hangisidir?Cevap Yakup Kadri Karaosmanoğlu13. Bu hikâyede alelade gerçek ile ulvi değerler arasında bir tezat vardır. Kahve, satılan eşya ve para fikri hayatın bir yönünü; kitap, aşk, ölüm ve şehadet başka bir yönünü gösterir…Bu parça verilen eleştiri türlerinin hangisinden alınmış olabilir?Cevap Eseri konu alan14. Ay, Dünyamızın1 tek doğal uydusu. Dünya nasıl Güneşin2 çevresinde dönüyorsa Ay da Dunyanın3 çevre sinde döner. Ay büyük bir gök cismi4 değil ama bize çok yakın olduğundan bu kadar parlak ve büyük parçadaki numaralanmış sözlerin hangisinde yazım yanlışı yoktur?Cevap 115. Amerikalı yazar ve gazetecidir. Ilk makaleleri lise yıllarında okul gazetesinde yayımlandı. Kısa ve gösterişsiz yazılanıyla tanındı. Yaşlı Adam ve Deniz acli eseriyle Nobel Edebiyat Ödülu nu aldı. Çanlar Kimin için Çalıyor, Silahlara Veda ve Ya Hep Ya Hiç eserlerinden bazılarıdırBu parçada sözü edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?Cevap Ernest Hemingway16. I. Dil toplumların millet olabilmesi için baş şart olduğu gibi fertlerin de gerçek anlamda varliklannin temel Dikkat edilirse, bilim ve kültürce ileri dolayısıyla gelişmiş ülkelerin sözlükleri, geri kalmiş ülkelerinkinden beş on kat daha Çocukta millet şuurunun uyanışı, dilin öğrenilmeye başlamasıyla aynı zamana Bizde her zaman içten içe akan kuvvetli bir edebi potansiyel cümlelerin hangileri anlamca aynı doğrultudadır?Cevap I ve III17. Fevzi’nin lokantasının önünden geçerken içeri daliverdik Içerde yüzü allak bullak oldu, oturmak istedi oturamadı kaprya baktı, dönüp kaçmak ister gibi bir hal aldı, kaçamadı. Gözlerini bana dikti, hüzünlü, Zorla ağzından dökülürcesine, özür…Cevap Röportaj18. Verilen cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu vardır?Cevap Toplantı öncesi nefis çaylar, poğaçalar, kekler ve yemekler yenildi19. Bu eserdeki hikayelerin dil ve uslubunda eski edebiyatimiza ait özellikler görülür. Tamlamalar ve uzun cümleler burada da karşımıza çıkar. Bununla beraber hikayelerde kelime, tamlama ve cümlelerde Türkçeye doğru belirgin bir yönelme vardirBu parça verilen metin türlerinin hangisinden alınmıştır?Cevap Eleştiri20. Vakit herhalde ikindiye yakındı Sokaklarda inanılmaz bir sessizlik vardı Düşman işgal altima giren bir kasaba böyle mi olurduBu parçada yay ayraç ile gösterilen yerlere sırasıyla hangi noktalama işaretleri getirilmelidir?Cevap , . . ?546 Türk Dili ve Edebiyatı 621. Nefi- Uslup meselest, padişahim! Her ulus kendine göre kahraman ister Kanuni’den sonraki padişahlar çağında kınında paslandi Osmani kılıç, ona yeniden su vermek gerek Sultan Murat-Kanimdaki kipirdanmalara yön verirsin sain Nefi- Sözdür eylemin yolunu açan, hünkarım!Bu parça ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?Cevap Manzum bir biçimde söylenmiştir22. Sıralı ve bağlı cümlelerde, yüklemdeki eyleme göre öznenin olmaması veya bir öznenin birden fazla yükleme bağlanması anlatım bozukluğuna yol açar. Buna özne eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğu cümlelerin hangisinde bu tür bir anlatım bozukluğu vardır?Cevap üst katta oturan yaşlı amcayı herkes seviyor, onu üzmüyordu23. Ali Rıza KızımŞevket Başka ne yapabilirdin baba, biz bu ekmeği nasıl yerdik?Hayriye Sakin, düşünceli Yavaş Şevket… Kocasının kendine döndüğünü görerek biraz şaşkın Evimizde misafirBu parça verilen metin türlerinin hangisine örnektir?Cevap Tiyatro24. 16. yüzyılda kaleme alınmış ve türünün başarılı ilk orneği kabul edilen “Don Kişot adlı romanın yazanı hangisidir?Cevap Miguel de Cervantes25. Verilen cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu vardır?Cevap Ağaçları güzelce budadı ve su I 1970-1980 yilan arasinda eser veren romancilar, birbirinden farklı konu ve tarzlan benimsemişlerdir.II Sanatı toplumdan soyutlamayan Abbas Sayar, ilk romani Yilki Atinda, vilkalığa bırakılmış……Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bilgi yanlışı vardır?Cevap III546 Türk Dili ve Edebiyatı 627. Hangisi Cumhuriyet Dönemi röportaj yazarlarından değildir?Cevap Recaizade Mahmut Ekrem28. Dünyadan elini eteğini çekmek isteyen aydın bir kişinin acı ve korkunç bir hakikatle karşı karşıya gelmesine tepkilerini anlatır…Bu parçada sözü edilen roman verilenlerden hangisidir?Cevap Yaban29. Röportaj türü en çok hangi edebiyat döneminde gelişme göstermiştir?Cevap Cumhuriyet30. Bir adam yaratmak adlı eserin yazarı verilenlerden hangisidir?Cevap Necip Fazıl Kısakürek31. Çocuğu ürkütmemeye çalışarak elimden tuttum cümlesindeki anlatım bozukluğunun sebebi hangisidir?Cevap Tamlayan eksikliği32. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu vardır?Cevap Bakanlık yapacağı sınav için para almamaya karar Verilenlerden hangisi Haldun Taner’in oyunlarından değildir?Cevap Midas ın Kulakları546 Türk Dili ve Edebiyatı 634. Hangisi 1950-1980 Cumhuriyet Dönemi romancılarından değildir?Cevap Ömer Seyfettin35. Bütün olayların durumların bizi koltuğumuzda tutmak için ayarlandığı romanlara alışmıştık?Cevap Okura dönük36. Verilen cümlelerin hangisinde yazım yanlışı yapılmıştır?Cevap Bafra da her mevsim farklı renklere bürünen Kızılırmak deltası..37. Verilen cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu vardır?Cevap Karanlıkta göz yordamıyla ilerlemeye çalışıyorduk38. Verilen cümlelerin hangisinde gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?Cevap Dün kötü bir rüya, kabus gördüm546 Türk Dili ve Edebiyatı 639. Hangisi 16. yüzyılda tiyatro alanında örnek veren sanatçılardan değildir?Cevap Thespis40. 1960 sonrası Türk tiyatrosu ile ilgili verilenlerden hangisi söylenemez?Cevap Oyunlara sansür ve denetim uygulanmıştır41. 1970 ile 1980 yılları arasında ………. romanıyla ön plana çıkan Oğuz Atay ironik birüslupla kaleme aldığı bu eserinde küçük burjuvanın düşünce biçimini ve davranışlarını eleştirirBu cümlede boş bırakılan yere verilenlerden hangisi getirilmelidir?Cevap Tutunamayanlar42. Abdi Ağa, Dikendüzü’nde beş köyün sahibidir. Köy halkına zulmetmektedirBu parçada sözü edilen eserin yazarı verilenlerden hangisidir?Cevap Yaşar Kemal43. Verilen cümlelerin hangisinde ki nin yazımı ile ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?Cevap Görüyorumki hala yaşadıklarımızdan ders çıkarmamış yanlışlarınızda ısrar ediyorsunuz44. Verilen cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?Cevap çamaşırları ben bulaşıkları kardeşim yıkadı45. Yahya Kemal Beyatlı’nın Hafız’ın kabrinde adlı şiiri batılı yapının basit ama sağlam bir örneğidir…..Bu parça aşağıdaki eleştiri türlerinin hangisinden alınmıştır?Cevap Eseri konu alan46. Medeniyetler zaman içerisinde değişir, insan toplumlarının dünyadaki üstünlüğü, ilişkilerinin ve teknolojik güçlerinin zaman içerisinde değişmesine bağlıdır. Medeniyet, değiştirilmediği ölçüde toplumunu eriten bir ateşten gömlek gibidir. Insan toplumu, çevreye uyumla yaşar; çevreye uymak için verdiği savaş onun yaratıcılığıdır, yani parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarının hangisinden ağırlıklı olarak yararlanılmıştır?A KarşılaştırmaB Tanık göstermeC Sayısal verilerden yararlanmaD TanımlamaCevap D Tanımlama47. I. Dil, toplumların millet olabilmesi için baş şart olduğu gibi fertlerin de gerçek anlamda varlıklarının temel Dikkat edilirse, bilim ve kültürce ileri, dolayısıyla gelişmiş ülkelerin sözlükleri, geri kalmış ülkelerinkinden beş-on kat daha Çocukta millet şuurunun uyanışı, dilin öğrenilmeye başlamasıyla aynı zamana Bizde her zaman içten içe akan kuvvetli bir edebî potansiyel cümlelerin hangileri anlamca aynı doğrultudadır?A I ve IIB I ve IIIC III ve IVD III ve IVCevap B I ve III48. Cümle içerisinde aynı anlama gelen sözcüklerin kullanılması anlatım bozukluğuna yol cümlelerden hangisi bu açıklamaya örnek olabilir?A Yangın tatbikatında sınıflar hızlıca Bugün çok hüzünlü ve üzgün Yaşadığı problemleri tek tek Gül kokuları baharın habercisi B Bugün çok hüzünlü ve üzgün – İstiklal Marşı’nı nasıl yazdınız?Yatağında yavaşça doğruluyor, yastıklara yaslanıyor, sesi birden canlanıyor– Doğacaktır, sana vadettiği günler Hakk’ın!Bu, ümitle, imanla yazılır. O zamanı düşünün… İmanım olmasaydı yazabilir miydim?Zaten ben, başka türlü düşünüp, başka türlü yazanlardan değilim. Bu, elimden gelmez. İçimde ne varsa bütün duygularım yazılarımdadır…Ve gözleri, yemyeşil Şişli sırtlarında, dilinde bir dua gibi aynı nağme titriyor. Kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın. – Ya büyük zafer üstadım… O anda ne duydunuz?– Ah, diyor. Allah’ım, ne muazzam zaferdi o!Beş altı saat içinde bir başka dünya parça aşağıdaki metin türlerinin hangisine örnektir?A MülakatB Gezi yazısıC AniD DenemeCevap A Mülakat50. Herhangi bir olayı, yeri, kişiyi tanıtmak; bir kimsenin bir konu veya sorunla ilgili görüşlerini almak, okuyucuyu bilgilendirmek amacıyla oluşturulan gazete veya dergi yazılarıdır. Titiz bir araştırma, inceleme ve gözlem gerektirir. Yazar, birikimini kendi görüşleriyle birleştirerek yazıya aktarır. Gazete ve dergilerde yayımlanmış olanlarına konuyla ilgili fotoğraflar da parçada hakkında bilgi verilen yazı türü aşağıdakilerden hangisidir?A Gezi yazısıB BiyografiC DenemeD RöportajCevap D Röportaj51. Aşağıdaki parçaların hangisinde iç konuşma tekniği kullanılmıştır?A Ayağıma uyandırması için ip dolarım, sandalı da bırakırım tarasın, uyurum, diye düşündü. Ama bugün seksen beşinci gün, dalga En sonunda kurtların ulumaları da duyuldu. Gecenin şüpheleri artıyordu. Bu gece tekin bir gece değildi. Aygır da, atlar da bunu Bir şey olduğu yoktu. Balık ağır ağır gezinip duruyordu. Yaşlı adam bir santim bile çekmemişti onu. Ipi sağlamdı, büyük balıklara O kısa sabah uykusunda, çok uzun bir rüya gördü. Rüyasında, büyük bir çayırda bekliyordu. Elinde bir karanfil demeti, birini A Ayağıma uyandırması için ip dolarım, sandalı da bırakırım tarasın, uyurum, diye düşündü. Ama bugün seksen beşinci gün, dalga Aşağıdakilerin hangisi Cumhuriyet Dönemi eleştiri yazarlarımızdan değildir?A Ahmet ŞuaypB Asım BezirciC Fethi NaciD Mehmet KaplanCevap A Ahmet Şuayp53. Shakespeare Kral Lear adlı tiyatro eserinde okuyucuya şu düşünceyi iletmek istemiştir Güzel ve parlak sözlere inanış körü körüne güven en güçlü kişileri bile yıkıma parçada yay ayraçla gösterilen yerlere sırasıyla aşağıdaki noktalama işaretlerinden hangileri getirilmelidir?A … ! ? ;B , . ; .C ! ! , .D . , ;Cevap D . , ;54. Mülakat için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?A Hüseyin Cahit Yalçın, Türk edebiyatındaki ilk Dil, ağırlıklı olarak sanatsal işlevde Yazar, kişisel görüşlerini ekleyerek yazısını kaleme Sorular, konunun bütününü kapsayacak nitelikte D Sorular, konunun bütününü kapsayacak nitelikte Evimin değeri iki yıl önceye göre yüzde otuz cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?A Mantık ve sıralama yanlışlığıB Anlam belirsizliğiC Kelimenin yanlış anlamda kullanılmasıD Anlamca çelişen kelimelerin kullanılmasıCevap C Kelimenin yanlış anlamda kullanılması56. Bu havasız, karanlık ve daracık yerde gecenin bu saatinde en çok parıldayan üç şey; kandilin alevi, muhasebecinin ışıltılı gözleri ve dövme demirden yapılma, kapağı açık, yedi kilitli bir dolabın içine istif edilmiş kuruşlardı. Duvardaki rafta sicil defterleri diziliydi. Buna ek olarak senelerdir birikmiş çeşitli evrak, çengellere asılmış torbalarda muhafaza parçada romanın yapı unsurlarından hangisine yer verilmemiştir?A OlayB KişiC ZamanD MekânCevap A Olay57. Amerikalı yazar ve gazeteci. İlk makaleleri lise yıllarında okul gazetesinde yayımlandı. Kısa ve gösterişsiz yazılarıyla tanındı. Yaşlı Adam ve Deniz adlı eseriyle Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldı. Çanlar Kimin İçin Çalıyor, Silahlara Veda ve Ya Hep Ya Hiç eserlerinden parçada sözü edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?A Emile ZolaB Albert CamusC Honore de BalzacD Ernest HemingwayCevap D Ernest Hemingway58. Bir paşa oğlu olan Ahmet Celâl, yedek subay olarak katıldığı Birinci Dünya Savaşı’nda bir kolunu kaybedince daha otuz beş yaşına basmadan her şeyin bittiğini, aşkın ve umutlarının sönüp gittiğini kendi içinde duyar. Emir eri Mehmet Ali’nin çağrısına uyan Ahmet Celâl, onun Porsuk Çayı kıyısındaki köyüne parçada sözü edilen eser, aşağıdakilerden hangisidir?A Ince MemedB YabanC Yılkı AtıD Kiralık KonakCevap B Yaban546 Türk Dili ve Edebiyatı 659. Aşağıdaki parçaların hangisinde kahraman bakış açısı kullanılmıştır?A Bir ara ip artık gelmez oldu; güneşin ilk ışıkları altında üzerindeki suları sıçratmaya devam etti. Sonra yeniden elinden kaymaya koyuldu; yaşlı adam diz çökmüş, çektiği iplerin yeniden karanlık sularda kayboluşunu Kapının zilini çalarken, birden yüzü asıldı. Fakat kapı açıldı ve Müzeyyen Hanım’ın yorgun ve sarı yüzü göründü. Hiçbir şey söylemeden Turgut’u içeri aldı. Oturma odasına geçtiler. Radyonun yanındaki koltukta genç bir adam Aradan seneler geçti. Yabancı bir şehirde,yabancı bir otel odasında, sırf bitip tükenmeyecek gibi görünen bir gecenin yalnızlığına karşı koymak için hatıralarımı yazmaya başladığım bu saatte, bir elim yine aynı küçük çocuk tavrıyla saçlarımı Kısrak yokuşu aşınca ovayı, ovanın ortasında kıvrıla kıvrıla akan ırmağı, ırmağın karşı tarafında dağınık düzende dolaşan atları gördü. Uzun, güçlü bir kişneme tutturdu. Atlar başlarını sesin geldiği tarafa C Aradan seneler geçti. Yabancı bir şehirde, yabancı bir otel odasında, sırf bitip tükenmeyecek gibi görünen bir gecenin yalnızlığına karşı koymak için hatıralarımı yazmaya başladığım bu saatte, bir elim yine aynı küçük çocuk tavrıyla saçlarımı Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “ki”nin yazımıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?A Hâlbuki “Kaldırımlar Şairi” olmaktan ziyade “Çile” isimli şiirimin şairi olmayı tercih Görüyorumki hâlâ yaşadıklarınızdan ders çıkarmamış, yanlışlarınızda ısrar Türk dili, dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil, şuurla Erkenden sokağa çıkmış, öğretmenin verdiği ödevleri yapmış mı ki?Cevap B Görüyorumki hâlâ yaşadıklarınızdan ders çıkarmamış, yanlışlarınızda ısrar Aşağıdakilerin hangisi 1970 ile 1980 yılları arasında romanlarda işlenen konulardan değildir?A Sosyal medyanın getirdiği sorunlarB Yurt dışına giden işçilerin sorunlarıC Kadınların karşılaştıkları sorunlarD Gecekondu halkının yaşadığı sorunlarCevap B Yurt dışına giden işçilerin sorunları62. • 1950 ile 1960 yılları arasındaki gelişmelerin başında Muhsin Ertuğrul’un çağdaş anlamda ilk özel tiyatro olan Küçük Sahne Tiyatrosunu kurması gelir.• 1960 sonrasında tiyatro yaşamı ve oyun yazarlığı kesintiye uğrayarak özel tiyatro sayısı azalır.• 1928 ile 1950 yılları arasında Ankara’da devlet tiyatroları kurulur, bazı büyük şehirlere şubeler açılır, turneler düzenlenerek tiyatro halkın ayağına cümleler “Cumhuriyet Dönemi Türk tiyatrosu” ile ilgili doğru-yanlış olarak değerlendirildiğinde sıralama aşağıdakilerden hangisi olur?A Y-Y-DB D-D-YC Y-D-YD D-Y-DCevap D D-Y-D63. I. Günümüzdeki anlamıyla çağdaş tiyatronun başlangıcı eski Yunan’da Bağ Bozumu Tanrısı Sophokles Sofokles adına yapılan dinî törenlere MÖ 6. yüzyılda Thespis Tespis koronun karşısına bir oyuncu çıkararak klasik tiyatroda diyaloğu 19. yüzyılda romantizm etkili olmuş; Schiller, Goethe, Victor Hugo gibi yazarlar öne 16. yüzyılın sonlarında Fransa’da, eserlerindeki konuları Yunan-Roma mitolojilerinden alan Maksim Gorki ve Shakespeare önplana cümlelerin hangilerinde yanlış bilgi verilmiştir?A I ve IIB I ve IVC II ve IIID III ve IVCevap B I ve IV64. Aşağıdaki eserlerin hangisi Adalet Ağaoğlu’na ait değildir?A Evcilik OyunuB TombalaC Bir Adam YaratmakD Kendini Yazan ŞarkıCevap C Bir Adam Yaratmak65. Bütün olayların, durumların bizi koltuğumuzda tutmak için ayarlandığı romanlara alışmıştık; kişiler de, çevreleri de bize doğru yönelirdi. Bu geniş, sağlam düzenin bir kurucusu olduğunu bilir, o kurucunun anlattıklarını dinler, gerekli her açıklamayıyapacağına güvenirdik. Sığıntılığın sınırlarında dolaşmak onurumuzu kırmazdı. Olaya katılmak, kahramanın yerini almak aklımızdan bile geçmez, ara sıra doğrulmaya yeltensek bile, bu çağrının bizi koltuğumuza daha iyi perçinleyecek bir aldatmaca olduğunu çok geçmeden parçada aşağıdaki eleştiri türlerinden hangisi ağır basmaktadır?A Eseri konu alanB Topluma yönelikC Okura dönükD TarihselCevap C Okura dönük66. Yazar çocuksu, sade bir anlatımı tercih etmiş. Büyük bir ustalık ve yoğunluk gerektiren bu çocuksu anlatımla gerçeklerin pek de alışkın olmadığımız yanlarına dikkat çekip onları görünür hâle getirmiş. Daha önce yayımladığı öykülerinde olduğu gibi, bu eserinde de gerçeküstü imgeleri başarılı şekilde kullanmış. En az sözle çok şey anlatmak parça aşağıdaki metin türlerinin hangisinden alınmıştır?A MakaleB DenemeC FıkraD EleştiriCevap D Eleştiri67. I Orta Asya’da çok yakında Türkiye ve Kazakistan’ın iş birliğiyle bir üniversite kurulacak.II Açılması planlanan bu üniversitede Türkçe ve Ingilizce eğitim verilecek.III Burada Türk dünyasından yaklaşık tam altı bin öğrenci öğrenim görecek.IV İki hükümet arasındaki bu anlaşmanın yakında imzalanması parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu vardır?A IB IIC IIID IVCevap C III68. Duruluk, anlatımda gereksiz kelimelere, sözlere yer vermemektir. Bir söz, cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamında daralma veya bozulma olmuyorsa o söz göre aşağıdakilerden hangisi duru bir cümle değildir?A Insanoğlunun zihni, çeşitli kaynaklardan gelen bilgileri Kuşlar arasında yarasa ne ise düşünceler arasında kuşku da Dilin söylediği güzel söz su gibidir, nereye akarsa orada çiçek Tekdüze ve monoton bir hayatın içinde başarılı olmak çok C Dilin söylediği güzel söz su gibidir, nereye akarsa orada çiçek Retorik ağır basar şiirlerinde. Bunun yanı sıra sınır tanımayan çeşitli imgeler kullanır. Bu imgeleri mantıksal bir örgü içinde sunar. Bu açıdan romantiklere benzer. Bunlara şiirin genel havasına ters düşüyormuş gibi görünen fakat aslında onun kurucu bir ögesi olan kara mizahı da eklemek parça aşağıdaki eleştiri türlerinden hangisine örnektir?A Topluma yönelikB Sanatçıya yönelikC TarihselD Okura dönükCevap B Sanatçıya yönelik70. Hayatın bizi şiir kılan yüzünde önce camlara yağmur damlaları dokunur 1 Sulu sepken üzerine açılan bir paragrafla bir kış romanı başlar uzaklarda II Derken ilk kar taneleri gökyüzünden dökülmeye başlar III Yaldızlı ve mutlu bir yılbaşı kartı karesinde kalabalık caddeler, ışıklı mağazalar, insanlar, mutlu kış akşamları IVBu parçada numaralandırılmış yerlerin hangisine diğerlerinden farklı bir noktalama işareti getirilmelidir?A IB IIC IIID IVCevap D IV71. Baba – Az önce avludan bir gölge geçti gibi Bana bakma sen! Benim beklemediğim gün, yanılmadığım saat mi var?Baba – Başlama gene şu akşam duasına…Ana – Halil’im ne zaman gelir, kim bilir?Baba Anma bana onun adını!..Ana – Anmamak elde mi? Garibim ne yer ne içer, düşünmez miyim?Baba – Adam olup da kendini düşünseydi!Bu parçada işlenen konu aşağıdakilerden hangisidir?A Yanlış Batılılaşmanın doğurduğu sonuçlarB İşgal altında yaşanan felaketlerC Aile içinde karşılaşılan sorunlarD Yabancı bir ülkede yaşanan zorluklarCevap C Aile içinde karşılaşılan sorunlar72. Ali Rıza Bey, Babiali yetiştirmelerinden bir mülkiye memuruydu. Dâhiliye kalemlerinin birinde çalışıyordu. Fakat kız kardeşiyle annesinin ölmesi onu İstanbul’dan soğutmuş, Suriye’de bir kaza kaymakamlığı alarak gurbete çıkmasına sebep parçada romanın yapı unsurlarından hangisi kullanılmamıştır?A KişiB OlayC ZamanD MekânCevap C Zaman73. Bana öyle geliyorki 1 konuşma dilimizin kelimeleri gittikçe azalıyor. Ara sıra II “Kuytu nedir?”, “Sağrı nedir?”, “Değirmi neye derler?” diye soran delikanlılara rast geliyorum III. Her şey kitaptan öğrenilmez. Bilgilerimizin bir kısmı da IV konuşmanın parçadaki numaralanmış yerlerin hangisinde yazım yanlışı vardır?A IB IIC IIID IVCevap A I74. On yedi, on sekiz yaşlarında gözüken bir genç, sırtında bir torba olduğu hâlde yorgun argin yürüyordu. Gün doğmadan önce yola çıkmış olan bu gencin sırtındaki torba, kırık demir parçalarıyla doluydu. Güneş batmak üzere olduğu hâlde daha ağzına bir lokma koymamıştı. Büyük bir gayretle yürüyor, acele ediyordu. Bu parçada aşağıdaki anlatım biçimlerinden hangisi ağır basmaktadır?A ÖykülemeB BetimlemeC AçıklamaD TartışmaCevap A Öyküleme75. …… Dönemi romanlarında Anadolu, değişik bölgeleriyle yansıtılmıştır. Örneğin Toroslar ve Çukurova, Orhan Kemal’in kaleme aldığı “Hanımın Çiftliği” ve “Bereketli Topraklar Üzerinde”; Orta Anadolu Bölgesi ise Fakir Baykurt’un “Yılanların Öcü”, “Tırpan” ve “Kaplumbağalar” romanlarına konu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?A TanzimatB ServetifünunC CumhuriyetD Milli EdebiyatCevap C Cumhuriyet76. I. Bütün gece bir damla uyumamış, nal seslerini sabırsızlıkla beklemişti. Sabaha doğru o dağ başının dondurucu ayazında, kapının önünde beklemeye başladı. Üç atlının karaltısı iki yüz metre kadar aşağıdaki korudan kurtulunca kendini tutamayıp onlara doğru Deli Kurt, yakın mesafeden göğsüne ok yemiş savaşçı gibi şöyle bir irkildi. Sonra kamaşan gözleriyle bir anda çevresini görmeyerek dehşete kapıldı. Bir eliyle gözlerini kapamak istedi, sonra elinde olmadan yılan sokmuşçasına fırlayıp ayağa Ayak seslerinin uzaklaşmasını dinliyordum. Bir şimendifer düdüğü… Keskin, acı acı ötüyor. Hayatımda büyük bir devrin kapandığı, korkunç yarına ilk adımı attığıman. Felaketlerimin başladığı saniyeyi tanıyorum. Hiç parçaların hangilerinde hakim bakış açısı kullanılmıştır?A I ve IIB I ve IIIC II ve IIID I, II ve IIICevap A I ve II77. Aşağıdaki parçalardan hangisi köy hayatını konu alan bir romandan alınmıştır?A Ertesi gece de beni köşkte kalmaya mecbur eden bir sebep çıktı Annem geldi. Gece sofra kalabalıktı. ngemin daveti üstüne, Doktor Ragıp’la annesi de yemeğe misafir gelmişlerdi. Ben, Nüzhet’in yanında oturuyordum, söze Bu ihtiyar, Kara Kağan’ın iyi kötü günlerini görmüş bir demirciydi. Çok savaşlara girip çıkmış, Kara Kağan tutsak edildiği zaman da onunla birlikte Çin’e götürülmüş, yıllarca Çin zindanlarında 1920 baharı, dağların sınır çizdiği Batı Anadolu’daki bu şehre barut kokularıyla geliverdi. Yine de sırtlar yemyeşildi, toprak kokusu yine de gönül alıyordu ve doruktaki karlar yine de sarışın fısıltılarla insanın içine ilıklık Sonraları Türkmen, toprağı ekmeye başladı. Artık bahar burnunu gösterince kadınlar, çocuklar dağlara göçüyor, erkekler çukurun sıcağında kalıyorlardı. Sonra pamuğa bulaştılar. Kadınlar da kalmaya D Sonraları Türkmen, toprağı ekmeye başladı. Artık bahar burnunu gösterince kadınlar, çocuklar dağlara göçüyor, erkekler çukurun sıcağında kalıyorlardı. Sonra pamuğa bulaştılar. Kadınlar da kalmaya Günaydın’ın babası çocuklarının eğitimini bahane edip alır tası tarağı, vurur Istanbul yollarına. Erol Günaydın, sekiz yaşındadır büyük şehre geldiğinde. Karadeniz şivesini düzeltmekle geçer ilkokul yılları. Ardından yatılı olarak Galatasaray Lisesine girer ve oyunculuk serüveni başlar. Tiyatroya olan yeteneğini edebiyatla besler. Günaydın o zamanları şöyle anlatır “O dönemde büyük bir edebiyat akımı vardı. Bütün edebiyatçılar Lambo’nun yerinde toplanırdı. Burada hep edebiyat konuşulurdu. Biz de takip ederdik.”Bu parça aşağıdaki metin türlerinden hangisinin özelliklerini taşımaktadır?A MülakatB RöportajC SöylevD Gezi yazısıCevap B Röportaj79. • Sorular tarafsız bir şekilde, önceden hazırlanır.• Cevaplar olduğu gibi okura aktarılır.• Resim ve belgelerle cümleler “mülakat” ile ilgili doğru-yanlış olarak değerlendirildiğinde sıralama aşağıdakilerden hangisi olur?A D-D-YB D-Y-DC Y-D-YD Y-Y-DCevap A D-D-Y80. – Sizde yazı nasıl doğar, gelişir, sürer ve kâğıda aktarılır?– Gerek hikâyede, gerek romanda hiçbir plan çıkartmıyorum. Biraz oluruna bırakarak gidiyor sonra başa dönüp yeni baştan yazmaya koyuluyorum.– Romanınız yeni çıktı ama tezgâhta başka çalışmalar vardır diye düşünüyoruz? Yanılıyor muyuz?– Okuduğum eserlerden yola çıkarak yakın dönem edebiyatımızla ilgili bir kitap var kafamda. Bir de Bir hikâye kitabı var parça aşağıdaki yazı türlerinin hangisinden valınmıştır?A MülakatB RöportajC DenemeD SohbetCevap A Mülakat81. ODABAŞI – Seni biz kendi isteğimizle bütün boyların başına seçtik. Bizim beyimiz artık sensin. Kutlu olsun! SESLER – Kutlu olsun! Şimdi sahne karanlıktır. Yalnız ortada bir ışık sütunu vardır. Köroğlu tamamen bu ışık sütunu içindedir.ODABAŞI – Konuşmasına devamla Oğuz’un içinde zulüm yok artık. Bize can üfledin, Oğuz töresini canlandırdın. Adın dillere destan!KÖROĞLU – Yurdunuzu candan sevin. Sıradan, saygıdan çıkmayın. Oğuz’un başına Tanrı acı vermesin! Kır At’in kişnemeleri duyulur.Bu parça için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?A Açıklamalar ayraç içinde Tarihî bir olaydan söz Konu olarak “vatan sevgisi” Mimik ve jestlere yer D Mimik ve jestlere yer Aşağıdakilerden hangisi 16. yüzyıl İngiliz tiyatro yazarıdır?A ÇehovB ShakespeareC SchillerD Victor HugoCevap B Shakespeare83. Aşağıdakilerden hangisi Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan romanlardan değildir?A AnkaraB SergüzeştC Yılkı AtıD TutunamayanlarCevap B Sergüzeşt84. 16. yüzyılda kaleme alınmış ve türünün başarılı ilk örneği kabul edilen “Don Kişot” adlı romanın yazarı aşağıdakilerden hangisidir?A Fyodor M. DostoyevskiB Albert CamusC John SteinbeckD Miguel de CervantesCevap D Miguel de Cervantes85. Odasına birinin girmesiyle uyandı; gözlerini açtı, Razumihin’i gördü. Razumihin kapıyı ardına kadar açmış, eşikte duruyordu. İçeri girip girmemekte kararsız gibiydi. Raskolnikov yatağından hızla doğruldu, bir şeyler hatırlamak istercesine Razumihin’e parçada aşağıdakilerden hangisine yer verilmiştir?A MekânaB DiyaloğaC Farklı zaman dilimlerineD Kişilerin fiziksel özelliklerineCevap A Mekâna86. Yenilmemek ve unutulmamak için yaşamam gerekiyor. Gerçekleri yarınlara ancak bu yolla iletebilirim. Bunu yapıyorum. Yürümekten başka hiçbir şey bilmeden tarihin bir molasında tüm çaresizlere ulaşmayı umuyorum. Onların beni anlayabilecekleri bir molaya kadar beklemeyi bilirim. Kaç bin yıl olursa olsun… Beni anlayacak olanlarOnlar!…Bu parçada aşağıdaki anlatım tekniklerinden hangisi kullanılmıştır?A ÖzetlemeB AnlatmaC İç diyalogD Bilinç akışıCevap D Bilinç akışı87. I Bekir Yıldız, ilk romanlarında Almanya’da çalışan işçilerin sorunlarını işler.II Muzaffer Izgü, eserlerinde gecekondu halkının yoksul yaşantısını konu edinmiştir.III Oktay Rifat, “Fikrimin Ince Gülü”nde işçi sorunlarını ele almıştır.IV Pınar Kür ve Sevgi Soysal gibi yazarlar romanlarında kadınların karşılaştıklasorunları ele cümlelerin hangisinde bilgi yanlışı vardır?A IB IIC IIID IVCevap C III88. I Sabahattin Eyüpoğlu’nda, Tanzimattan bu yana aydınlarımızın yaptığı gibi körü körüne bir Avrupa hayranlığı yoktur.II O en geçerli sanat ürünlerinin doğudaki değerleri anlamak ve benimsemek olduğunu savunur.III Türkiye’nin ve Türk insanının çağdaş kültür düzeyine ulaşması için uluslararası varlıkları dilimize çevirmeye çalışmıştır.IV O’nu yalnızca usta bir çevirmen olarak bilenler cümlelerin hangisinde yazım yanlışı yoktur?A IB IIC IIID IVCevap C III89. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu vardır?A Bakanlık yapacağı sınav için fiyat almamaya karar Resmî yazışmalar dil bilgisi kurallarına uygun Öğretmenler, başarılı öğrencilerini tebrik Şiddetli rüzgâr nedeniyle yangın kısa sürede A Bakanlık yapacağı sınav için fiyat almamaya karar Türk Dili ve Edebiyatı 690. İlk makalelerini lise yıllarında okul gazetesinde yayımladı. “Yaşlı Adam ve Deniz” adlı eseriyle Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldı. Bazı eserleri şunlardır Silahlara Veda, Çanlar Kimin Için Çalıyor, Ya Hep Ya Hiç, Klimanjaro’nun Karları…Bu parçada sözü edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?A Victor HugoB TolstoyC DostoyevskiD Ernest HemingwayCevap D Ernest Hemingway91. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde virgülün kullanımı yanlıştır?A Bu yıl yaz tatili için Antalya’ya gideceğim, Doktor, hemşireleri çağırıp, onlarla Evet, yirmi yıldan beri bu mesleği Ali, Mehmet ve o çok iyi B Doktor, hemşireleri çağırıp, onlarla Türk Dili ve Edebiyatı 692. Aşağıdaki sanatçı-eser eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?A Ali Canip Yöntem – Tahrib-i HarabatB Orhan Şaik Gökyay – Destursuz Bağa GirenlerC Asım Bezirci – On Şair On ŞiirD Neyzen Tevfik – HiçCevap A Ali Canip Yöntem – Tahrib-i Harabat93. Batılı şiirde eski kural, biçim ve düzenlerin yıkılması yapı işini kolaylaştırmış değil, zorlaştırmıştır. Eski düzeni yıkan yeni şair, yeni bir düzen yaratmak zorundadır. Birçoğuna göre yeni şiirdeki serbestlik; işin kolayına kaçmak, kuramadığı yapıyı küçümsemektir. Yeni şairler arasında işin kolayına kaçanlara göre, şiirin yapısına önem verenler dünkünden daha parça aşağıdaki türlerin hangisinden alınmıştır?A SohbetB EleştiriC FikraD RöportajCevap B Eleştiri94. Nef’i – Üslup meselesi, padişahım! Her ulus kendine göre kahraman ister Kanuni’den sonraki padişahlar çağında kınında paslandı Osmanlı kılıcı, ona yeniden su vermek Murat – Kanımdaki kıpırdanmalara yön verirsin şair!Nefî – Sözdür eylemin yolunu açan, hünkârım!Meyve tam olgunlaştı mı, çürümeye başlar Murat – Bu millet hızını aldı, gücü aldı. Yorgun bir küheylâna bindim ben, – O küheylânın eskisi gibi koşabilmesi için küheylândan daha çok yorulması gerek binicinin miBu parça için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?A Dekorla ilgili ayrıntılara yer Konu günlük hayattan Manzum bir biçimde Jest ve mimikler C Manzum bir biçimde Ahmet Bey bu kasabada yaşıyor ve çok cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?A Özne – Yüklem uyumsuzluğuB Yanlış anlamda sözcük kullanılmasıC Gereksiz sözcük kullanımıD Nesne eksikliğiCevap D Nesne eksikliği96. Aşağıdakilerden hangisi Cumhuriyet Dönemi tiyatro yazarlarından değildir?A Necip Fazıl KısakürekB Ahmet Kutsi TecerC Recaizade Mahmut EkremD Melih Cevdet AndayCevap C Recaizade Mahmut Ekrem97. Hafif bir rüzgâr dolduruyordu odayı Güneş yüzüne dokunuyor bir an eğleştiktensonra gidip karşı duvarda bir gölet oluşturuyordu. Yüzüme baktı “Neredeydin ” parçada ayraçla gösterilen yerlere sırasıyla aşağıdaki noktalama işaretlerinden hangileri getirilmelidir?A … . . !B . . ?C … ; , !D . ; , ?Cevap B . . ?98. Yahya Kemal Beyatlı’nın “Hafız’ın Kabrinde” adlı şiiri, Batılı yapının basit ama sağlam bir örneğidir. Somut bir gülle başlayan şiir gelişe gelişe soyut bir gülle, şairin ölümsüzlüğü düşüncesiyle bitiyor. Bütün benzetmeler bayat denecek kadar eski ve Doğulu ama yapı Batılı ve bizim için yeni. Hiçbir dizeye tutarsız, gelişigüzel diyemezsiniz. Ama bunun için her sözün gelişme içindeki yerini, sondaki düşünceye doğru gidişteki payını parça aşağıdaki eleştiri türlerinin hangisinden alınmıştır?A TarihselB Sanatçıya yönelikC Topluma yönelikD Eseri konu alanCevap D Eseri konu alan99. Aşağıdakilerden hangisi mülakat türü için söylenebilir?A Alanında tanınmış kimselerle Dil, şiirsel işlevde Sorular doğaçlama Üç veya altı kişiyle A Alanında tanınmış kimselerle Aşağıdakilerden hangisi 1960 sonrası Cumhuriyet Dönemi’nde yazılmış tiyatro eserlerindendir?A Vatan yahut SilistreB Keşanlı Ali DestanıC Şair EvlenmesiD Macera-yı AşkCevap B Keşanlı Ali Destanı101. □ Bize Çukurova’dan bahseder misiniz?□ Yollar tozsu kokar. Gece yolculuğu bir hoştur Çukurova’da. Adam, ayak bileklerine kadar toza gömüle gömüle yürür. Her bastıkça iki yana serin bir toz fışkırır. Ve gecenin karanlığında yıldızlar… Yıldızlara çiy düşmüştür. Yıldızlar ıslak ıslaktır. Gecenin karanlığında insan düz ovayı, alabildiğine dümdüz, bedeninin her yerinde duyar, ürperir. Bu ürperti hoşa parça aşağıdaki türlerin hangisinden alınmış olabilir?A SohbetB EleştiriC RöportajD MakaleCevap C Röportaj102. Aşağıdakilerden hangisi röportajın özelliklerinden değildir?A Gazetede ve dergilerde Objektiftir, yorum Açık ve anlaşılır bir dil Bilgi ve belgeye B Objektiftir, yorum □ Üzerinizde en fazla tesir yapanlar kimler olmuştur?□ Bizim edebiyatın ve Fransız edebiyatının tesirleri, hemen hemen aynıdır. Bizim eskilerden en çok okuduğum Evliyâ Çelebi, Naîmâ, Nedim, Nefî… Yenilerden, Hüseyin Rahmi ve Reşat Nuri. Süleyman Nazif’i unuttunuz. Ercüment Ekrem Bey bu sorumu, bir an bile cevapsız bırakmadı□ Süleyman Nazif’i bir iksir gibi parça aşağıdaki türlerin hangisinden alınmıştır?A MülakatB EleştiriC SohbetD MakaleCevap A Mülakat104. Röportaj türü en çok hangi edebiyat döneminde gelişme göstermiştir?A FecriatiB TanzimatC ServetifünunD CumhuriyetCevap D Cumhuriyet105. Aşağıdakilerden hangisi röportaj türünde eser veren sanatçılardan değildir?A Ruşen Eşref ÜnaydınB Yaşar KemalC Halit Ziya UşaklıgilD Fikret OtyamCevap C Halit Ziya Uşaklıgil106. Romanda dünyadan elini eteğini çekmek isteyen bir aydın kişinin acı ve korkunç bir hakikatle karşı karşıya gelmesinin tepkilerini anlatır. Aydın kişi ile köylüler acı ve korkunç hakikat arasındaki düşünce ayrılığı bütün ayrıntılarıyla verilmiştir. Yazar, hep Ahmet Celal’in karamsar gözüyle bakar olaylara, kişilere. Ama bu, söylenmesi yürek isteyen birtakım acı gerçeklerin söylenmemesine engel parçada sözü edilen eser aşağıdaki sanatçılardan hangisine aittir?A Yakup Kadri KaraosmanoğluB Peyami SafaC Yahya Kemal BeyatlıD Yaşar KemalCevap A Yakup Kadri Karaosmanoğlu107. I. İnce MemedII. Yılkı AtıIII. TutunamayanlarNumaralanmış eserler aşağıdaki sanatçılarla eşleştirildiğinde hangi yazar dışta kalır?A Oğuz AtayB Abbas SayarC Yaşar KemalD Tarık BuğraCevap D Tarık Buğra108. Aşağıdakilerden hangisi 1950- 1980 Cumhuriyet Dönemi romancılarından değildir?A Talip Apa dinB Orhan KemalC Ömer SeyfettinD Adalet AğaoğluCevap C Ömer Seyfettin546 Türk Dili ve Edebiyatı 6109. I Birşey olduğu yoktu.II Balık ağır ağır gezinip duruyordu.III Yaşlı adam bir santim bile çekememişti onu.IV Ipi sağlamdı, sırtında öyle gerilmişdi ki sular sıçrıyordu cümlelerin hangilerinde yazım yanlışı vardır?A I ve IIB I ve IVC II ve IIID III ve IVCevap B I ve IV546 Türk Dili ve Edebiyatı 6110. Üzgün bir haber alınca moralimiz hemen cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?A Kelimenin yanlış anlamda kullanılmasıB Mantık ve sıralama hatasıC Anlam belirsizliğiD Kelimenin yanlış yerde kullanılmasıCevap A Kelimenin yanlış anlamda kullanılması111. I. Örümcek AğıII. Bir Adam YaratmakIII. Avrupa’da Bir CevelanIV. SergüzeştNumaralanmış eserlerden hangileri Necip Fazıl Kısakürek’e aittir?A I ve IIB I ve IVC II ve IIID III ve IVCevap A I ve II112. I 1950-1960 yıllarında tiyatro ele aldığı sorunları sergilemekle kalmayıp yorumlamaya yönelmiş, yazarlar bireysel sorunları aşarak toplum sorunlarını ele almışlardır. II “Tanrılar ve Insanlar” Orhan Asena, “Cengiz Han’ın Bisikleti” Refik Erduran bu dönem eserlerinden bazıdır. III 1960 sonrası tiyatro yaşamı ve oyun yazarlığı gelişmeye başlamış, özel tiyatroların sayıları artmış, üniversitelerde tiyatro eğitimi başlatılmıştır. IV “Midas’ın Kulakları” Cenap Şahabettin, “Ayak Bacak Fabrikası” Sermet Çağan bu dönemin belli başlı parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bilgi yanlışı vardır?A IB IIC IIID IVCevap D IV113. Aşağıdaki yazar-eser eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?A Haldun Taner – Keşanlı AliDestanıB Adalet Ağaoğlu – Fikrimin İnce GülüC Ahmet Kutsi Tecer – KöşebaşıD Abdülhak Hamit Tarhan – Örümcek ağıCevap D Abdülhak Hamit Tarhan – Örümcek ağı114. 19. yy. dünya edebiyatı tiyatrosuna ……….. akımı etkili olmuştur. Schiller ve Goethe, Victor Hugo gibi önemli isimler bu akıma öncülük cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?A romantizmB realizmC sembolizmD naturalizmCevap A romantizm115. Sıralı ve bağlı cümlelerde, yüklemdeki eyleme göre öznenin olmaması ya da bir öznenin birden fazla yükleme bağlanması anlatım bozukluğuna yol açar. Buna özne eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğu hangisinde bu tür bir anlatım bozukluğu vardır?A Kitapçı sergenlerini dolduran ve okuru bekleyen kitaplara Üst katta oturan yaşlı amcayı herkes seviyor, onu Tarlanın bir ucunda biri, bir ucunda da başka biri Gözlerimizi sonuna kadar açmışona bakıyoruzCevap B Üst katta oturan yaşlı amcayı herkes seviyor, onu Yeni çıkan kitabı karıştırırken Orhan Veli için ilk yazdığım yazılardan birini hatırladım Hemen hiçbir yazımı saklamadığım gibi onu da saklamadım Eski gazetelerden onu kim bulup çıkaracak Dursun durduğu yerde bugün onu belki ben de beğenmem. Bu parçada ayraçla gösterilen yerlere sırasıyla aşağıdaki noktalama işaretlerinden hangileri getirilmelidir?A . . ? .B . ! .C ! . ? .D . . . ;Cevap A . . ? .117. Hikâyede alelade gerçek ile ulvi değerler arasında bir tezat vardır. Kahve, satilan eşya ve para fikrî hayatın bir yönünü; kitap, aşk, ölüm ve şehadet başka bir yönünü gösterir. Hikâye basit gibi görünmekle beraber zengindir. Bir giriş vazifesi gören birinci paragrafta yazar, zaman ve mekânı belirtirken derin psikolojik bir görüşe de yer parça aşağıdaki eleştiri türlerinin hangisinden alınmış olabilir?A Topluma yönelikB TarihselC Eseri konu alanD Sanatçıya yöneCevap C Eseri konu alan118. – Zafername– Demdeme– Tahrib-i HarabatYukarıdaki eserlerin ortak özelliği aşağıdakilerden hangisidir?A Milli Edebiyat Dönemi’ne ait Sade ve anlaşılır bir dil Eleştiri türünde kaleme Ömer Seyfettin tarafından C Eleştiri türünde kaleme Gece. Bir köy evinde bir oda, Huri, sağda, bir yer döşeğinde yatmakta; uyuyamadığıiçin bir sağa bir sola dönmekte. Soldaki kapı yavaşça açılır,Osman girer. Huri doğrulur.HURI Osman sen misin?OSMAN Benim ana. Sen daha uyumadın mı? HURI – Nerde kaldın yine yavrum buvakte dek? Nerdeyse tan Durmuş’la çene çaldık biraz köşe başında. Sen ne diye uyumadın? HURIYataktan kalkar, duvara asılı gaz lambasını yakar, odanın bir başka köşesine seriliyatağı göstererek Uyku mu girer benim gözüme sen yatağa girmedikçe? Ananı bilmez misin?Bu parça için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?A Olay diyaloglar şeklinde Tarihî ve mitolojik bir konu Dekorla ilgili unsurlara yer Zaman ve mekân unsurlarından B Tarihî ve mitolojik bir konu Sanat yaşamına şiirle başladı. Folklor araştırmaları, fıkra, röportaj, hikâye, roman, tiyatro ve senaryo türlerinde eserler verdi. Yurt gerçeklerini yansıtan röportajları ve dergilerde yayımlanan hikâyeleriyle ünü yaygınlaştı. Eserlerinde, çoğunlukla Çukurova insanlarının yaşamlarını anlattı. Eserlerinden bazıları; Orta Direk, Yer Demir Gök Bakır, Demirciler Çarşısı Cinayeti, Yusufçuk Yusuf’ parçada hakkında bilgi verilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?A Rifat IlgazB Haldun TanerC Orhan AsenaD Yaşar KemalCevap D Yaşar Kemal546 Türk Dili ve Edebiyatı 6121. I Bir gazetecinin, ünlü ya da uzman bir kişiyle yaptığı görüşmeleri aktardığı yazılara mülakat görüşme adı verilir. II Sorular mülakat sırasında doğaçlama sorulur. III Görüşme kayıt altına alınır. IV Görüşmeye katılan kişi ya da kişilerinduygu ve düşünceleri olduğu gibi yazıya parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde bilgi yanlışı vardır?A IB IIC IIID IVCevap B II122. Bu eserdeki hikâyelerin dil ve üslubunda eski edebiyatımıza ait özellikler görülür. Tamlamalar ve uzun cümleler burada da karşımıza çıkar. Bununla beraber hikâyelerde kelime, tamlama ve cümlelerde Türkçeye doğru belirgin bir yönelme parça aşağıdaki metin türlerinin hangisinden alınmıştır?A EleştiriB TiyatroC RöportajD RomanCevap A Eleştiri123. Türk edebiyatında eleştiri – – – – Dönemi’nde gazeteler sayesinde gelişmiştir. Recaizade Mahmut Ekrem “Takdir-i Elhan” ile “Zemzeme Mukaddimesi”ni bu dönemde kaleme parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?A Milli EdebiyatB Tanzimat EdebiyatıC Fecriati EdebiyatD Servet-ifünun EdebiyatıCevap B Tanzimat Edebiyatı124. -Yeni bir roman hazırlıyor musunuz?– Düşünüyorum.– Bugün için felsefe ve sanatın birbiriyle olan münasebetini nasıl açıklarsınız?– Felsefe ile münasebeti olmayan hiçbir insan faaliyeti yoktur. Batı’da da, bütün insanlar felsefi bir temele dayanırlar. Bu parça aşağıdakilerin hangisinden alınmıştır?A DenemeB BiyografiC RöportajD EleştiriCevap C Röportaj125. Basketbol oynamaya başladığımızda ben on, kardeşim sekiz cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdaki değişikliklerin hangisiyle düzeltilebilir?A “oynamaya” yerine “oynamayı”getirilerekB başladığımızda” sözcüğü “başladığımda” yapılarakC “kardeşim” yerine “o” yazılarakD “on” sözcüğünden sonra “yaşındaydım” getirilerekCevap D “on” sözcüğünden sonra “yaşındaydım” getirilerek126. Aşağıdakilerden hangisi toplumcu gerçekçi yazarlardan değildir?A Cevat Şakir KabaağaçlıB Samim KocagözC Kemal BilbaşarD Namık KemalCevap D Namık Kemal546 Türk Dili ve Edebiyatı 6127. Aşağıdakilerden hangisi farklı bir bakış açısıyla yazılmıştır?A Lakin, bu köyde de hiç kimse kolsuz olduğumun farkında değil… Oysa, burada, isterdim ki farkında olsunlar. Zira, sağ kolumu ben onlar için kaybettim. Istanbul’da zilletim olan şey burada şerefimdir. Hatta, ilk günler Mehmet Ali ile köyde dolaşırken şuna buna rastgeldik mi, hemen sağ yanımı Az kaldı “Aysel” diye haykıracaktım. Ama onun yabancı bakışları dilimi bağladı. Tek bir söz söyleyemedim. Başımı yere eğdim, utanmaktan yüzüne bakamıyordum. Odaya büyük bir sessizlik çöktü. Baytemir olmasaydı orada işler ne olurdu Uçsuz bucaksız beyazlığa gün vuruyordu. Bazen bir bulut gölgesi bu sonsuz, bu bozulmamış beyazlığı gölgeleyip geçiyordu. Güneş vurunca ipil ipil milyonlarca beyazlık göğe doğru sıçrayıp insanın gözünü Oysa, ben ne acayip, ne korkunçtum. Bilakis… Ve buraya yabancılardan kaçıp geldim, yabancının cevrinden kaçıp geldim. Ta ki, kendi kanımdan, kendi canımdan bu küçük insan cemiyetinin içine karışayım; onunla haşır neşir olayım, onda kimsesizliğimi unutayım diye…Cevap C Uçsuz bucaksız beyazlığa gün vuruyordu. Bazen bir bulut gölgesi bu sonsuz, bu bozulmamış beyazlığı gölgeleyip geçiyordu. Güneş vurunca ipil ipil milyonlarca beyazlık göğe doğru sıçrayıp insanın gözünü Hikâye, roman, ani, mensur şiir, deneme, makale, tiyatro, monografi türlerinde eserler verdi. Eserlerinde, Türk toplumunun Tanzimat’tan sonra geçirdiği aşamaları anlattı. Gerçekçi küçük hikâyelerden romana geçti. omanlarında, birbirini tamamlayan bireysel ve toplumsal yaşam zincirimizi betimledi. Romanlarındaki tiplerin çoğu, iç dünyaları zengin, kötümser, düzensizlik kurbanı törelere, geleneklere bağlı kişilerdir. Hemen her romanında, tarihsel olaylara bağlı insanların kişiliklerini yansıttı. Bazı eserleri Kiralık Konak, Sodom ve Gomore, Yaban, Ankara…Bu parçada sözü edilen yazar aşağıdakilerden hangisidir?A Yakup Kadri KaraosmanoğluB Ömer SeyfettinC Mehmet Akif ErsoyD Nazım HikmetCevap A Yakup Kadri Karaosmanoğlu129. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu yoktur?A Eğitimin problemlerine destek Özel ilgilerim arasında müzik dinlemeyi Ektiği fidanlar kısa zamanda boy Bu durumun düzeleceğine D Bu durumun düzeleceğine Türk Dili ve Edebiyatı 6130. I 1970-1980 yılları arasında eser veren romancılar, birbirinden farklı konu ve tarzları benimsemişlerdir. II Sanatı toplumdan soyutlamayan Abbas Sayar, ilk romanı Yılkı Atı’nda, yılkılığa bırakılmış bir atın hikâyesini anlatır. III Kiralık Konak’la dikkat çeken Oğuz Atay, bu eserinde ironik bir anlatımla küçük burjuvanın düşünce biçimi ve davranışlarını eleştirir. IV Ümit Kaftancıoğlu, romanlarında köylünün sorunlarını, devletin eğitim ve öğretime, öğretmenlere karşı tutumunu ele alır. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bilgi yanlışı vardır?A IB IIC IIID IVCevap C III131. Roman türünün yetkin örnekleri 19. verilmeye başlanır. Roman bir tür olarak karakteristik özelliklerini romantizm ve realizm akımları sayesinde bu yüzyılda kazanır. Aşağıdakilerden hangisi bu yüzyılın önemli yazarlarından değildir?A StendhalB Daniel DefoeC BalzacD Emile ZolaCevap B Daniel Defoe132. Aşağıdakilerden hangisinin Cumhuriyet Dönemi’nde çağdaş Türk tiyatrosunun Bati tiyatrosu düzeyine getirilmesine önemli katkıları olmuştur?A Muhsin ErtuğrulB Ahmet Mithat EfendiC Namık KemalD Abdülhak Hamit TarhanCevap A Muhsin Ertuğrul133. Cumhuriyet Dönemi tiyatrosu 1923-1950 için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?A Anayasa değişiklikleriyle demokratik ortamın aldığı yaralardan ciddi biçimde etkilenmiştir. Özel durum gerekçesiyle oyunlara sansür ve denetim Hem oyun yazarlığı hem de çeşitli tiyatro yönelişleri açısından verimli bir dönem olmuş, Dormen Topluluğu ve Kent Oyuncuları adlarında özel tiyatrolar “Ve Değirmen Dönerdi” Haldun Taner, “Tanrılar ve İnsanlar” Orhan Asena, “Cengiz Han’ın Bisikleti” Refik Erduran, “Biraz Gelir misiniz?” Aziz Nesin bu dönem eserlerinden Güçlü ve acımasız iş adamları, kurnaz fırsatçılar, içgüdüleri doğrultusunda hareket eden kadınlar vb. temalar D Güçlü ve acımasız iş adamları, kurnaz fırsatçılar, içgüdüleri doğrultusunda hareket eden kadınlar vb. temalar Herhangi bir olay, durum veya tasarının sahnede canlandırılması amacı ile yazılmış eserlere dramatik metin, bu metinlerin sahnede canlandırılması ile ortaya çıkan sanata ise ……………. parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?A şiirB romanC tiyatroD hikâyeCevap C tiyatro135. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı yapılmıştır?A Bafra’da her mevsim farklı renklere bürünen Kızılırmak Deltası kuş cenneti görülmeye Eski TCDD Lokali restore edilerek Kent Müzesi Samsun’daki Tütün İskelesi Atatürk’ün ayak bastığı ilk Şehir merkezinden ayrılmadan önce Amisos Tepesi’ne A Bafra’da her mevsim farklı renklere bürünen Kızılırmak Deltası kuş cenneti görülmeye Tarih ve doğa meraklıları için son bir hatırlatma yapmak isterim Mağara yerleşimleriyle Tekkeköy Amazon Kalesi’yle Salı Pazarı, nilüferleriyle Ladik Gölü Bütün bu noktalar merkezden sadece birkaç saat uzaklıktadır Bu parçada yay ayraçla gösterilen yerlere sırasıyla aşağıdaki noktalama işaretlerinden hangileri getirilmelidir?A . . … .B . … .C . ; . …D ; … …Cevap B . … .137. Bir cümlede, anlam bakımından birbiriyle ters düşen kelimelerin veya sözlerin bir arada kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar. Bu açıklamaya göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A Bu sınavdan yüksek not alacağıma Kesinlikle bu yarışmayı sen de Yazmayı bırakıp yeniden heykel yapmak Gerçek bir sanatsever olduğunu hep B Kesinlikle bu yarışmayı sen de HUSREV- Allahaismarladık anne!ULVİYE- Husrev! Sen gidersen öldürürüm En hazin tonuyla. Anne! Bırak beni bu cemiyet içinde yaşamayım. Bir kolumda sen, birinde Selma, tımarhanede ölmek istiyorum. Husrev döner, sağdaki kapıya doğru birkaç adım atar. Durur; kapıdaki birinci, ikinci sivil memurlara bakar.HUSREV- Memurlara Geçin iki yanıma, memur beyler! Memurlar Husrev’in iki yanına geçerler. Husrev zahmetle kapıya doğru yürür.ULVİYE- Başını kaldırmış çığlık koparıyorEvladım! Gitme! Gitme!Bu parça için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?A Olaylar diyaloglar şeklinde Anlatımda jestlere yer Dil heyecana bağlı işleviyle Manzum biçimde D Manzum biçimde Türk Dili ve Edebiyatı 6140. Aşağıdakilerden hangisi 16. yüzyılda tiyatro alanında eser veren yazarlardan değildir?A ShakespeareB CorneilleC MoliereD ThespisCevap D Thespis141. Üç Şehitler Destanı’nı incelemeye şeklinden başladım. Bütün kıtalar, bir iki istisna hariç, dörder dizedir. Bu dizelerin birincileriyle üçüncüleri ara sıra, ikincileriyle dördüncüleri ise her zaman uyaklıdır. Herhangi bir ölçü kullanılmamakla birlikte büsbütün serbestliğe de parça aşağıdaki eleştiri türlerinin hangisinden alınmış olabilir?A TarihselB Okura dönükC Eseri konu alanD Topluma yönelikCevap C Eseri konu alan142. Aşağıdaki eserlerden hangisinin türü eleştiri değildir?A Tahrib-i HarabatB Araba SevdasıC Zemzeme MukaddimesiD Takdir-i ElhanCevap B Araba Sevdası143. Fransız yazarlardan Bay Ernest Renan’ın “İslam ve İlim” adlı konferansı, uzun zamandan beri gazetelere konu ve sermaye olmaktadır. Bu konferansın metni daha yeni elime geçti. Metin kısa bir şey ise de içindeki yanlışları ortaya koymak, birkaç yüz cilt kitap yazmayı gerektiriyor. Bunun için düşünce ve kanaatlerimi yazmakla söylenilmiş şeyleri boş yere tekrar etmiş olmayacağımdan eminim. Islam’ın, ilmi engellemediğini, tam aksine teşvik ettiğini ispat etmek için yanımda yeteri kadar kitap bulunmadığına parça aşağıdaki metin türlerinin hangisinden alınmıştır?A TiyatroB RöportajC EleştiriD MakaleCevap C Eleştiri144. Mülakat türü için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?A Ağırlıklı olarak dil ötesi işlevde Sorular önceden Yapılan görüşme kayıt altına Telefon veya mektupla ön görüşme A Ağırlıklı olarak dil ötesi işlevde Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “ki”nin yazımıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?A Evdeki hesap çarşıya Akşamki yemeğe geç Görüyorumki hâlâ aynı Öğretmenin sınıftaki tutumu C Görüyorumki hâlâ aynı Aşağıdakilerden hangisi Cumhuriyet Dönemi röportaj yazarlarından değildir?A Ruşen Eşref ÜnaydınB Hikmet Feridun EsC Falih Rıfkı AtayD Recaizade Mahmut EkremCevap D Recaizade Mahmut Ekrem
Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir. ANTİK ÇAĞ Tiyatro ilk kez IO 6. yüzyılda Yunan toplumunda dinsel törenden özerkleşerek bir sanat türü haline geldi; dinsel ya da pratik ölçütlerle değil, estetik ölçütlerle değerlendirilen bir "oyun" a dönüştü. Yunan toplumunda tiyatronun öncülü, şarap, bereket ve bitkiler tanrısı Dionysos'u kutsamak için yapılan Bacchanolia şenliklerinde bir koronun söylediği dithyramboy şarkılarıydı. Koro, bu şarkılarda, farkı kişilerin konuşmasını canlandırmak için söz ve tavır değişikliğinden yararlanıyordu. Daha sonra, oyuncu ve oyun yazarı Thespis, koronun karşısına, farklı kişilikleri farklı maskelerle temsil eden bir oyuncu koydu. Böylece daha karmaşık konular ele alınabiliyor, farklı anlatım biçimleri denenebiliyordu. İÖ 534'te Atina'daki ilk tiyatro şenliğinde, Thespis'in bir tragedyası ödül kazandı. Bu tarihten sonrada tragedyalar Dionysos şenliklerinin bir parçası olarak gelenekselleşti. İÖ 5. yüzyılın ilk yarısında, Aiskhylos, koroyu 50 kişiden 12 kişiye indirerek ve ikinci bir oyuncu ekleyerek bugünkü Batı tiyatrosunun da temelini attı. Artık birden fazla kişi arasında yaşanan bir olayın, bir ilişkinin, sahnede canlandırılması olanağı doğmuştu. Aiskhylos, tragedyayı Dionysos cümbüşündeki azgın ve utançsız kökeninden de kopardı. Tiyatro önemli kişilerin başından geçen önemli olayları yüceltmiş bir üslupya temsil etme sanatı haline geldi. Efsaneleri, mitleri ve efsaneleşecek kadar eski olayları işleyen tragedyanın dinsel, ahlaki ya da siyasi bir mesaj vermesi, toplumu ve evreni bir bütün olarak temsil etmesi bekleniyordu. Hiyerarşik bir evrendi bu En üstte tanrılar katı yer alıyor, altta ölümün, sürgünün ve cezanın yurdu bulunuyor, bu ikisinin ortasında da oyunun, dramatik eylemin gerçekleştiği yuvarlık sahneyle temsil edilen insanların dünyası duruyordu. Tragedya, daha sonra Sophokles ve Euripides tarafından daha da geliştirildi, gerçekçi gözlem öğeleri katılarak Aiskhylos'taki soyutluğundan bir ölçüde uzaklaştırıldı. Komedya ise İÖ 486'dan başlayarak Atina'da Lenia kış şenliğinde yapılan yarışmalarla yaygınlık kazandı. Yunanca Komos sözcüğünden türeyen komedya, Dionysosçu kökenlerine tragedyadan çok daha bağlı kaldı. İÖ 6. yüzyıldan sonra Yunan egemen sınıfları arasında gözden düştüğü halde köylülerin ve yoksul halkın yaşamında önemini koruyan soytarılık, hokkabazlık, herkesin birbiriyle utançsızca çiftleştiği bahar ayinleri gibi avam öğeler, komedyada önemli yer tutuyordu. Dili de konuşma diline yakındı. Eski Komedya'nın en büyük temsilcisi Aristophanes'in oyunları, siyasal ve toplumsal yergicilikleriyle ahlaki bir görev de üstlenmişlerdir. Euripides'in İÖ 406'da ölümünden ve Atina'nın İÖ 404'te yenilgisinden sonra tragedya iyice geriledi ve komedya en popüler tür haline geldi. İÖ 320'den sonra, Büyük İskender döneminde ortaya çıkan Yeni Komedya eskisinden oldukça farklıydı. Mitolojik öğelerin yerini genç Atinalıların erotik serüvenleri ve aile yaşamları almış, eski şen, cümbüşlü ve grotesk üslup da daha gerçekçi ve yumuşak bir anlatıma dönüşmüştür. Bu dönemden günümüze yalnızca Menandros'tan bazı parçalar kalmıştır. Eski Yunan tiyatrosunun önemli bir özelliği kamusallığıdır. Oyunları ortalama 10 bin ile 20 bin seyirci aynı anda izleyebiliyordu. Eski Yunan oyunları, Sofokles'in trajedileriyle teknik yetkinliğe ulaşmıştır. Sofokles oyunlarında dekor kullanan ilk tiyatro yazarıdır. Aiskhylos, Sofokles ve Euripides konularını mitolojisinden alan oyunlar yazmıştır. Bu üç yazar, sonradan Aristo'nun Poetika adlı yapıtında belirlediği kurallara uygun oyunlar yazmışlardır. Bu kurallardan biri zaman, yer ve eylemde birliktir. Eski Yunan komedisinin tanınmış yazarlarından Aristofanes, oyunlarında dönemin siyaset adamlarının ve düşünürlerinin yanlış tutumlarını alaya TİYATROSU Roma, tiyatroya özgü bir katkı yapmaktan çok Yunan tiyatrosunu taklit etmekle yetinmiştir. Bununla birlikte, Roma toplumunun estetik bir eşiği aşamayan, ama belli bir canlılığı sürdüren yöresel bir oyun geleneği vardır. Bunlardan biri, yöresel hasat şenlikleri ve evlilik törenlerinde hokkabaz-oyuncu- şarkıcıların söylediği ve belli bir temsil öğesini de barındıran carmina Fescenninay'dı. Güney İtalya'da doğan ve IO 3. yüzyılda Roma'da yaygınlaşan bir başka yöresel türde fabula Atellanay'dı. Fars, parodi ve siyasal taşlama öğelerini içeren bu oyunlar, İtalyan tiyatrosuna palyaço Maccus ve budala Bucca gibi tipler kazandırdı. Bir Yunana oyununu Latinceye çevirerek Yunan tiyatrosunu Roma'ya tanıtan kişi Yunanlı Livius Andronicus'tur. İlk Romalı oyun yazarı olan Naevius, fabula palliata adı verilen türün de kurucusudur. İÖ 2. yüzyılda Roma tiyatrosunun en önemli iki temsilcisi, Plautus ve Terentius, Yunan, Yeni Komedyası'nı, Roma toplumuna uyarladı. Ama Roma'da tiyatroya gidenler, özelliklede Terentius'un daha düşünsel içerikli oyunlarını izleyenler nüfusun sınırlı bir kesimini oluşturuyordu. Roma tiyatrosu, en baştan beri, Yunan kentlerinden daha büyük bir nüfusun incelmemiş, zevklerine cevap vermeye yönelikti. İzleyici çekmeyen oyunlara ayrılmış ödeneğin şenlik yöneticisince iptal edilebildiği bir ortamda, oynanan oyunlarda da gösteri öğeleri öne çıktı. Senecan'ın bu gelişmeye bir tepki olarak yazdığı oyunlar IS oynanmaktan çok, yüksek sesle okunmak için yazılmıştır. Roma döneminde tiyatro sanatı ile ilgili en önemli eser, Horatius'un Ars Poetika'sıdır. Ars Poetika'da, tiyatronun eğitici işlevi ve biçimsel düzeni hakkında açıklamalar yapılmıştır. Roma tiyatrosunun iki büyük komedya yazarı Plautus ve Terentius, Atina Yeni Komedyasından aldıkları konuları Romalının günlük yaşantısına, aile ilişkilerine uyarlamışlardır. Amaç, seyirciyi, günlük ilişkilerini yöneten kurallar korusunda Hristiyanlık, geleneğin sürekliliğinin parçalandığı bir ortamda, kendi tiyatrosunu yoktan var etti, kendi inançlarından yeni bir tiyatro türetti. Ortaçağ, kilise tiyatrosunun yanı sıra akrobatların, soytarıların, hokkabazların tek kişilik ya da grup halinde yaptığı gösterilerde hem halk arasında hem de saraylarda ilgi görüyordu. Ama tiyatroyu yeniden kurallı bir oyuna, yani sanata dönüştüren, oyunun yazılı öğesini vurgulayan kilise oldu. Bunun ilk örnekleri, Kitabı Mukaddes'ten belli bölümlerin sahne etkileri de gözetilerek seslendirilmesiydi. Bu seslendirme daha sonra 10. yüzyılda oyuncular ve diyaloglarla gerçek bir canlandırmaya dönüştü. 13. yüzyıldan sonrada manastırların dışına yayıldı; artık kent yönetimleri de yapım giderlerini üstleniyordu. Dinsel tiyatronun manastır dışında gelişen birbirine bağlı bir dizi kısa oyunlardan oluşan dizilerdi ve 2-3 gün boyunca oynanıyordu. Gizem oyunlarının sahnelenmesini de loncalar gibi özel kentsel örgütler üstlenmiştir. Her lonca, kendi zaanatıyla ilişkili olan bir oyunun giderlerini karşılıyordu. Başlangıçta, oyunlar, "ev" adı verilen süslenmiş tahta platformlar üzerinde oynanıyordu. İtalya'da bir alanın ortasında oturan seyirciler, alanın çevresine yerleştirilmiş platformlar üzerinde oynanan oyunu izliyordu. İngiltere'de ise oyunlar araba gibi çekilen pagent adı verilen tekerlekli sahnelerde oynanıyordu. Gizem oyunları başlangıçta Latince diyaloglardan oluşurken, sonradan yerel diller yaygınlaştı. Bu da oyunların halk geleneğinden ve mizahi öğelerden yana zenginleşmesini sağladı. Dinsel tiyatronun öteki iki türünden biri mucize oyunları, öbürü ise ibret oyunlarıdır. İbret oyunları ilk kez İngiltere'de ortaya çıkmıştır. Ortaçağ tiyatro düşüncesi yeni bir görüş üretmemiş, türlerin ayrımı, ahlak eğitimi gibi antik dönem kuramcılarının düşüncelerini yinelemiş, tragedyada yıkımın yazgı olduğunu vurgulamıştır. Tiyatro düşüncesinin gelişmemiş olmasının nedeni, ortaçağda tiyatronun yasaklanması, din adamlarının tiyatronun zararları üzerinde bildiriler yayımlamış olmalarıdır. RÖNESANS Rönesans tiyatrosu İtalya'da başladı, ama en önemli ürünlerini Rönesans'ı geç yaşayan İngiltere gibi ülkeler verdi. 15. yüzyılda İtalya'da Plautus, Terentius ve Seneca'nın oyunları yeniden okunmaya başlamıştır. Yüzyılın sonuna doğru bu yazarların oyunları önce Roma, sonra Ferrara'da sahnelenmiştir. İtalyan Rönesans tiyatrosu, mimarlık açısından da klasik tiyatroya öykünüyordu. 1414'te, Romalı mimar Vitruvius'un Mimarlık Üzerine adlı kitabı keşfedildi ve Avrupa dillerine çevrildi. Bu yapıta dayanılarak İtalya'da Roma tiyatroları inşa edilmeye başladı. Bu çalışmaların ürünü olan Venedikli mimar Andrea Palladio'nun tasarlayıp 1585'te Vincenzo Scamozzi'nin tamamladığı Vicenzo'da ki Olimpico Tiyatrosu, Avrupa'nın günümüze ulaşan en eski kapalı tiyatrosudur. Scamozzi, geri plandaki kemerlerin arkasına, sokak sahnelerini gösteren üç boyutlu perspektif panoları yerleştirmişti. Rönesans tiyatrosunun en özgün yönlerinden bir de perspektife verdiği önemdir. Rönesans döneminin başında İtalyan tiyatrosu fazla kuralcı bir yola sapmış, klasik ölçülere ve Aristoteles'in zaman, mekan ve eylem birliği ölçütüne bağlı kalma adına uzun bir süre cansız ürünler vermiştir. Gene de Plautus'un açık saçık komedyaları, bu dönemde, Aristo ve Ruzzante gibi iki önemli yazara esin kaynağı oldu. İtalyan tiyatrosuna ulusal bir dil ve yerel karakterler kazandıran bu iki yazardan sonra, İtalyan'ın dünya tiyatrosuna en önemli katkısı olan Commedia dell'arte doğdu. Canlı bir halk tiyatrosu geleneğine dayanan ve farklı öğeleri bütünleştiren Commedia dell'arte edebi bir metne değil, doğaçlama oyunculuğuna dayanan bir tiyatro türüydü. Kökenleri ortaçağ cambazlığına, mime ve fabula Atellana'ya değin götürülebilecek olan Commedia dell'arte'nin yeniliği, topluluk oyununa dayanmasıydı. Sürekli bir arada çalışan ve çok uzun bir süre aynı rolü oynayan oyuncular, daha öncesi eşi görülmemiş bir virtüözlük düzeyine ulaşabiliyordu. Oyunlarda senaryo vardı, ama her oyuncu diyalogun kendine düşen bölümünü zaman içinde istediği gibi geliştirebiliyordu. Venedikli pinti tüccar Pantalone gibi bütün tiyatroya mal olacak tipleri Commedia dell'arte yarattı. Profesyonel kadın oyuncu kullanan ilk tiyatroda Commedia dell'arte'ydi. İtalyan tiyatrosu 16. yüzyılda sahneyi edebiyattan arındırırken, İspanya da tam tersini yaptı; tiyatroyu yeniden edebileştirdi, en önemli edebiyat ürünlerini tiyatro alanında verdi. İspanya Reform hareketinden etkilenmediği için, eski dinsel tiyatro, auto sacramental ayin oyunu adıyla devam etti. Bu tek perdelik oyunlar, öteki ülkelerde dinsel tiyatroyu gülünçleştiren öğelerden arındırıldığı için, İspanya'nın en iyi şairleri de bu alanda yeteneklerini denemekten çekinmediler. Ülkenin ilk sabit tiyatroları da, İspanyol edebiyatının Altın çağ olarak anılan bu dönemde yapıldı. İspanyol tiyatrosu, kendini klasikçiliğin kurallarıyla sınırlamamasıyla İtalyan tiyatrosundan farklıydı. Duyguya, lirizme, tutkulu eylemlere yer veriyordu. En önemli yazarları, orta sınıf törelerini ve entrikalarını konu alan özgün bir İspanyol türü olan perdelerin ve kılıç oyunu tarzında binden çok yapıt yazmış olan Lope de Vega ile İspanyol barok üslubunun en tipik temsilcisi olan Calderon'dur. İtalyan Rönesansı'nın etkisi İngiltere'de daha geç ve daha zayıf hissedildi. Bu yüzden, Elizabeth dönemi 1558- 1603 yalnızca tiyatroda değil, genel olarak edebiyatta özgün İngiliz geleneğinde kurulduğu yıllar oldu. Aslında bu dönemde İngiliz tiyatrosu karşıt etkilere açık durumdaydı Bir yandan Protestan kilisesinin nüfuzunu kırmak için Corpus Christi Yortusu'nu kutlamak yasaklanmış, bu da gizem ve ibret oyunlarının gerilemesine yol açmıştır. Öte yandan , saray tiyatroyu İngiliz ulusak kimliğini pekiştirmek içinde kullanmak istiyordu. Bütün bunlara karşı, Avrupa'daki düşünsel, ahlaki ve dinsel çatışmaların özgürleştirici etkisi de 16. yüzyılın sonuna doğru şiddetlendi. Bunun sonucunda ortaya tiyatro da bu gerilimli, yeniliklere açık ruh halini yansıtıyordu. İngiliz tiyatrosu, kendi özgün ortaçağ geleneğinden aldığı mirası kara Avrupa'sının daha incelmiş buluşlarıyla kaynaştırarak, saray tiyatrosunun sınırlarını aşan, toplumun her kesimine seslenebilen bir sanat türü yarattı. Marlovu'un, Shakespeare'nin, Beaumant ve Fletcher'in oyunlarını herkes izleyebiliyordu. İngiltere'de de ilk tiyatrolar, 1576'dan başlayarak Elizabeth döneminde kuruldu. Bu ilk tiyatrolar, daha önce oyunların sahnelendiği han avlularının biraz daha geliştirilmiş biçimiydi; seyirciler, üstü açık bir yapı içinde, yükseltilmiş bir tahta platformdan oluşan sahnenin üç yanında bulunan sıralarda oturuyordu. İzleyicilerle oyuncular arasındaki alış veriş, İtalyan tiyatrosundan daha fazlaydı. Buna karşılık biletler de daha ucuzdu. 1590'larda her tiyatro soylu bir kişinin desteğiyle işletiliyordu. İtalyan tiyatrosundan bir farkı da, kadın oyuncuların olmamasıdır. Kadın rollerini çoğu zaman erkek oyuncular üstleniyordu. Elizabeth'ten sonra gelen James döneminde 1603-25, tiyatro içerik olarak klasikçiliğe daha çok yaklaşırken, konu zenginliğini ve ufuk genişliğini de yitirmeye başladı. Bu dönemde, Ben Janson, John Ford, John Webster ve John Lyly gibi yazarlar zaman, mekan ve eylem birliği kurallarına önem verirken, trajedi ve komediyi de birbirinden daha kesin çizgilerle ayırdılar. 17. yüzyılın ortalarına doğru İngiliz tiyatrosu, maske ve dekor gibi görsel öğelere daha çok yer vermeye başlamıştı. 1642'deki burjuva devriminden sonra tiyatrolar kapatıldı ve sahne sanatı çok uzun bir süre eski canlılığına kavuşamadı. Fransa'da düzenli tiyatro toplulukları 16. yüzyılda yaygınlaşmıştır. Bunların repertuvarında, ibret ve mucize oyunları kadar, kaba bürlesk ve parodiler de yer alıyordu. Ama Fransa'nın öbür Avrupa ülkeleri gibi özgün bir yerel tiyatro geleneği yoktu. Bu yüzden İtalyan Rönesansı'nın etkisini kolayca benimsedi. 17. yüzyılda ülkenin güçlü bir merkezi yönetim altında birleşmesini sağlayan Başbakan Kardinal Richeliu, en gelişmiş sahne teknolojisini içeren bir tiyatro binası yaptırdı. Richeliu, trajedi ile komedinin birbirinden ayrılması, tiyatrodan traji-komik öğelerin atılması içinde çalıştı. Ama dönemin üç önemli yazarından biri olan Corneille'in Le Cid'i Kardinalin yerleştirmeye çalıştığı klasik birlik kurallarını hiçe sayan bir trajikomediydi. Corneille'in rakibi Racine ise klasikçi kuralların içinde kalarak trajediye romantik bir ton kazandırdı. Konularını Yunan-Roma mitolojisinden ve tarihten alan bu iki yazara karşılık Moliere, Fransız toplumunun gündelik yaşamından aldığı tiplerle kendi çağını aşan bir modern komedi anlayışının kurucusu oldu. Üstelik, dönemin en sevilen oyun yazarıydı. 17. yüzyılda Avrupa'nın başka ülkelerinde de ulusal tiyatrolar kuruldu. Ama, bunların çoğu, sınırlı bir izleyici kesimine seslenebilen saray tiyatroları olarak kalacaktı. Opera ve balede gene aynı dönemde, soylu sınıfın seyirlik sanatları olarak yüzyılın ikinci yarısında, İngiliz Restorasyon dönemi 1660-85 tiyatrosu Elizabeth dönemine geri dönmek istediyse de, İngiliz aristokrasisinin soğuk mizah anlayışını yansıtan bir töre komedisinden öteye gidemedi. Restorasyon tiyatrosunun en başarılı örneği sayılan William Congreve'in The Way of the World'ü Dünyanın Hali bile günümüzde sahnelenmektedir. İtalyan tiyatrosunun en önemli yazarı 18. yüzyılın ortasında bir çok komedi kaleme alan Carlo Gordoni' SINIF TİYATROSUNUN DOĞUŞU 18. yüzyılın Avrupa tiyatrosuna getirdiği en büyük yenilik, yükselmeye başlayan orta sınıf için üretilen burjuva oyunlarıydı. Bu türün öncülüğünü Fransa'da Diderot, Almanya'da da Lessing yaptı. Orta sınıf tiyatrosu, ahlakçılığıyla Rönesans öncesi dinsel tiyatroyu andırıyor, ama konularını aile yaşamından alması ve duygusallığı ile daha modern bir ruh halini yansıtıyordu. İngiltere'de Georg Lillo, The London Merchantor, the History op George Barnwell 1731; Londralı Tüccar ya da George Barnwell'in öyküsü adlı yapıtında orta sınıftan kişilere yer vererek bir orta sınıf trajedisi yaratmayı denemiş, İtalya'da da Vittorio Alfieri oyunlarında eski Yunan öykülerinin içini güncel orta sınıf tutkularıyla doldurmuştu. Bu dönemde, klasik trajedi ve komedi, varlıklarını daha çok operada sürdürdüler. John Gay'in The Beggar's Opera'sı 1728; Dilenci Operası popülerliğini daha sonra da koruyan bir şarkılı komediydi. Komedi, 18. yüzyılın en başarılı tiyatro yapıtlarının verildiği türdür. İngiltere'de Richard Steele'in, Nivelle de La Chausee'nin acıklı komedileri bugün de bulvar tiyatrolarınca sürdürülen bir türün ilk örnekleriydi. Buna karşılık, Oliver Goldsmith ve Richard Sheridan, Elizabeth dönemi ve sonrasının töre komedisini geliştiridiler. Eski canlılığı yitiren commedia dell'arte geleneği ise Fransa'da Marivaux, İtalya'da da Goldoni ve Gozzi'nin oyunlarıyla daha edebi ve düşünsel bir yaşama kavuştu. 18. yüzyıldan günümüze kalan en popüler komediler, Fransız oyun yazarı Beaumarchais'nin Le Barber de Seville'i 1775; Sevil Berberi, 1944 ile Le Mariage de Figaro' YÜZYIL VE ROMANTİZM 19. Yüzyıl romantizm çağıydı. Romantizmin başarılı olduğu edebiyat türü ise tiyatro değil, şiirdi. Bununla birlikte, Almanya'da daha 18. yüzyılın sonlarından başlayarak oldukça iddialı bir romantik tiyatro ortaya çıktı. Yeni tarzın en başarılı değilse bile en sevilen örneklerini Friedrich Schiller verdi. Goethe de başlangıçta bu akım içinde yer almış ve ilk oyunu Götz von Berlichingen 1773; Demir Elli Şövalye von Berlichingen, 1933 ile coşkunluk akımının, yeni ruh halini yansıtan en güçlü belgelerden birini ortaya koymuştu. Kleist'in Prinz Fiedrich von Homburg'u da Alman romantik tiyatrosunun tipik ürünlerinden biriydi. Romantizm, tiyatroda güncel konuların, orta sınıf yaşamına özgü konuların yerini tarihin almasına yol açtı. Fransa'da Hugo'nun Hermani'si ve Alfred de Musset'nin bazı oyunları, bu tarihsel duyarlığı yansıtıyordu. Almanya'da yüzyılın ikinci yarısında Wagner'in bütün sanatları birleştirmeyi amaçlayan müzik dramları da tarihselciliğin atavizme doğru gerileme eğilimini temsil eder. Gerek Hugo'nun, gerekse Wagner'in yapıtlarında, sahnelemeyi son derece güçleştiren bir "insanüstü hacimler yaratma" tutkusu görülür. 19. yüzyılda tiyatroda daha hafif tarzlar da ortaya çıktı. Bürlesk, burletta şarkılı fars ve vodvil bu dönemin en yaygın türleriydi. Eugene Scribe karakter gelişiminden çok entrikaya uyarak yazdığı için "iyi kurulu oyun" olarak adlandırılan 400'e yakın yapıtıyla Paris sahnelerinde geniş bir seyirci kalabalığı toplayabildi. Eugene-Marin Labiche aynı yöntemi fars türüne uyguladı, Scribe'in bir başka öğrencisi Victorien Sardou da oyunlarının yüzeyselliğine karşın ünlü oyuncu Sarah Bernhardt'ın oyunculuğundan yararlanabildi. 19. yüzyılda tiyatro sanatını sürdürenler yazarlardan çok, oyuncu-yönetmenlerdi. Bernhardt'ın yanı sıra, Charles Kean ve "sir" unvanını alan ilk oyuncu olan Henry Irving gibi oyuncular, yalnızca sıradan oyunlara değil, Shakespeare ve Racine'in yapıtlarına kendi damgalarını basarak bir yorum olduğunu kanıtladılar. 19. yüzyıl sonunda tiyatroda yeniden daha "ciddi" eğilimler ortaya çıktı. Norveç'te Ibsen'in, İsveç'te Strindberg'in, Rusya'da Çehov'un oyunlarıyla tiyatro edebi değerini yeniden kazandı. Her üç yazar da edebiyata gerçeklik akımının içinde başlayıp daha sonra simgecilik, izlenimcilik ve dışavurumculuk gibi modernist akımların ilk örnekleri sayılan yapıtlar verdiler. Gene aynı dönemde Almanya'da Gerhart Hauptmann ile Rusya'da Maksim Gorki, kapitalizmin insan yaşamında yol açtığı yıkımı gösteren oyunlarıyla tiyatroda doğalcılığın başlıca temsilcisi oldular. Varoluşun karanlık yüzüne işaret eden bu tür oyunlar kolayca seyirci çekmediği için, 19. yüzyılda Fransa, Almanya ve İngiltere'de, gişe hasılatını gözetmeyen bir "bağımsız tiyatro" hareketi doğdu. 1887'de Fransa'da Andre Antoine'ın kurduğu Theatre-Libret Özgür Tiyatro, Almanya'da Otto Brahm'ın Frei Bühne'si Özgür Sahne ve İngiltere'de Jacob Grein'ın Independent Theatre Club'ı Bağımsız Tiyatro Kulübü başta Ibsen olmak üzere, Hauptmann, Strindberg, Lev Tolstoy ve George Bernard Shaw gibi eleştirel ve karamsar yazarların oyunlarını sahnelemeyi üstlendi. Tiyatroda doğalcılığın bir başka önemli ürünü de Rusya'da 1898'di kurulan Moskova Sanat Tiyatrosu'ydu. Çehov'un oyunlarını sahnelemesiyle ünlenen bu tiyatronun kurucusu Konstantin Stanislavski, son derece ayrıntılı ve planlı bir hazırlığa ve uzun prova süresine dayalı yönetim anlayışıyla tiyatroda "gerçeklik yanılsamasını" TİYATRO Batı tiyatrosu bugün de genel olarak Stanislavski'nin sahne düzeni ve oyunculuk anlayışına dayalı bir gerçekciliği sürdürmekle birlikte, 20. yüzyılın ilk yarısında dışavurumculuk, gelecekçilik ve Bertolt Brecht'in epik tiyatrosu gibi gerçekçilik karşıtı akımlar da etkili oldu. Bu akımların hepsi farklı amaçlar ve yöntemlerle de olsa, sanatın gerçeği yansıttığı düşüncesine karşı çıktılar; doğallık yanılsamasını kırarak sanatın doğal değil yapılmış bir şey olduğunu savundular. Geliştirdikleri deneysel teknikler tiyatroyu bir vakit geçirme ve eğlenme aracı olmaktan çıkardığı için de çoğu zaman seyirci çekemedi, hatta skandallara yol açtı. Bu yeni akımların bir başka özelliği de, oyun yazarları kadar sahne tasarımcıları ve yönetmenlerin de öne çıkması, kuramcı kimliğini kazanmalarıydı. Deneysel tiyatro üzerinde etkili olmuş kuramcıların başında, İsveçli tasarımcı Adolphe Appia gelir. Appia, sahnenin bir gerçeklik atmosferi veren "sahici" dekor öğeleriyle doldurulmasına karşı çıkıyor, bunun yerine yapıtın "ruhunu" ortaya koyacak yalın bir sahne düzeni öneriyordu. Doğalcı ayrıntıların yerine, dikkati oyuncunun jestleri üzerinde toplayacak ve dramatik gerilimi çıplak bir biçimde dışa vuracak basit bir dekor gerekliydi. Appia'nın dışavurumcu görüş leri, İngiliz yönetmen Gordon Craig tarafından daha da geliştirildi. Craig, sahnede soyutlamayı uç noktasına götürdü; duygusal ve görsel değil, tinsel ya da zihinsel bir etki yaratmak için son derece öznel bir ışıklandırma yöntemi yarattı. Tek bir gotik sütunun, sahneye bir kilise havası vermekte ayrıntılı bir mukavva kilise dekorundan çok daha etkili olacağını düşünüyordu. Craig'e göre, tiyatro ve oyunculuk simgesel düzeni bozmamalıydı. Craig ve Appia'nın görüşleri, çok geniş bir uygulama alanı bulamadı. Yalnızca Avusturyalı yönetmen Max Reinhardt, Craig'in soyutlamaya dayalı dışavurum anlatımıyla canlı ve renkli bir oyun anlayışı arasında bir uzlaşma noktası yakalayabildi. DEVAMI Tiyatro ve Tiyatro Tarihi
Bugün 27 Mart Dünya Tiyatro Günü! Kitap Ayracı olarak, Türk tiyatrosundan 10 özel eser ve yazar ile kutluyoruz. Dönemin Uluslararası Tiyatrolar Birliği ITI Başkanı Arvi Kivimaa, önce Helsinki, sonra da Viyana’da yapılan dokuzuncu ITI konferansında ortaya çıkan “tiyatro günü” fikri, İskandinav ülkelerinin de desteğiyle 1961’de hayata geçirildi. 1962’de Paris’te açılan “Uluslar Tiyatrosu”nun günü olan 27 Mart da, dünya çapında çeşitli etkinliklerle ve bildirgelerle kutlanmaya başlandı. İlk bildirge, 1962’de Jean Cocteau tarafından yazıldı. EKREM REŞİT REY - LÜKÜS HAYAT 1950’de Ömer Lütfi Akad’ın yönetiminde sinemaya uyarlanan eser, 1985’te Haldun Dormen yönetiminde yeniden sahnelendi. Günümüzde Haldun Dormen, Suna Pekuysal ve Zihni Göktay ile anılan oyun hala sahnelenmektedir. Türk toplumunun Batı ile yüzleşmesini sahneye taşıyan bu oyunu, Ekrem Reşit Rey, 1930’larda yazdı ve oyun ilk kez 1933’te sahnelendi. Türk operetleri arasında en ünlüsü olan eser, külhanbeyi görünümlü hırsız Rıza’nın bir kostümlü baloda Zonguldaklı Rıza Bey sanılması ve kendisini lüks hayata kaptırmasını anlatır. HALDUN TANER – KEŞANLI ALİ DESTANI Haldun Taner’in 1962’de yazdığı bu eseri, Gülriz Sururi – Engin Cezzar Topluluğu 1964’te sahneledi. Kapalı gişe oynayan oyunu, aynı yıl Atıf Yılmaz da sinemaya uyarladı. Büyük bir kentin “Sinekli” olarak bilinen gecekondu mahallesinde geçen oyunda kahramanımız Ali. Sevgilisi Zilha’nın dayısını öldürmekten 4 yıl hapis yatan, yokluğunda adına destan yazılmış, Keşanlı Ali… Çamur İhsan’ı gerçekten öldürüp öldürmediği bilinmez, ancak mahalleli tüm umudunu Ali’ye bağladığından olmasını istediği gerçeğe inanır. CEVAT FEHMİ BAŞKUT – PAYDOS Yazarın 1947’de yazdığı eser, ilk kez 1948-1949 sezonunda Ankara Devlet Tiyatrosu’nda sahnelendi. Paydos, yurt dışında oynanan ilk Türk oyunu oldu. 1968’de Ülkü Erakalın tarafından sinemaya uyarlandı. Öğretmenin toplumdaki özel yerini kaybettiği dönemde, kendini öğrencilerine adayan bir öğretmeni konu alan oyunda, iftiralara maruz kalan öğretmen bakkallık yapar. İçinde tükenmeyen öğretmenlik aşkı ile hayali çocuklarına hayali bir ders verir… AZİZ NESİN – TOROS CANAVARI Nesin’in ilk baskısını 1957’de yaptığı öykü kitabından tiyatroya aktarılan oyun, yazarın deyimiyle izahı olmayan şeylerin mizahı yapıldığını gösteriyordu. Daha sonra Kemal Sunal’ın renkli oyunculuğu ile sinemaya da uyarlandı. Nuri Sayaner, bir mülayim memur emeklisi… Geçim sıkıntısı geçen aile, ev sahibine karşı kazandığı davanın sonunda, ev sahibi apartmanı onlara zindan eder. Yıllardır aranan azılı katil “Toros Canavarı”nın Nuri Bey olduğu düşünüldüğünde ise, herkesin kaderi değişir… AHMET KUTSİ TECER – KÖŞEBAŞI 27 Aralık 1947’de perdelerini ilk kez açan, Devlet Tiyatroları’nın ilk sahnesi Ankara’daki Küçük tiyatronun açılış oyunu olan Köşebaşı, uzun yıllar Devlet ve Şehir Tiyatroları’nda sahnelendi. “The Neighbourhood” adıyla İngilizceye çevrildi ve Amerika’da da sahnelendi. Rüstempaşa semtinde, yol geçeceği için bazı evlerin yıkılacağı gündeme gelir. Mahallenin girdiği değişim sürecinde, insanların öncesi ve sonrasında yaşadıkları aktarılır. RECEP BİLGİNER – İSYANCILAR Epik havasıyla yılın en beğenilen oyunlarından olan İsyancılar, ilk kez 1964’te, İstanbul Şehir Tiyatroları’nda sahnelendi. Sinemaya da uyarlandı. Anadolu köyünde geçen oyunda, toprağı az olan köylü, öğretmenin uyarıları ile hazineye ait toprağın kendisine dağıtılması için müracaat eder. Ancak bu sefer de muhtar yollarına taş koyar… TURGUT ÖZAKMAN – FEHİM PAŞA KONAĞI İkinci Meşrutiyet’in arifesinde, Abdülhamit’n son günlerinde geçen Fehim Paşa Konağı, 1979’da, Özakman’a Büyük Ödül kazandırmıştı. Eski kabadayı Rasim Baba’nın oğlu Yusuf, gölge oyunu ile ilgilenmektedir. Oğlunun bu ilgisinden rahatsız olan Rasim Baba, onun da kendisi gibi Fehim Paşa’ya bağlı ünlü bir kabadayı olmasını ister. Oğlunu konağa götürdüğünde hayalleri yıkılır. Çünkü Yusuf, konakta kadınları eğlendirmek için bizzat Fehim Paşa tarafından gölge oyuncusu olarak görevlendirilir. Üstüne bir de paşanın kızına aşık olur… MUSAHİPZADE CELAL - İSTANBUL EFENDİSİ Musahipzade Celal bu oyunu 1914’te yazdı. Oyun ilk kez 1917’de sahnelendi. Türk tiyatrosu klasikleri arasında yer alan eser, ayrıca etnik unsurlar da içermektedir. Savleti Efendi, bir “İstanbul Efendisi”dir. Kızı Esma’yı evlendirmek istemektedir. Ancak yöntemleri ve karışan işler süreci traji-komik hale getirir. NAMIK KEMAL – VATAN YAHUT SİLİSTRE Namık Kemal, ilk tiyatro eseri olan Vatan yahut Silistre’yi 1872’de yazdı. Kemal’in adıyla anılan bu eser, yazarın en fazla tartışmalara maruz kalmış eseridir. Romantik tiyatronun ilk örneklerindendir. 1853’te Osmanlı ve Rusya arasında başlayan Kırım Savaşı’nda, Zekiye, duyduğu aşkla, orduya gönüllü olarak katılan İslam Bey’in peşinden gider. Zekiye, erkek kıyafeti giyerek Adem adıyla gönüllülerin arasına katılır… SADIK ŞENDİL - KANLI NİGAR Sadık Şendil’in yazdığı Kanlı Nigar, ilk olarak Mehmet Muhittin Sevilen tarafından bir Karagöz-Hacivat oyunu olarak kaleme alındı. İlk kez sahnelendiğinde başrollerinde Münir Özkul ve Altan Karındaş vardı. Bu oyunda İsmail Dümbüllü, kavuğunu Münir Özkul’a devretti. 1968 ve 1981’de iki kez sinemaya uyarlandı. Kanlı Nigar’ın bir yangında evi yanar. Sermaye kızlarıyla bir ev arar ve Kavuklu, ona bir ev bulur. Yaşamı boyunca erkeklerden çok çeken Nigar, onlara tuzaklar kurar ve düştükleri zor durumlarla eğlenir. “Kadının fendi, erkeği yendi” düşüncesi eğlenceli bir dille anlatılmaktadır. Damla Karakuş Instagram biyografivekitap
19/04/2018 İslamiyet Öncesi Türk Tarihinde Bilim, Edebiyat, Sanat, Din, Tarih İnsanları ve EserleriİskitlerSakalar Alper Tunga , Şu Destanları Asya Hunları Oğuz Kağan Destanı Kırgızlar Manas Destanı En uzun sözlü edebiyat eseri , Yenisey YazıtlarıUygurlar Türeyiş ve Göç Destanları , Sine uşi ve Karabalgasun YazıtlarıGöktürkler Ergenekon ve Bozkurt Destanları, Göktürk KitabeleriOğuzlar Dede Korkut Hikayeleri oğuzlar ve kıpçakların mücadelesiİlk Türk İslam Döneminde Bilim, Edebiyat, Sanat, Din, Tarih İnsanlarıve Eserleri KARAHANLILARKutadgu BiligYusuf Has Hacip Yazarı Bilinen ilk Türk İslam eseridir, Siyasetname özelliği taşır, Devlet adamlarına yönetimle ilgili öğütler verir /’Mutluluk veren Bilgi” anlamına gelirDivanü Lügat-it TürkKaşgarlı Mahmut İlk Türkç Ansiklopedik sözlüktür, Yazılış amacı Türkçenin zenginliğini ortaya koymak Araplara Türkçe öğretmektir, içerisinde dünya haritası bulunurAtabetül HakayıkEdip Ahmet Yükneki Edip Ahmet Yükneki tarafından yazılmıştır. Anlamı “hakikatlerin eşiği” dir. Atabetül Hakayık, dini öğütler vermketedir ve bu öğütler genelde kıssadan hisse HikmetAhmet Yesevi Türk tasavvuf edebiyatının ilk örneğini teşkil etmektedir, Ahlaki öğütler içerirBilim Adamı- Düşünürler – Edebiyatçılar Abdülhamid İbn Türk İslam dünyasında ilk cebir kitaplarından birinin yazarıdır. Harezmî döneminde yaşayan Abdülhamit İbn Türk’ün özellikle ikinci dereceden denklemler üzerindeki çalışmaları çok 780 – 850 Matematik astronomi ve coğrafya ile ilgili yaptığı çalışmaları ile tanınır. Matematikte sıfır rakamı ilk kez Harezmî tarafından 870 – 950 Matematik, fizik, astronomi ile ilgili çalışmalar yapmıştır. Aristo’nun fikirlerini en iyi açıkladığı için “ikinci öğretmenMuallimi sani”, unvanıyla tanınmıştır. İslâm Felsefesini kurmuştur. Türk – İslam devletlerinde pozitif bilimlerin temelleri Farabi tarafından atılmıştır. Farabi’nin birçok eseri tercüme yoluyla Avrupa’ da yüzyıllarca üniversitelerde temel eser olarak okutulmuştur. Eseri, İshaü’l-ulum bilimlerin sınıflandırması,El Medinet’ül fazılaİbni Sina 982 -1037 Büyük bir filozof ve tıp bilginidir. Tıp, mantık, fizik ve din felsefesi sahasında 220 civarında eser yazmıştır. “Tıp KanunuEl Kanun Fi’t Tıp” adlı eseri meşhurdur. Hekimlik konusunda kendisine batıda “Tıbbın hükümdarı” denilmiştir. Batı dünyasında “Avicenna” ismi ile 973 -1051 Türk – İslam dünyasının en büyük bilginlerinden biridir. Çok çeşitli alanlarda araştırmalar yapmıştır Matematik, Coğrafya, Eczacılık vb. Enlem ve boylam hesaplarını yapmıştır. Matematikte önemli problemlerle uğraşmış ve çözümler getirmiştir. , Bilimin ilerlemesi önündeki en büyük engelin serbest düşüncenin olmayışı olduğunu söylemiştirEl Razi 1149 -1210 Kimyagerdir. Sülfürik asidi Bey 1394 -1449 Astronomi bilginidir heyet cetveli ile yıldızların fihristini yapmıştır. Aynı zamanda önemli bir devlet adamıdır. Timur’un torunudur. Uluğ Bey, Semerkant’ta bir medrese ve bir de rasathane yaptırmıştır. Kadı Zade bu medreseye başkanlık Rüşt 1126 -1198 Felsefe, tıp ve astronomi üzerinde çalışmıştır. Pozitif bilime çok önem vermiş, Rönesans’ın doğmasında etkili olmuştur. Skolastik düşünceyi inaancın önünde tutulması gerektiğini savunmuşturİmam Gazali 1058 – 1112 İslâm filozofudur. Melikşah zamanda yaşamış, Nizamiye medresesinde ders Hayyam Matematik, astronomi, edebiyat alanında eserler ortaya koymuştur. Celali takvimini hazırlamıştır. Edebiyat alanında Rubaileri ile Harzemşahlar döneminde yaşamıştır, Keşşaf ve Mukaddimet’ül Edeb önemli eseridir Ali Şir Nevai Timur Devletinde yaşamıştır ,Çağatay Türkçesinin en büyük şairidir, EseriMuhakemet-ül Lugateyn Türkçenin Farsçadan üstün olduğunu kanıtlamaya çalışmıştırHüseyin Baykara Timur devletinde yaşamış , Taht kavgaları ve savaşlarla geçen uzun saltanat döneminde bilim, sanat ve edebiyatta büyük gelişmeler l Kindi Kindi, geometride ilk defa açıları pergel ile ölçen, sıvıların özgül ağırlıklarını hesaplayan kişidir. Felsefeden tıbba, ilahiyattan siyasete, matematikten astronomiye, meteorolojiye, psikolojiden diyalektiğe, optikten kimyaya kadar yirmi ayrı sahada eser vererek sayıları 270’in üzerinde bir külliyat Sultan Gazneli Mahmut için şahname adlı eseri yazmıştırANADOULU SELÇUKLULARMuhyiddin Arabi Konya’ya yerleşmiş ve Anadolu’da tasavvufun gelişmesinde büyük rolü olmuştur. Kaleme aldığı pek çok eserle, islâm dünyasında şeyh-i ekber en büyük şeyh adıyla ün kazanmıştır. Muhyiddin Arabi, vahdet-i vücut görüşü ile gerçek varlığın tek olduğunu, onun da Allah olduğunu Konevi Muhyiddin Arabi’nin öğrencisidir. Ekberilik tarikatının Celaleddin-i Rumi Anadolu Selçuklu döneminde yetişen büyük mutasavvıftır. O dönemde, Anadolu’ya “Diyar-ı Rum” denildiğinden kendisine de Anadolulu anlamında “Rumi” denilmiştir. Eserlerini Farsça yazdığından genelde üst tabakadaki insanlara hitap başlıca eserleri şunlardırMesnevi Farsça yazılmış altı ciltlik bir eserdir. Bu eser, insanlara sevgiyi, hoşgörüyü ve inanç yolunun gerçek mutluluk yolu olduğunu Kebir Yedi ciltten meydana gelen bu eserdeki gazellerde sevgi ve aşk konulan işlenmiştir. Fihi Mafih Mevlana’nın rubai tarzında söylediği şiirlerini topladığı Mektuplar Selçuklu devlet adamlarına ve yakınlarına yazdığı mektupların derlenmesinden Bektaş Veli 13. yüzyılda Horasan’dan Anadolu’ya gelen bir Türk mutasavvıfıdır 1209-1271. Hacı Bektaş Veli, kurduğu Bektaşîlik tarikatıyla, hoşgörü ve insan sevgisini yaymaya Osmanlı ordusunda yeniçeri ocağının resmi tarikatı temel kitabı olan Makalat; Hacı Bektaş Veli’nin Arapça kaleme aldığı eseridir. Bektaşilik tarikatı Anadolu’nun Türkleşmesinde büyük bir rol Emre – XIII. yüzyıldan itibaren Anadolu’da oluşan milli tasavvuf edebiyatının en büyük şairidir. Yunus, tasavvuf aşkıyla Türkçenin şaheserlerini meydana getirdi. Bütün insanlığa hitap eden ve çağını aşan Yunus Emre, çok sade ve anlaşılır bir dille şiirler söyledi. Şiirlerini, Divan ve Risaletü’n-Nushiye adlı eserlerinde Dehhani Bu dönemin ilk divan şairidir. En önemli eseri, Selçuklu sultanı Keykubad’ın emriyle kaleme aldığı Farsça yazdığı Selçuklu Şehnamesi’ Türkçe ve Farsça iki divanı vardır. 14. yüzyılda yaşamış, hem divan hem de tasavvuf edebiyatında iz oluşumu, kainatın yaradılışını ruha değil, maddeye bağlayan bir anlayışa sahiptir. Özellikle Alevi-Bektaşi toplulukları arasında günümüze değin Ahmedi Divan edebiyatının en güzel örneklerini vermiştir. En önemli eserleri Türkçe yazdığı Divan ve İskendername’ Bey Anadolu Selçuklu Devletinin zayıfladığı zamanlarda Kırşehir’i yönetmiş ve kendi adıyla anılan ünlü bir medrese yaptırmış , Matematik ve Astronomi alanında çalışmaları vardırAhmet Gülşehri Ahilik geleneğinden gelmektedir, İranlı şair Feridüttin Attarın Mantık-ül Tayr eserini türkçeye çevirmiştirAşık Paşa Eserlerini Türkçe Yazmıştır, Garipnamme en önemli eseridirOsmanlı Devleti Döneminde Bilim, Edebiyat, Sanat, Din, Tarih İnsanları ve EserleriMolla Fenari 15. yy Mantık alanında önemli çalışmalar yapmıştır. Eserleri Osmanlı’nın son dönemlerine kadar okutuldu. Maddet’ül Hayat adlı eseri vardır, Osmanlıda ilk şeyhülislamdırEmir Sultan 1368-1430 Osmanlıların Kuruluş Devri’nde Bursa’da yaşamış, Yıldırım Bayezid Han’ın damadı olan bilim Rumi 14. ve 15. yy Matematik, Astronomi alanlarında yetişmiştir, Ulığ Bey rasathanesinde öğrenim görmüştür. Muhtasar-ı Fi’l Hisab adlı eseri Kuşçu 15. yy Matematik, Astronomi alanında yetişmiştir. Osmanlı’da Matematiğin kurucusu olarak bilinir. Fatih Dönemi’nde İstanbul’a Semerkant’tan Paşa Matematik alanında yetişmiştir. Tazarruname ve Nasihatname adlı eserleri Reis 15. ve 16. yy Coğrafya alanında ileri gitmiştir. İlk kez dünya haritasını çizmiştir. “Kitab-ı Bahriye Denizcilik Kitabı” adlı eseri vardır. 2013 yılı UNESCO tarafından Piri ReiSi Anma >7//olarak kabulSeydi Ali Reis 16. yy Deniz Coğrafyası alanında çalışmalarda bulunmuştur. “Miratü’l Memalik Memleketlerin Aynası” adlı eserivardır. Bu eserde Hindistan ile Osmanlı ülkesi arasında yaptığı yolculuğu Lütfü Matematikçidir. Taz’if’ül Mezbah adlı eseri vardır. Takiyüddin Mehmet 16. yy Astronomi alanında çalışmalarda bulunmuştur. Osmanlı’da ilkrasathaneyi kurmuştur İstanbul’da.Matrakçı Nasuh 16. yy Coğrafya, Minyatür, Matematik, Tarih alanlarında yetişmiştir. Cemal’ül- Küttab ve Kemal’ül-Hisab adlı eserleri vardır. Hünername önemli minyatür eseridirKatip Çelebi 17. yy Tarih, Coğrafya, Denizcilik, Maliye ve Hukuk alanlarında çalışmalar yapmıştır. Eserlerinin ismi; Cihannüma Dünya coğrafyası, Keşfü’zü-nun Bibliyografya,Fezleke-i Osmani ve Mizanü’l Hak’ Hüseyin Çelebi 17. yy Batı ile ilişki kuran ilk bilim adamıdır. Osmanlı Teşkilat Tarihi en önemli Ahmet Çelebi 18. yy Kanat takıp uçan ilk insandır. Lagari Hasan Çelebi İlk roket örneğini icat ederek uçmayı Çelebi 17. yy Seyahatname en önemli eseridir. Bu eser yazıldığı dönemin Türk kültür tarihi hakkında bilgi veren önemli bir Cevdet Paşa 19. yy Eserleri, Tarih-i Cevdet Tarih Kitabı, Tezakir, Kısas-ı Enbiya Nebiler Tarihi, Mecelle Hukuk’dir Mecelle’yi hazırlayan 16 kişilik hukukçu heyetine başkanlık yapmıştır, Devletin resmi tarihçisidirZembilli Ali Efendi Din ve Hukuk âlimidir. El Mutahharat adlı eseri Kemal Din ve hukuk âlimidir. Tevarih-i Ali Osman adlı eseri Efendi Din ve hukuk âlimidir. Duaname ve Kanunname adlı eserleri Fatih’in hocasıdır. Daha çok Tıp alanında kendini yetiştirmiştir. Ayn’ül Ayan adlı eseri Şerafettin Tıp alanında ilerlemiştir. Kitâbü’l-Cerrahiyyeti’l-İlhaniyye adlı eseri vardır, yılan zehirine karşı ilaç bulmuş önemli bir cerrah tırİbrahim Müteferrika 18. yy İlk özel matbaayı kurmuştur. Şinasi 19. yy İlk oyun yazarıdır. Şair Evlenmesi, Avrupa’yı örnek alan ilk şairdir. Altunizade Üroloji alanında başarılı çalışmalar yapmış ünlü bilim adamıdırNeşri Osmanlı devletinde kuruluş dönemine ait bilgiler veren ünlü tarihçidir , cihannüma önemli eseridirNaima da çalışmalar yapmıştır, Naima tarihi önemli eseridirÖnemli Hattatlar Şeyh Hamdullah, Ahmet Akşemseddin , Hafız Osman, Mustafa RakımÖnemli Minyatür Sanatçıları Matrakçı Nasuh, Nigari,Nakkaş Osman , Levni Lale devriSinan Bey Fatih tarafından ilk kez yurt dışına resim öğrenimi için gönderilen kişidirŞeker Ahmet Paşa Osmanlıda ilk resim sergisini açmıştır, Avrupaya eğitim için gönderilmiştirOsman Hamdi Bey Arkeoloji müzesi ve Sanayi Nefise mektebinin kurucusudur , Silah tacirleri ve Kaplumbağa terbiyecisi ünlü eserleridirBuhurizade Mustafa Itri 17. yüzyıl büyük Türk bestekârıdır,UNESCO 2012 yılını şair Nâbi ve bestekar Itrî anma yılı ilan edilmiş , 100 TL üzerinde fotoğrafı vardırDede Efendi Ünlü Türk besteci. Divan Edebiyatı Ahmedi,Fuzuli,Baki,NedimLale devri ünlü şairi Halk Edebiyatı Pir Sultan Abdal,Öksüz Dede,Karacaoğlan,Dadaloğlu Tekke Tasavvuf Hacı Bayram, Şeyh Galip, Kaygusuz AbdalTürkiye Cumhuriyeti Edebiyat İlkleriEdebiyatımızda noktalama işaretini, ilk kez Şinasi “Şair Evlenmesi” nde kullanmıştır. Edebiyatımızda ilk çeviri roman, Kamil Paşa’nın yaptığı Telemak’tır. Edebiyatımızda ilk roman, Taaşşuk-u Talat-ı Fitnat’tır. Edebiyatımızda ilk köy romanı, Nabizade Nazım’ın “Karabibik” adlı eseridir. Edebiyatımızdaki ilk realist romancı Recaizade Mahmut Ekrem’ ilk realist roman Araba Sevdası’dır yazarı Recaizade Mahmut Ekrem’dir. Edebiyatımızda ilk edebi roman, Namık Kemal’in “İntibah” adlı eseridir. Edebiyatımızda ilk psikolojik roman, Eylül’dür Mehmet Rauf Edebiyatımızda ilk tarihi roman, Namık Kemal’in “Cezmi” adlı ilk kadın romancı Fatma Aliye’dir. Edebiyatımızda ilk makaleyi Şinasi yazmıştır. Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi İlk tiyatro Şinasi’nin Şair Evlenmesi’dir. Edebiyatımızdaki ilk pastoral şiir Tarhan’ın Sahra adlı şiiridir. Edebiyatımızdaki ilk psikolojik roman denemesi Nabizade Nazım’ın Zehra adlı eseridir. Edebiyatımızda çoçuklar üzerine yazılmış ilk eserler Nabi’nin Hayriye’si ve Sümbülzade Vehbi’nin Lütfiye’sidir. Edebiyatımızdaki ilk eleştirmen Namık Kemal’ Edebiyatı’nda bilinen ilk çocuk gazetesi Çocuklar İçin Mümeyyiz’dir. Aşık Veysel ilk olarak Tecer tarafından Türk halkına tanıtılmıştır. Hazine-i Evrak ilk edebiyat dergimizdir. Türk Edebiyatı’nda iç monolog tarzı yazılmış ilk roman Bir Düğün Gecesi’dir. Türk Edebiyatı’nda yayınlanmış ilk öykü kitabı Emin Nihat Tarlan’ın Müsameratname’dir.1872 Türk Edebiyatı’nda mensur şiir yazımı ilk defa Halit Ziya ile başlar. Türk Edebiyatı’nda post-modern tarzda eser veren ilk yazarımız Oğuz Atay’dır.Tutunamayanlar Türk Edebiyatı’nda batıdan yapılan ilk fabl çevirisi Şinasi tarafından yapılmıştır. Türk Edebiyatı’nda yazıya geçirilen ilk masallar Billur Köşk Masalları’dır. Türk masalları ilk defa yurt dışında döneminde Fransa’da yayınlanmıştır. Türk masallarını ilk defa derleyen adlı Macar bilim adamıdır. Divan Edebiyatı’nın ilk şairi Hoca Dehhani, son şairi ise Şeyh Galip’dir. İlk yerli çizgi roman, Türk Kahramanı Köroğlu’dur.1953 Ülkemizde ilk çocuk çizgi roman türü Kara Maske’dir.1943 Dünyada ilk özgün çizgi roman New Fund’dur.1935 Dünyada ilk özgün çizgi macera hikayesi Dick Tracy’dir.Chester Gould Dünyada ilk kez resimle yazıyı birleştiren, konuşma balonları hazırlayan ressam William Hogarth’tır.1697-1908 Beyanname ile yayın hayatına giren ilk edebiyat topluluğu Fecr-i Ati’dir. Cumhuriyet sonrası ilk beyanname yayınlayan edebi topluluk Yedi Meşaleciler’dir. Yahya Kemal bütün şiirlerini aruzla yazmıştır, yalnız Ok şiiri hece vezni ile yazmıştır. Kutatgu Bilig ilk Türk dünyası ansiklopedisidir. İlk yerli çizgi roman Türk Kahramanı Köroğlu’dur. Ülkemizdeki ilk çocuk çizgi roman türü Kara Maske’dir. Aruzla yazılan ilk manzum tiyatro eseri Eşber’dir. Tarhan Heceyle yazılan ilk manzum tiyatro eseri Binnaz’dır. Ortaç İlk bibliyoğrafya Keşfiz-Zünun’dur. İlk hatıra kitabı Babürname’dir. Babürşah İlk hamse yazarı Ali Şir Nevai’dir. Edebiyatımızdaki ilk antoloji Harabat’tır. Edebiyatımızdaki ilk atasözleri kitabı Durub-ı Emsal-i Osmaniye’dir. Şinasi İlk mizah dergisi Diyojen’dir. Teodor Kasap Edebiyatımızdaki ilk hikaye kitabı Letafet-i Rivayet’tir. Basılan ilk küçük hikaye kitabı Küçük Şeyler’dir. ilk gerçekçi hikaye Edebiyatımızdaki ilk fıkra yazarı Ahmet Rasim’dir. Bilinen ilk Türk yazarı Yollug Tigin’dir. İlk siyasetname eseri Kutadgu Bilig’tir. İlk mensur şiir yazarı Ekrem’dir. İlk sözlük kitabımız Divan-i Lügatit Türk’tür. İlk sosyolog Ziya Gökalp’tir. İlk edebi tartışma Ziya Paşa ile Namık Kemal arasında olmuştur. Ülkemizdeki ilk Müslüman kadın tiyatrocu Afife Jale’dir. Edebiyatımızdaki batı roman tekniklerine uygun ilk modern roman Mai ve Siyah’tır. Halit Ziya Dünyada bilinen en eski destan Gılgamış’ edebiyatındaki ilk realist roman Madama Bovary’ Edebiyatı’ndaki ilk deneme yazarı Nurullah Ataç’tır. İlk tezkiremiz Mecalis’ün Nefais’tir. Nevai’dir İlk mizah gazetemiz Diyojen’dir. Matbaada basılan ilk kitabımız Vankulu Lügatı’dir. Türkler’in kullandığı ilk alfabe Göktürk Alfabesi’ edebi topluluk Servet-i Fünun’dur. İlk divan sahibi sanatçımız Yunus Emre’dir. Türk şiirinin en eski lirik şiir örneği Aprın Çar Tigin’dir. Nobel edebiyat ödülünü ilk kez İsviçre kazandı. Türkçe’nin ilk gramer kitabını Baskakov yazmıştır. Aydınlar arasında heceyi ilk kez deneyen sanatçı Yurdakul’dur. Şiirde ilk defa Türk kelimesini kullanan sanatçımız Yurdakul’dur. Serbest müstezatı aruzla deneyen ilk şairimiz Tevfik Fikret’tir. Şiirde noktalama işaretini ilk kez kullanan Servet-i Fünun sanatçısı Tevfik Fikret’tir. Divan Edebiyatı’nın Sebk-i Hindi tarzının ilk temsilcisi Naili’dir. Edebiyatımızda serbest vezni ilk kez Nazım Hikmet kullanmıştır.1929 Edebiyatımızda anjabmanı ilk kez Tevfik Fikret kullanmıştır. İlk Türkçe gazete 1831’de kurulan Takvim-i Vaka’dır. İlk Türkçe özel gazete 1860’da kurulan Tercüman-ı Ahval’dır. Dünyada bilinen en uzun destan Kırgızlar’ın Manas Destanı’dır. En uzun ömürlü edebiyat dergimiz 1933 yılında çıkmaya başlayan Varlık Dergisi’dir. Hayat hikâyesini İngilizce yazan ilk yazarımız Halide Edip Adıvar’dır. Türkiye’de kurulan ilk kadın derneği kurucularından biri Halide Edip Adıvar’dır. Atatürk’e muhalefet olan ilk kadınlarımızdan biri Halide Edip Adıvar’dır. Sürgüne gönderilen ilk kadınlarımızdan biri Halide Edip Adıvar’ Edebiyatı’nda Kurtuluş savaşı konulu romanlar aşağıdaki Kahpeye Halide Edip AdıvarAteşten Gömlek Halide Edip AdıvarYaban Yakup Kadri KaraosmanoğluDikmen Yıldızı Aka GündüzÜç İstanbul Mithat Cemal KuntaySahnenin Dışındakiler Ahmet Hamdi TanpınarKalpaklılar Samim KocagözDoludizgin Samim KocagözYorgun Savaşçı Kemal TahirKüçük Ağa Tarık BuğraDespot Reşat EnisEsir Şehrin İnsanları Kemal TahirSONRAKİ SAYFAYA GEÇİNİZ[wp_ad_camp_3]sayfalar 1 2
16 yüzyılda tiyatro alanında eser veren yazarlar